Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 01 Ekim 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Hoşgörülü olmak bir erdemdir

Bizim Köşe / İsmail Sivri

Hoşgörülü olmak, insanları rahatlatıp huzura kavuşturur ve yaşamı güzelleştirir. İnsanlara ve çevremize hoşgörüyle bakmak, içimizde doğuştan var olan sevginin bir tezahürüdür.
Özellikle, Ramazanlarda tuttuğumuz oruçlar ve yaptığımız ibadetler, bizleri daha sabırlı kılar. Bu sabırlar içinde, kin, nefret ve hiddetlerden uzaklaşarak, daha hoşgörülü oluruz.
Sevgilerden oluşan hoşgörülerin rahatlığı içinde, hepimiz çoklukla yakınlarımızın ve çevremizdekilerin, ufak tefek kusurlarını görmez, bağışlarız.
Böylece, daha dost ve daha güzel bir dünya içinde yaşadığımızı idrak ederek, müsamaha ve tolerans dediğimiz hoşgörüler içinde, insancıl nimetleri, birbirimizle paylaşarak daha mutlu oluruz.
* * *
Bildiğiniz gibi Ramazanlar, bir oruç ve ibadet ayı olduğunca, bir yardımlaşma ayıdır. Bu ayda, içimizdeki sevgilerle, çevremizdekilere karşı daha anlayışlı ve hoşgörülü davranırız.
Yaptığımız yardımlar gibi, yakınlarımızdan, akraba, komşu ve dostlarımızdan hoşgörülerimizi esirgemedikçe, bizler de mutlu oluruz.
Ramazan aylarında, akrabalarımız ve yakınlarımızla, iftar sofralarında buluştuğumuzda, aramızda var olan küçük kırgınlık ve dargınlıkların, birlikte olmanın güzelliğiyle dağıldığını görürüz.
Bu gerçeği bilerek, aralarında küçük veya büyük kırgınlıklar olan kardeşler, mutlaka ailecek, iftar sofralarında buluşmalıdırlar. Bu buluşmalar, her türlü geçimsizliğin sonu olur.
Eğer, onlar birbirleriyle buluşamıyorlarsa, aile büyükleri ve kırmayacakları dostları, onları mutlaka bir iftar sofrasında buluşturursa var olan küslüğü ortadan kaldırmaz mı?
Bu ölümlü dünyada, kardeşler gibi, akrabalar, dostlar ve komşular, arasındaki küçük kırgınlıklar asla sürmemelidir. Bir iftar sofrasında, birlikte olup, dostluklar tazelenmelidir.
* * *
Eğer, içimizde doğuştan var olan sevgimizin sesini dinlersek, her şeye ve her olaya hoşgörüyle yaklaşırsak, onlardan da, aynı yaklaşımı görürüz.
Her işin başı sevgidir. Sevgisiz bir dünyada yaşanmaz. Böyle bir dünyada kimse mutlu olamaz. Bu yüzden içimizdeki bitmeyen sevgiler, bizleri, dostluğa ve barışa çağırır.
Yaşamımız boyunca, tüm insanlara sevgi ve güler yüzle yaklaşmalıyız. Böylece hem bizler mutlu olur, hem de karşımızdakileri mutlu ederiz.
Yaşam sevgilerle güzelleşir. Mutlu olmanın ve mutlu etmenin temeli sevgidir. Hazreti Muhammet, sevginin önemini şu hadisi şerifinde dile getirmiştir:
"İman etmedikçe, cennete giremezsiniz. Eğer birbirinizi sevmiyorsanız iman etmiş sayılmazsınız."
* * *
Bazı kişiler, hoşgörülü olmayı bir zaaf sayarlar. Affetmeyi asla doğru bulmazlar. Bağışlamanın fayda yerine zarar verdiğini söylerler ve çokluk bu görüşlerini değiştirmezler.
Gerçekte, temeli sevgiye dayanan hoşgörü bir erdemdir. Sizler de böyle düşünmüyor musunuz?

ege@milliyet.com.tr







EGE
Emeklilik hakkında her şey
En ucuz hayat bizde
Benim içim sızlıyor, ya sizinki...
Hoşgörülü olmak bir erdemdir





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Nesrin Coşkun
Deniz Sipahi
İsmail Sivri

© 2006 Milliyet