|
Dalgalar önce piyasayı, sonra tüm ekonomiyi sallıyor
Dalgalı kur, dalgalı kur derken, ülke ekonomisi bütünüyle dalgalanmaya başladı.
Dışarıda ufacık bir rüzgâr estiğinde, (1) Önce döviz kuru inip çıkmaya başlıyor, (2) Döviz kuruyla birlikte borsa endeksi inip çıkıyor, (3) Ve de faizler oynuyor.
Bazılarının gözü kulağı piyasalarda. Gün boyu döviz fiyatını, faiz oranını, borsa endeksini izliyor...
Geri kalanlar "Benim döviz ile, faiz ile, borsa ile ilgim yok... Bana ne döviz fiyatından, faizden, borsadan" deseler de farkında değiller... Önünde sonunda döviz fiyatındaki, faizdeki, borsa endeksindeki değişim, ekonominin bütününü etkiliyor. Ekonominin bütünü etkilenince, döviz ile, faiz ile, borsa ile ilişkisi olmayanlara faturayı paylaşmak düşüyor.
Bütün bu dalgaların nedeni yanlış ekonomi politikası. Yanlış politikalar sonucu biz dövizimizi üreterek değil, borçlanarak bulmak zorunda kaldık.
Üretmeden olmaz
Ekonomi politikası üretime dayandırılır ise, ülke dışarıda talebi olan malı üretir ve ihraç eder ise, üretim önce istihdam, sonra gelir ve en nihayet de döviz getirir. Bu döviz sağlam dövizdir. Bu dövizin bolluğunu ve fiyat istikrarını üretim belirler. Üretim devam ettikçe döviz fiyatı da aynı çizgide kalır. Döviz fiyatını ancak üretim girdilerinin fiyat değişimi etkiler. Döviz fiyatı her gün dalgalanmaz.
Ekonomi politikaları yüksek faiz, ucuz dövize dayandırılır ise üretim artırılamaz. Ucuz dövize dayalı ithalat nedeniyle üretim gücü zayıflar. İstihdam sorunu ortaya çıkar. Katma değeri yüksek üretim yapılamaz. İhracat geliri ülkenin döviz ihtiyacını cevaplayamaz.
Döviz bulmak için, yabancılara yüksek faiz vererek, faizi devamlı yükselterek ülkeye döviz çekme arayışı başlar. Yabancılar döviz gönderdikleri ülkenin, yüksek faiz vermesinin nedenini bildiklerinden, riski gördükleri an paralarını alıp giderler.
İp yabancıların elinde
Yüksek faiz için döviz getirenler paralarını çekmeye kalkınca ülkede "piyasalar dalgalanır". Döviz fiyatı, faiz yükselir. Borsa endeksi düşer.
Ertesi gün (kısa sürede) risk olmadığını fark ederler ise ve de en yüksek faizin gene de Türkiye'de olduğunu görürler ise Türkiye'ye biraz daha döviz gönderirler. Bu defa döviz fiyatı ve faiz oranı biraz geriler. Borsaya moral gelir.
Türkiye işte bu tür bir "gel-git" içinde dalgalanıyor. Daha doğrusu "çalkalanıyor".
Bu dalgalanma, bu çalkantı tüm halkın, özellikle yatırım ve üretim yapacakların yarınlarını görmelerine imkân vermiyor. Halbuki insanlar "geçmişe bakarak" değil, "yarınlara bakarak" yatırıma, üretime, tüketime karar verir.
Ekonomi politikasındaki temel yanlış (üretime dayalı ekonomi politikası yerine yüksek faiz ve ucuz dövize dayalı ekonomi politikası uygulanması) ekonominin sağlıklı büyümesini önlüyor. Ekonomi sağlıklı büyümez ise halkın refahı artmaz. Gelir dağılımı daha da çarpık hale gelir.
Olan biten budur... Yapmamız gereken, (yüksek faiz ve ucuz dövize dayalı ucuz ithalat ile) günü geçirmek değil, ülkeyi üretime ve istihdama dayalı bir büyüme rayına oturtabilmektir.
guras@milliyet.com.tr
|
|