Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 28 Eylül 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Tüketicinin taksitten başka derdi var mı?


Geçim derdi, tüketicinin "fiyatlandırma" kıstaslarına bağımlılığını artırırken, "ürün güvenliği" kavramı ile tanışmasını geciktiriyor. Kalite Altyapısı İletişim Kampanyası İletişim Müdürü Gökçe Kalaycı ile buluşmamızda henüz Türkiye'deki tüketicilerin yüzde 1'nin, AB'deki tüketicilerin ise yüzde 70'inin "haberdar" olduğu, ürün güvenliği işareti "CE" ile ilgili konuştuk...
Gümrük Birliği ile birlikte uygulama alanı açılan ve 25 ürün grubunu kapsayan "CE" işareti, bizzat üreticinin kendisinin iradesi ve denetimi ile konuyor. Ürünün güvenlik riskleri "yeni yaklaşım yönergelerine" göre çok yüksek değilse, üreticinin kendisi bu işareti ürüne verebiliyor. Risk yüksekse üretici test laboratuvarlarından alınan raporlarla bu işareti kullanabiliyor.
Önemli olan nokta, denetimin raflarda tüketici tarafından sürdürülebilmesi. CE işaretli ürünle ilgili "güvenlik" sorunu ortaya çıktığında, parasal cezalardan, ürünün piyasadan çekilmesine kadar ağırlaştırılan yaptırımlar, tüketicinin CE işareti ile güvenceye kavuşmasını hedefliyor.
Yaptırımları Sanayi Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı gibi ürünün bağlı olduğu kamu kuruluşları getiriyor...

Raflarda denetim
AB uyum yasalarının çıkması yeterli değil, önemli olan uygulamadaki başarı. Bu başarı AB'ye ticaret ile de sınırlı değil. CE işareti, 1980'lerde AB'ye üye ülkelerin "malların serbest dolaşımı" aşamasında uygulamaya koyduğu bir güvenlik kodu olmasına karşılık, denetimi iç piyasada, yerel tüketiciler tarafından sağlanıyor.
Üretici CE işaretini, AB ile ticaret için gerekli bir düzenleme algılama yanlışına düşebiliyor. Kalaycı, tüm bunlara karşılık üreticinin CE işareti ile ilgili bilgisinin yüksek olduğunu da sözlerine ekliyor.
AB tarafından şu anda ısıtılmayan, ancak yarın açılacak "malların serbest dolaşımı" başlığında tüketicinin "CE" işaretini tanıması ve uygulama da gündeme gelecek.
Dış Ticaret Müsteşarlığı, Kal-Der, İngiliz Standartlar Enstitüsü ve Avrupa Standartlar Enstitüsü ile birlikte yürütülen Akdeniz Yardım Programı (Meda Projesi) kapsamında, CE işaretinin uygulama alanının genişlemesi amacıyla 300 bin euro'luk bir program yürüyor.

Malların serbest dolaşımı
Oyuncak başta olmak üzere "kişisel koruyucu donanımlar", "mekanik-elektromanyetik" ürünler, CE'nin kullanım alanlarını oluşturuyor. Tekstil ve gıda maddelerini içermeyen, ancak sağlık sektöründe kullanılan eldivenler veya dalış giysileri gibi "güvenlik" gerektiren ürünlerde belirlenen "yönergeler", CE'nin kapsamını belirliyor.
"Müşteri velinimetimizdir" levhalarıyla tanıştığımız bilinçlenme düzeyi, bugün TSE standart oluşumlarının değişmesine kadar uzandı. Yeni süreçte TSE'nin standartları piyasa koşulları tarafından belirleniyor, gönüllülük ilkesine bağlı bir hal alıyor.
Kötü ve ayıplı mal satmanın mümkün olamayacağı bir piyasa düzeni oluşuyor. İşin önemli tarafı da bu düzen AB'nin "normlarıyla" belirleniyor, destekleniyor; ancak kavrayacak, peşine düşecek olan Türkiye'deki tüketici ve üreticiler.
Ucuz diye alınan bir Çin malı oyuncağın üzerinde "CE işareti var mı?" sorusunu Türkiye'deki annenin sorması gerekiyor; AB'deki "malların serbest dolaşımı" müfettişinin değil... Oysa bizim şimdi tek sorumuz var: Kaç taksit?

syilmaz@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
İslam ve bilim
MİLLİYET'İN bir haberi... Milli Eğitim'den on...
Çetin ALTAN
Gerçek katil, katili arayan dedektifin kendisi olduğunda...
Nedense birkaç gündür aklım, evlere henüz rad...
Melih AŞIK
Telefonda itiraf...
Meslektaşımız Murat Çelik, TRT Radyo 1'de pro...
Fikret BİLA
Talabani'nin tehdidi
Irak Devlet Başkanı Talabani Türkiye'yi tehdi...
Hasan CEMAL
Abdest suyu!
Türkiye aş ve iş sorununu çözmek zorunda. Tür...
Güneri CIVAOĞLU
Talabani'nin dansı
Talabani'nin bir "suçüstü MR"ını yansıtayım.....
Can Dündar
Avrupa için karşı rapor
Dün Avrupa Parlamentosu Türkiye'yi görüşürken...
Hurşit GÜNEŞ
Ne oluyor bu piyasalara?
Gelişmekte olan piyasalardan mayıs ayındaki ç...
Doğan HEPER
Vergi var, tasarruf yok...
TÜRKİYE'de "tavuk kesme vergisi var mı, yok m...
Semih İDİZ
Batı'ya küsen Türkiye çağdaş uygarlığı yakalayamaz
ABD ile ilişkilerimiz malum. George Bush'un b...
Sami KOHEN
Kötünün daha az kötüsü
AVRUPA Parlamentosu'nun Dışişleri Komisyonu'n...
Hasan PULUR
Türklüğü aşağılamak...
BU kadar gürültüye patırtıya, kavgaya, Avrupa...
Derya SAZAK
AB raporu
Avrupa Parlamentosu'nda dün görüşülen Türkiye...
Meral TAMER
İMKB 100, meğer müthiş çevreciymiş!
Prof. Dr. Çelik Kurtoğlu'nun kurduğu "İyi Şir...
Yaman TÖRÜNER
Riskler büyüyor
Ekonomideki riskler büyüyor. Ekonomi uluslara...
Güngör URAS
Dalgalar önce piyasayı, sonra tüm ekonomiyi sallıyor
Dalgalı kur, dalgalı kur derken, ülke ekonomi...
Serpil YILMAZ
Tüketicinin taksitten başka derdi var mı?
Geçim derdi, tüketicinin "fiyatlandırma" kıst...
M. Ali BİRAND
İlk defa bir başbakan çok farklı konuşuyor
Tayyip Erdoğan'ın Başbakanlık performansını b...

© 2006 Milliyet