|
 |
|
|
Since 1986, Terim ve stat
"İstikrar" dendiğinde hep onun adı geçiyor.
Alex Ferguson...
"Bizden bir Ferguson çıkmazmı" deniyor.
Çıkmaz.
Çıkar da çıkmaz.
Çıkmışı vardı da ne oldu?...
Mesela Fatih Terim.
Terim gönderilmek için getirilmişti, Ferguson gönderilmemek için.
Ferguson 86'da geldi Manchester United'a...
İlk sezonunda 11'inci, ikincisinde 2'inci, üçüncü sezonunda yine 11'inci oldu..
İlk şampiyonluğunu 6'ıncı senesinde kazandı (toplam 8 şampiyonluk).
Terim, ilk senesinde şampiyon yaptı Galatasaray'ı.
Sonra 3'te 3 yaptı.
4 senelik sözleşmesi vardı.
4'üncü senesinde, beklediği mukavele, bir türlü gelmedi önüne (kendi ifadesi).
Şampiyon olmasa, zaten gönderilecekti.
Oldu, üstelik UEFA Şampiyonu da oldu.
Yine gönderildi.
Niyesinin, niçininin, nasılının, ne yeri, ne zamanı şimdi, gerek de yok.
Uzatmayalım...
2006'dayız ve Ferguson hâlâ orada.
1986'dan beri.
* * *
Eric Gerets'e geleceğim tabi.
Geldim bile.
İlk senesinde şampiyon yaptı Galatasaray'ı, hem de her türlü olumsuzluğa rağmen.
En değerli rakipleri, 3'erlik 5'erlik gruplar halinde yıldızlar transfer etti.
Dolarları, euroları su gibi akıttılar.
Garibim tek bir oyuncu istedi.
Onu da alamadı.
Bizim ligde ve Şampiyonlar Ligi'nde, daha mağlubiyeti yoktu.
Önce "gönderelim" dediler.
Sonra aşağılamaya başladılar.
Sonra kendi stadında ıslıkladılar, hatta yuhaladılar.
Aklım ve mantığım, kalabalığın safında olmamı söylüyor.
Aptal değilim.
Hayatımda 2 kere, 2 metre yakınından bile görmemişim, 2 merhabam bile yok, hatta bir merhabam da.
Bana ne elin Belçikalısından...
Ama ben Eric'im sanki, isyan ediyorum.
Bu adam bu kadar acıtılmayı niye hak ediyor?
Birileri çıkıp da bana anlatsa...
Ve...
Tuhafıma giden o kalabalığın ne söylediği değil, herkes özgürdür, istediğini söyler.
Ama "Bu ülkeden niye bir Ferguson çıkmıyor?" diyenler de o kalabalık.
Bu tuhafıma gidiyor.
Ve...
Son bir kez daha...
Liverpool'da bir şey, bir kere daha iyice anlaşıldı.
Galatasaray'ı Şampiyonlar Ligi'nde, ne rakiplerinin 3-5-2'si zorlayacak ne de 4-4-2'si zorlayacak.
Ne şu ne de bu.
Ne de rakiplerinin adı.
Zorlayacak olan sadece kendi stadı.
Bu stattan Lyon da zor çıkar Barcelona da, bu stat onları bile bozar.
Ve...
Bu statta nasıl futbol oynatılır Allah aşkına...
Ve...
Galatasaraylı 3 maçlık kombinelerini yakmaya çoktan razı, paralarının geri verilmemesine de.
Yeter ki Galatasaray orda devam etmesin.
Galatasaraylı futbolcu da teknik ekip de orada oynamak istemiyor.
Ve...
Vakit varken bir formül bulmalı Galatasaray Yönetimi.
Ve...
Tabi bence.
11'e 11 gelin
Kendisine kalsa ikinci 45'deki gibi başlayacaktı.
Geçen sene, en çok oynadığı ve en iyi bildiği gibi...
Kalıbımı basarım.
Ama.
Kalmadı.
Adamın kafasını yiyip yiyip bitirdiler.
Önünde arkasında, sağında solunda "Orası Şampiyonlar Ligi, tek ön liberoyla perişan olursun" diyen birileri vardı.
"İki ön libero" diyorlardı, hatta "üç" diyen bile vardı...
Onları dinledi.
Çift ön libero, tek santrforla başladı, perişan oldu.
O bir kısım yorumcu da.
Sonra, kendi bildiğine döndü, Liverpool perişan oldu.
O bir kısım yorumcu bir kere daha perişan oldu...
Dün spor sayfalarını okudum.
"Korkak" diyorlardı, geçen sene en korkusuz, en hücumcu futbolu oynatan adama.
İkinci devredeki 11 ile başlamalıydı, o bir kısım yorumcuya göre ve bunları diyenler maçtan önce, ilk devredeki 11'le başlasın diyenlerdi.
Pes valla.
* * *
Bir kere daha yazmıştım...
Lig TV'deki stüdyoya girdiğimde, bir taktik tahtası vardı.
Üzerinde de oynanacak olan Galatasaray-Fenerbahçe maçının 11'lerinin dizilişi.
Galatasaray iki Song'luydu...
Bir Song ortayı kapatıyordu, ikinci Song da kanattan kaçanları karşılıyordu.
Fenerbahçe zor durumdaydı.
Ben de bir Tuncay daha ekledim 11'e.
Rahatladı Fenerbahçe.
Orta sahaya da bir Alex daha ekledim.
Daha da rahatladı Fenerbahçe.
* * *
Liverpool'a dönelim...
"Song-Tomas bozulmaz" dediler, bozulmadı.
"Kenarlarda, defansif yönü kuvvetli olan Cihan ve tecrübeli Orhan Ak oynamalı" dediler, onlar oynadı.
Çift ön libero olmalıydı, biri Ayhan olmalıydı, öyle oldu.
İliç tek inceciydi, oynamalıydı, oynadı.
Yetenekli Arda, çok koşan Sabri de 11'de olmalıydılar, onlar da vardı.
Hakan Şükür'süz zaten olmazdı.
O da vardı.
Eee?
Kalede de Mondragon.
11 yani.
Şimdi, "golcü Ümit, usta Hasan, nasıl ilk 11'de olmaz" diyorlar.
Yani 13...
Buna da şükür.
* * *
Bir kısım yorumcunun 11'leri; 14, 15 bile oluyor, alt alta yazıldığında.
14'e 11, 15'e 11...
Ohh ne ala ve ohh ne güzel dünya ve ohh ne avanta.
BİR SERİ İLAN
Pazarları TRT / Pazartesileri Lig TV / Pazartesi ve çarşambaları Radyo Spor / Cumaları Milliyet.
Başka şubem yoktur.
bilgingokberk@mail.com
|
|
|

|