Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 30 Eylül 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Fransa'ya gözlük


38 yıl önce yine bir sonbahar günü Fransızların efsanevi devlet başkanı General De Gaulle Ankara'daydı.
Uçaktan askeri üniformasıyla inmişti.
Ancak bir sorun vardı:
Askeri üniformayla gözlüğün bir arada kullanılamayacağını düşünüyordu. Oysa gözleri iyi görmüyordu.
Peki kendisini karşılamaya gelen Ankaralıları nasıl görüp selamlayacaktı?
Bu "diplomatik sır"rı, o gezide kendisine mihmandarlık yapan büyükelçi Faik Melek yıllar sonra açıkladı ("Dış Politikamızın Perde Arkası", editör: Turhan Fırat, Ümit Y., 2005).
Havaalanından Çankaya'ya kadar üstü açık bir limuzin arabayla gidecek olan De Gaulle, mihmandarına "Nerede halk toplanmışsa beni ikaz edin, ayağa kalkıp selamlarım" demiş.
Kavşaklarda mihmandarı uyarınca ayağa fırlayıp kendisine tarif edilen tarafı selamlıyor, sonra yeniden yerine oturuyormuş.
* * *
Fransız Meclisi, Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın dün başlayan Ermenistan ziyaretinin hemen öncesinde Ermeni soykırımının inkârını hapisle cezalandıran yasayı gündeme alınca "Yine bir gözlük sorunu var" diye düşündüm.
Oysa Chirac, "Nouvelles d'Armenie" dergisinin bu ayki sayısına verdiği röportajda, hem Türkiye'nin AB üyeliğini destekleyen sözler söylüyor hem de Türkiye-Ermenistan sınırının açılması ile Yukarı Karabağ sorununun çözümü arasında bağ kurarak -belki de ilk kez- Türkiye'nin tezini savunuyor.
Neden Fransa, Türkiye ile Ermenistan arasında bir aracılık rolüne soyunmuşken şimdi Ankara'yı karşısına alıyor?
Buna yanıt ararken 2007'deki cumhurbaşkanlığı seçiminin iklimini ve Fransa'daki Ermeni lobisinin etkinliğini göz önüne almalıyız.
* * *
Önceki hafta Fransız Büyükelçisi Paul Poudade, De Gaulle'ün Türkiye ziyaretinin yıldönümü nedeniyle elçilikte bir resepsiyon verdi.
Hem Fransız devlet başkanı için Sevres imalathanesine ısmarlanan yemek takımını gördük hem de ziyaretin görüntülerini izledik.
Büyükelçi Poudade bize 1930'larda Ulusal Saraylar Başmimarı Albert Laprade tarafından yapılan elçilik binasını iftiharla gezdirirken bir yandan da Fransa'daki "kamu binalarını halka açma" uygulamasını bu yıl ilk kez Türkiye'de de gerçekleştireceklerini müjdeliyor ve "Herkesi bekliyoruz" diyordu.
Ertesi gün 3 saat için açılan elçiliği 500 Ankaralı gezdi.
* * *
Fransız elçiliği, tam da ilişkileri ısıtmaya çalıştıkları ortamda gündeme getirilen yasanın, bu olumlu havaya ne kadar zarar verdiğinin farkında...
Türkiye'ye "Soykırımı tartışmaya aç" denilirken "Soykırımı tartışanı hapsederim" diye yasa çıkarılmasının mantıksızlığı da ortada...
Sadece o da değil; bu tür zorlamaların, Türkiye'de konunun tartışılması yönünde başlayan dinamiği de torpillediği konusunda Paris'i uyarıyorlar.
Yasanın 12 Ekim'deki görüşmede Meclis'ten çıkabileceği, ancak kesinleşmesinin birkaç yıl alabileceği tahmin ediliyor.
Fransızlara, De Gaulle'ün tecrübesinden dersle, üniformayla gözlüğü bir arada kullanmamalarını önererek bitirelim:
İlişkilerde ya üniforma, yani sertlik olacak ya da gözlük, yani netlik...
Yoksa yanlış tarafa selam yollama ihtimali bir hayli fazla...

can.dundar@e-kolay.net







Taha AKYOL
PKK ve silah
Olayların akışını bir hatırlayalım: İsrail, L...
Çetin ALTAN
Kanlıca iskelesi ve politikada "maskeli balo"...
İstanbul'da eylül bitiminin, çeşitli semtlere...
Melih AŞIK
AKP, AB ve TSK...
Avrupa Parlamentosu raporunda olsun, AB yetki...
Fikret BİLA
Ralston ile Başer arasında 'özel hat'
ABD'nin PKK terörüyle mücadele için atadığı ö...
Hasan CEMAL
Bedel ödemek!
Hangisini yazsam, nereden başlasam? Bazen gün...
Güneri CIVAOĞLU
Asker konuşur mu?
Genelkurmay Başkanı Org. Büyükanıt'ın pazarte...
Can Dündar
Fransa'ya gözlük
38 yıl önce yine bir sonbahar günü Fransızla...
Abbas GÜÇLÜ
Bilkent camisi baba vasiyetiymiş
Geçenlerde Doğramacı ve Bilkent'le ilgili bir...
Semih İDİZ
Fransa'ya kızmaya hazırlanırken bilmemiz gerekenler
"Ermeni soykırımı olmadı" sözlerini hapisle c...
Hasan PULUR
Abdest suyuyla vatanı kurtarmak!
MİLLET Meclisi'nin sayılı günleri vardır, hat...
Derya SAZAK
Çağrı
Kanal 7'de Nazlı Ilıcak'ın "Sözün Özü" progra...
Meral TAMER
Branson, nasıl çevreci oluverdi?
İngiliz Virgin Havayolları'nın sahibi Sir Ric...
Tamer HEPER
Ramazan sohbeti
Mübarek ramazan ya, gazetelerde, TV'de ramaza...
Yaman TÖRÜNER
En pahalı borçlanmayı yapıyoruz
Bloomberg'in 25.9.2006 tarihli raporunda özet...
Güngör URAS
USAŞ 1989'da özelleşti, 2006'da devletleşti
USAŞ (Uçak Servisi A.Ş.) THY uçaklarıyla, Tür...
M. Ali BİRAND
Satranç oyununda, ilginç bir hamle
İddialar, konuşulanlar, Ankara kulislerindeki...

© 2006 Milliyet