Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 28 Eylül 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Dalgalar önce piyasayı, sonra tüm ekonomiyi sallıyor


Dalgalı kur, dalgalı kur derken, ülke ekonomisi bütünüyle dalgalanmaya başladı.
Dışarıda ufacık bir rüzgâr estiğinde, (1) Önce döviz kuru inip çıkmaya başlıyor, (2) Döviz kuruyla birlikte borsa endeksi inip çıkıyor, (3) Ve de faizler oynuyor.
Bazılarının gözü kulağı piyasalarda. Gün boyu döviz fiyatını, faiz oranını, borsa endeksini izliyor...
Geri kalanlar "Benim döviz ile, faiz ile, borsa ile ilgim yok... Bana ne döviz fiyatından, faizden, borsadan" deseler de farkında değiller... Önünde sonunda döviz fiyatındaki, faizdeki, borsa endeksindeki değişim, ekonominin bütününü etkiliyor. Ekonominin bütünü etkilenince, döviz ile, faiz ile, borsa ile ilişkisi olmayanlara faturayı paylaşmak düşüyor.
Bütün bu dalgaların nedeni yanlış ekonomi politikası. Yanlış politikalar sonucu biz dövizimizi üreterek değil, borçlanarak bulmak zorunda kaldık.

Üretmeden olmaz
Ekonomi politikası üretime dayandırılır ise, ülke dışarıda talebi olan malı üretir ve ihraç eder ise, üretim önce istihdam, sonra gelir ve en nihayet de döviz getirir. Bu döviz sağlam dövizdir. Bu dövizin bolluğunu ve fiyat istikrarını üretim belirler. Üretim devam ettikçe döviz fiyatı da aynı çizgide kalır. Döviz fiyatını ancak üretim girdilerinin fiyat değişimi etkiler. Döviz fiyatı her gün dalgalanmaz.
Ekonomi politikaları yüksek faiz, ucuz dövize dayandırılır ise üretim artırılamaz. Ucuz dövize dayalı ithalat nedeniyle üretim gücü zayıflar. İstihdam sorunu ortaya çıkar. Katma değeri yüksek üretim yapılamaz. İhracat geliri ülkenin döviz ihtiyacını cevaplayamaz.
Döviz bulmak için, yabancılara yüksek faiz vererek, faizi devamlı yükselterek ülkeye döviz çekme arayışı başlar. Yabancılar döviz gönderdikleri ülkenin, yüksek faiz vermesinin nedenini bildiklerinden, riski gördükleri an paralarını alıp giderler.

İp yabancıların elinde
Yüksek faiz için döviz getirenler paralarını çekmeye kalkınca ülkede "piyasalar dalgalanır". Döviz fiyatı, faiz yükselir. Borsa endeksi düşer.
Ertesi gün (kısa sürede) risk olmadığını fark ederler ise ve de en yüksek faizin gene de Türkiye'de olduğunu görürler ise Türkiye'ye biraz daha döviz gönderirler. Bu defa döviz fiyatı ve faiz oranı biraz geriler. Borsaya moral gelir.
Türkiye işte bu tür bir "gel-git" içinde dalgalanıyor. Daha doğrusu "çalkalanıyor".
Bu dalgalanma, bu çalkantı tüm halkın, özellikle yatırım ve üretim yapacakların yarınlarını görmelerine imkân vermiyor. Halbuki insanlar "geçmişe bakarak" değil, "yarınlara bakarak" yatırıma, üretime, tüketime karar verir.
Ekonomi politikasındaki temel yanlış (üretime dayalı ekonomi politikası yerine yüksek faiz ve ucuz dövize dayalı ekonomi politikası uygulanması) ekonominin sağlıklı büyümesini önlüyor. Ekonomi sağlıklı büyümez ise halkın refahı artmaz. Gelir dağılımı daha da çarpık hale gelir.
Olan biten budur... Yapmamız gereken, (yüksek faiz ve ucuz dövize dayalı ucuz ithalat ile) günü geçirmek değil, ülkeyi üretime ve istihdama dayalı bir büyüme rayına oturtabilmektir.

guras@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
İslam ve bilim
MİLLİYET'İN bir haberi... Milli Eğitim'den on...
Çetin ALTAN
Gerçek katil, katili arayan dedektifin kendisi olduğunda...
Nedense birkaç gündür aklım, evlere henüz rad...
Melih AŞIK
Telefonda itiraf...
Meslektaşımız Murat Çelik, TRT Radyo 1'de pro...
Fikret BİLA
Talabani'nin tehdidi
Irak Devlet Başkanı Talabani Türkiye'yi tehdi...
Hasan CEMAL
Abdest suyu!
Türkiye aş ve iş sorununu çözmek zorunda. Tür...
Güneri CIVAOĞLU
Talabani'nin dansı
Talabani'nin bir "suçüstü MR"ını yansıtayım.....
Can Dündar
Avrupa için karşı rapor
Dün Avrupa Parlamentosu Türkiye'yi görüşürken...
Hurşit GÜNEŞ
Ne oluyor bu piyasalara?
Gelişmekte olan piyasalardan mayıs ayındaki ç...
Doğan HEPER
Vergi var, tasarruf yok...
TÜRKİYE'de "tavuk kesme vergisi var mı, yok m...
Semih İDİZ
Batı'ya küsen Türkiye çağdaş uygarlığı yakalayamaz
ABD ile ilişkilerimiz malum. George Bush'un b...
Sami KOHEN
Kötünün daha az kötüsü
AVRUPA Parlamentosu'nun Dışişleri Komisyonu'n...
Hasan PULUR
Türklüğü aşağılamak...
BU kadar gürültüye patırtıya, kavgaya, Avrupa...
Derya SAZAK
AB raporu
Avrupa Parlamentosu'nda dün görüşülen Türkiye...
Meral TAMER
İMKB 100, meğer müthiş çevreciymiş!
Prof. Dr. Çelik Kurtoğlu'nun kurduğu "İyi Şir...
Yaman TÖRÜNER
Riskler büyüyor
Ekonomideki riskler büyüyor. Ekonomi uluslara...
Güngör URAS
Dalgalar önce piyasayı, sonra tüm ekonomiyi sallıyor
Dalgalı kur, dalgalı kur derken, ülke ekonomi...
Serpil YILMAZ
Tüketicinin taksitten başka derdi var mı?
Geçim derdi, tüketicinin "fiyatlandırma" kıst...
M. Ali BİRAND
İlk defa bir başbakan çok farklı konuşuyor
Tayyip Erdoğan'ın Başbakanlık performansını b...

© 2006 Milliyet