Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 01 Ekim 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Issız ormandaki adam

Anne geyik bir an önce ormana dönmek istiyordu. Huzursuzdu. Açıklık tehlike demekti. Adamın fazla zamanı kalmamıştı!

suha.umar@isbank.net.tr

Ormana koyu bir karanlık çökmüştü. Uyku tulumuna sarınmış adam, ormanın yüzlerce değişik sesten oluşan kendine özgü sessizliğini dinliyordu.
Pür dikkat kesilmişti... O gece fırtına vardı. Ama orman rüzgarı keser. En şiddetli fırtına bile ormanda fısıltı ile eser.
Adam ürperdi! Kucağında tuttuğu tüfeğin soğuk çeliği, ürpertisini daha da artırdı!
Gözleri karanlığa alışmıştı. Önündeki orman açıklığının ucundaki yavru geyik, olduğu yerde öylece duruyordu. Adamın birkaç saat önce onu bıraktığı yere çökmüş, bir daha da kımıldamamıştı. Belki sadece kulakları oynuyor, o da ormanı dinliyordu. Umutla! Ama adam yavru geyiğin kulaklarını göremiyordu. Hiçbir insan gece karanlığında, 30 metre ilerdeki yavru bir geyiğin kulaklarını göremez.

Annesi neredeydi?
Geyik yavrusunu bir çoban bulmuştu. İki gün önce. Annesi neredeydi? Yavrusunu neden bırakıp gitmişti? Kimse bunları bilemezdi. Belki de bırakmamıştı da bir nedenle ayrılmışlardı. Bu mutlaka böyleydi. Doğada hiçbir anne yavrusunu isteyerek terk etmez.
Adam anne geyiğin, hiç değilse yavrusundan umudunu kesinceye kadar, birkaç gece, ondan son ayrıldığı yere geleceğini biliyordu. İki gecedir yavruyu oraya getiriyor ve sabaha kadar bekliyordu. Annesi nasıl olsa yavrusunu aramaya gelecekti. Gece karanlığında ıssız ormanda oturan adam Av ve Yaban Hayatı Vakfı'nın bir üyesi ve deneyimli, eski bir avcıydı.
Yavru, anne geyiği oraya çekmek için bulunmaz bir fırsattı. Namlusuna mermi sürdüğü, dürbünlü tüfeği kucağındaydı. Tüfeğini bir kez daha yokladı.
Birden bir çıtırtı duydu! Onca ses arasında, hareket eden bir canlıya ait çıtırtıyı ancak bir avcı fark eder.
Yoksa ona mı öyle gelmişti? Ama sanki önündeki açıklığın sol tarafında, rüzgar altında, bir hareket de olmuştu!
Adam iyice dikkat kesildi. Tüfeğinin emniyetini açtı!
Yavru geyik de aynı anda hafif bir ses çıkardı! Sanki nerede olduğunu anlatmak ister gibi!

Yavru çok açtı
Adam anne geyiği o zaman gördü. Kuru yaprakların, yere düşmüş dalların en hafif dokunuşta bile çıtırdadığı ormandan, inanılmaz bir sessizlikle gelmişti. Açıklığa çıkmadan önce durdu ve bir süre etrafı dinledi. Kulaklarını her yönde döndürüyor, bir tehlike olup olmadığını anlamaya çalışıyordu. Bir ara adamın bulunduğu tarafa doğru uzun uzun baktı. Adam adeta taş kesilmişti!
Anne geyik nihayet yürüdü ve yavruya ulaştı. Onu önce kokladı, sonra her tarafını yalamaya başladı.
Yavru güçlükle kalktı. Çok açtı. Bulunduğu günden beri az bir süt içmişti bir biberondan, hepsi o. Annesini emmeye başladı. Adam bunu karanlıktaki siluetlerin görüntüsünden anladı.
Aradan bir süre geçti. Yavru şimdi biraz daha canlanmıştı sanki. Adam tüfeğinin kabzasını ve el kundağını sıkıca kavradı!
Artık anne geyik bir an önce ormana dönmek istiyordu. Huzursuzdu. Açıklık tehlike demekti.
Adamın fazla zamanı kalmamıştı!
Anne geyik açıklığın kenarındaki ilk ağaçlara doğru yürümeye başladı. Yavrusu da peşinden. Adam "Biraz daha sabretmeliyim" dedi içinden.

Beklediği an gelmişti
Sonra tüfeğini yavaşça kaldırdı! Sessizce doğruldu!
İki gecedir beklediği an nihayet gelmişti!
Geyikle yavrusu birkaç dakika içinde ormana girdiler. Adam bacaklarından sıyrılan uyku tulumunu topladı. Onların gittiği tarafın aksi yönünde usulca ilerleyerek kendisini oraya getiren patikaya ulaştı. Aşağıda bıraktığı arabasına doğru yürüdü. Arabaya vardığında sabah olmak üzereydi.
Birden dönüp ormana baktı. Sanki bir ses duymuştu. "Yavrumu bana getirdiğin için sağol" diyen anne geyiğin sesini!



CUMARTESİ
Seyretmeye doyamayacaksınız
Beyaz önlüklü sanatçılar
"Gelini için benden referans alan var"
En moda En yeni
"Yeni tedavi yöntemlerini önce kendimde deniyorum"
Eskinin alaturkası şimdinin modası
ne var, ne yok
Bebeğinizi doğru emziriyor musunuz?
Bebeğinizi sağılmış sütünüzle de besleyebilirsiniz
MİNİKLERİN DÜNYASI





Melis Alphan
Cengiz Eren
Ali Rıza Kardüz
Cemal Saydam
Tuba Akyol
İlhan Uçkan
Süha Umar

© 2006 Milliyet