Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 30 Eylül 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bilkent camisi baba vasiyetiymiş


Geçenlerde Doğramacı ve Bilkent'le ilgili bir yazımda, Güneydoğu'daki okul projeleri ile Bilkent'te yapılan yeni camiyi anlatmıştım. Hoca Bey'den uzunca bir mektup geldi. Mektubun diğer bölümlerini başka yazılarda paylaşacağız. Ama bugün özellikle cami konusuna açıklık getirmek istiyorum. Çünkü çok ilginç.
Doğramacı, Bilkent'e yapılan caminin baba vasiyeti olduğunu söylüyor. Ne güzel. Ama sanki AKP iktidarı döneminde yapılıyor olması tesadüf de olsa, biraz geç kalmış gibi. Düşünsenize onca varlığınıza rağmen, babanızın vasiyetini 90'ından sonraya bırakıyorsanız ya çok daha uzun bir ömür konusunda garantiniz var ya da öncelikler farklıydı...
Hoca Bey enteresan bir isim. 6-7 yıl kadar önceydi. Yeniden görüşelim dediğinde, cep ajandasını çıkardı ve tarihlere göz attı. 2000'den önce, 2015'e kadar randevuları vardı. Hoca nedir bu iş deyince, eliyle gökyüzünü gösterip, "Tanrı, işlerimin yoğunluğunu görsün ki, bana zaman tanısın" dedi. Bu kadarına da pes deyip gülüştük. Ve sanki zaman onu haklı çıkarıyor. 100 yaşını da devirip 2016 randevuları ve kongre katılımlarını da gerçekleştirirse hiç şaşırmam. Kendisine daha nice uzun yıllar diliyoruz.

Neden cami?
Doğramacı, çok ince hesapları olan birisi. Baba vasiyetini bugüne kadar ertelemiş olması da günün birinde AKP benzeri bir partinin iktidara geleceğini öngörmüş olmasındandır. Yoksa, maddi varlığı ile bu vasiyeti, bugüne kadar bin defa yerine getirirdi. Bakın bu konuda ne diyor:
"Bilkent'teki cami konusuna gelince; yapılmakta olan cami ile Bilkent Üniversitesi'nin hiçbir ilişkisi bulunmamaktadır. Caminin arsası 30 yıllığına Maliye Bakanlığı'nca tahsis edilmiş olup İhsan Doğramacı Vakfı tarafından her yıl kirası ödenmektedir. Cami inşaatı, üniversitenin sahip olduğu inşaat şirketlerine değil, dışarıdan başka bir şirkete verilmiş ve tahmini bedelinin tamamı peşinen ödenmiştir.
Babamın, adına bir cami yaptırılması ile ilgili vasiyetini daima hatırlarım. Babam, yapılan bir iyiliğin reklamının yapılması halinde bunun günahının sevabından fazla olacağını söylerdi. Ben de onun bu vasiyetine uyarak bugüne kadar yaptırdığımız hiçbir bina veya tesis için temel atma ve açılış töreni yapmadım. Bu durum Hacettepe Üniversitesi'nde ve Bilkent Üniversitesi'nde yaptırılan 155 bina ve tesis için de böyle olmuştur. Cami, babamın bu konudaki vasiyetine uyularak yaptırılmakta olup üniversitenin cami yapımına doğrudan veya dolaylı olarak hiçbir katkısı bulunmamaktadır..."

Başbakan ile sıkı fıkı
Doğramacı'nın Ankara'nın en güçlü isimlerinden biri olduğunu bilmeyen yok. Her daim herkesle ilişkileri iyi olmuştur. Ama sanıyorum Cumhurbaşkanı Sezer'le çok mesafeli durumda. Başbakan Erdoğan ve YÖK Başkanı Teziç ile çok sıkı fıkı ilişkiler içinde olduğu söyleniyor. Her ikisi de sık sık evinde konuk oluyorlarmış. Ne diyelim, Allah muhabbetlerini artırsın. Belki bu ziyaretler sırasında randevuları üst üste gelir de hükümet ile YÖK arasındaki buzları da eritirler.
Zaten Çankaya'daki olası bir değişikliğe karşı pek çok kimse şimdiden kıblesini değiştirmiş durumda. Bakalım zaman bize daha neler gösterecek.
Özetin özeti: Doğramacı, her ne kadar iş bitirme yöntemlerini zaman zaman eleştirsek de, saygı duyduğum ender isimlerden biri. Akademik dünyada keşke onun kadar becerikli üç beş isim daha olsaydı. Artıları eksilerinden çok daha fazla olan!..

aguclu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
PKK ve silah
Olayların akışını bir hatırlayalım: İsrail, L...
Çetin ALTAN
Kanlıca iskelesi ve politikada "maskeli balo"...
İstanbul'da eylül bitiminin, çeşitli semtlere...
Melih AŞIK
AKP, AB ve TSK...
Avrupa Parlamentosu raporunda olsun, AB yetki...
Fikret BİLA
Ralston ile Başer arasında 'özel hat'
ABD'nin PKK terörüyle mücadele için atadığı ö...
Hasan CEMAL
Bedel ödemek!
Hangisini yazsam, nereden başlasam? Bazen gün...
Güneri CIVAOĞLU
Asker konuşur mu?
Genelkurmay Başkanı Org. Büyükanıt'ın pazarte...
Can Dündar
Fransa'ya gözlük
38 yıl önce yine bir sonbahar günü Fransızla...
Abbas GÜÇLÜ
Bilkent camisi baba vasiyetiymiş
Geçenlerde Doğramacı ve Bilkent'le ilgili bir...
Semih İDİZ
Fransa'ya kızmaya hazırlanırken bilmemiz gerekenler
"Ermeni soykırımı olmadı" sözlerini hapisle c...
Hasan PULUR
Abdest suyuyla vatanı kurtarmak!
MİLLET Meclisi'nin sayılı günleri vardır, hat...
Derya SAZAK
Çağrı
Kanal 7'de Nazlı Ilıcak'ın "Sözün Özü" progra...
Meral TAMER
Branson, nasıl çevreci oluverdi?
İngiliz Virgin Havayolları'nın sahibi Sir Ric...
Tamer HEPER
Ramazan sohbeti
Mübarek ramazan ya, gazetelerde, TV'de ramaza...
Yaman TÖRÜNER
En pahalı borçlanmayı yapıyoruz
Bloomberg'in 25.9.2006 tarihli raporunda özet...
Güngör URAS
USAŞ 1989'da özelleşti, 2006'da devletleşti
USAŞ (Uçak Servisi A.Ş.) THY uçaklarıyla, Tür...
M. Ali BİRAND
Satranç oyununda, ilginç bir hamle
İddialar, konuşulanlar, Ankara kulislerindeki...

© 2006 Milliyet