|
Riskler büyüyor
Ekonomideki riskler büyüyor. Ekonomi uluslararası para hareketlerinin etkisi altında. Cari açık sorun. Bunlara rağmen, ekonomi yönetimi tedbir alamıyor. Dalga gittikçe büyüyor. Çünkü, yabancı girişi giderek azalıyor. Ekonomideki "döngü" ise tamamen yabancı yatırıma bağlı.
Yabancı, kur artmadan ülkeye ve borsaya girmeyecek. Kur artışı ise ekonomi yönetimi tarafından erteleniyor. Bir süre sonra, kur artsa bile siyasi istikrarsızlık olasılığı yüzünden, yabancı gelmeyecek. Türkiye'ye yatırım yapacak, tanıdığım yabancı grupların tümü "ekonomik ve siyasi risk" nedeniyle ülkeye girişlerini erteledi.
Siyasette riskler büyüyor. Başbakan ve ekibi, riskleri göz ardı ediyor. Halk, "bizden" ve "bizden olmayanlar" diye ayrılmış durumda. Sanki, çaresiz insanlarla alay ediliyor. Bu haliyle AKP, 1959 yılındaki Demokrat Parti'yi hatırlatıyor. Başbakan, kendisini halkın getirdiğini düşünüyor. Gerçekte ise AKP'yi kendisinden önceki basiretsiz koalisyon getirdi. O koalisyonu ve ekonomi yönetimini "işi yönetemez" hale sokan ise AKP'nin gelmesine de yardımcı olan yabancı güçlerdi. Hiçbir şey tesadüfen olmadı.
Ekonomide riskler büyüyor. Faizler yüksek. Reel faizler çok yüksek. Buna rağmen, kurda istikrar kurulamadı. Dalgalanmalar ve kurdaki artışlar yeni seçime kadar sürecek gibi. Merkez Bankası'nda bol döviz rezervi var ama bunları ekonomi için kullanamaz durumda. Dövizdeki yükselmeyi, faizi yükselterek, durdurabileceğini sanıyor. Yatırım yok. Dolayısıyla, işsizlik çok. Cari açığı sokaktaki insan, işçi, memur finanse ediyor.
Siyasette riskler büyüyor. AKP, bir kitle partisi oluşturamadı. Hukukdışı uygulamalar yapılıyor ve bu uygulamalara ısrarla devam ediliyor. Yolsuzluk iddiaları aldı başını gidiyor. Yolsuzlukların üzerine gitmesi beklenen AKP, neler yapıyor? Siyaseti yeniden yapılandırmasını, Siyasi Partiler ve Seçim kanunlarını değiştirmesini beklediğimiz AKP, ümitleri gerçekleştiremedi. AKP'nin siyasi vizyonu, "başörtüsü" sorununun dışına çıkamıyor; ağaçla uğraşmaktan, ormanı göremiyor. Üstelik, Cumhurbaşkanı, asker ve üniversitelerle çekişme yaşanıyor. Lübnan'a asker gönderilmeseydi, bu çekişme alanına yabancılar da katılacaklardı.
Genel seçime kadar, siyasi ve ekonomik riskler artarak devam edecek. Ekonomik istikrar siyasete endeksli. Ekonomik istikrar sürdürülemezse, zaten sıkılmış olan halk, bunalım geçirebilir. Ekonomik istikrarın sürdürülebilmesi ise neredeyse olanaksız görülüyor. Ramazandan sonra, toplumsal sıkıntılar artabilir. Bunalımın tepe noktası, muhtemelen cumhurbaşkanı seçimi olacak. Kısacası, siyasi ve ekonomik hava çok ısınıyor.
Çözüm: Mümkün olduğu kadar erken seçim. AKP, bir baskın seçimle, gelecek yıl alabileceği oyun çok üzerinde oy alır. Mevcut gücünün bile üstüne çıkabilir ve istediği cumhurbaşkanını rahatça seçer. Cumhurbaşkanını belirleyecek oy alamazsa, zaten sonrasında onu orada tutamayacak demektir. Seçim yapılırsa, ekonomik istikrar dönemi de yeniden başlar.
Cesaret, oyunu bozar. Seçim kararı verilirse, uygulamak için yol bulunur.
ytoruner@milliyet.com.tr
|
|