|
 |
|
|
'Şehrin ritmine kulak verin'
50'Yİ AŞKIN DJ İLE MÜZİK YAPAN, 'RADAR' ADI ALTINDA BÜYÜK ETKİNLİKLER DÜZENLEYEN, DİNLEYİCİYE 'ENERJİ' AŞILAYAN DİNAMO'NUN MESAJI BU KADAR KISA VE NET
dinamo 103.8
Bir varmış bir yokmuş, biri mimarlık, diğeri ekonomi okumuş iki genç buluşmuş; "Madem biz müziği bu kadar çok seviyoruz, işimiz bu olsun" demiş. Müziği onlar kadar seven, hayata biraz onlar gibi bakan ve kaliteli müzik yapan bir grup insan da bu ikiliye katılınca "çevresine enerji saçan" Dinamo FM, 2003 yılında 103.8 frekansından yayın yapmaya başlamış... Biz de bu 'elektronik' masalı 'kahramanlarından' dinlemek üzere
Dinamo FM'in İstanbul Balmumcu'daki stüdyolarına gittik.
"Yediğin içtiğin senin olsun, bize gördüklerini anlat" derler bizimkiler... Bu düsturla özetlersek, radyonun kurucuları Mete Tavukçuoğlu (DJ Agentorange -mimarlık okuyan) ve Ali Şahinbaş (DJ Fuchs, ekonomi de ona kaldı) ile Pazarlama ve Organizasyon Müdürü Yonca Temizocak'la tanıştık... 'Agentorange' ile konuşurken alttan alttan DJ Kiwi'nin müziğini dinledik... İşte "www.dinamo.fm" adresinden de kaliteli bir müzik yayını yapan "Dinamo FM'de neler oluyor?" sorusunun yanıtı...
Dinamo FM nasıl kuruldu?
Mete Tavukçuoğlu: Yayına çıkışımız 2003 Kasım. Kâğıt üzerinde kurucu olarak Ali'yle (Şahinbaş), ben görünsek de kolektif bir oluşum. Amacımız günümüz müziklerini keşfetmek ve bunu müzikseverlere sunmak. Ticari amaçtan çok, müzik sevgimiz bizi bu noktaya getirdi. "Öyle bir şey yapalım ki, müzik hayatımızdan hiç çıkmasın" dedik ve Dinamo'yu kurduk.
Kuruluşta kaç DJ vardı?
M.T.: Kurulduğumuz zaman da hemen hemen bu kadar kalabalıktık. Şimdi 50-55 DJ'imiz, 10-15 de yabancı programımız var. Carl Cox, John Digweed, Ninja Tune gibi pek çok isim var, BBC'yle çalışıyoruz...
"Dinamo" adı nereden geliyor?
M.T.: İsmin bizim kolektif durumumuzu açıklayan, insanların aklında kalacak bir kelime olduğunu düşündük. Dinamo kendi kendine enerji üreten bir nesne, bakış açımız da o. Bisiklet lambası gibi.
DJ setleri hep "canlı" mı?
M.T.: Evet, bunun yanı sıra radyonun kendi geniş müzik arşivi var, yabancı programlarımız var. Aynı zamanda değişik formatlarda anonslu programlarımız da var.
Dinamo hangi müzik türlerini çalar?
M.T.: Kentsel müziğin bütün elementlerini... Reggae'den Hip Hop'a, Indie'den Nu Jazz'a kadar her tür müziği çalıyoruz.
Türkçe var mı mesela?
M.T.: Türk sanatçılardan beğendiklerimize yer veriyoruz. Ceza, Sagopa Kajmer, Fuat, Hayko Cepkin var mesela. 3 senedir düzenlediğimiz "Miller Music Factory" adlı yarışmadaki amatör müzisyenlerden çıkan güzel parçaları da yayımlıyoruz.
Bir de sizin etkinlikleriniz var. En bilineni bu sene MS. John Soda, Drearzone, Crazy P., Hayko Cepkin gibi isimlerin sahneye çıktığı 'Radar Live' değil mi?
Yonca Temizocak: Orbital konseri ile pek çok parti yapmıştık. Ancak Radar Live ilk festivalimizdi. Bu sene Roger Waters, Depeche Mode, Sting gibi birçok ünlü isim geldi Türkiye'ye. Ama bunların hepsine bilet satın alıp gitmeye kalkıştığınızda epey yüklü bir masraf çıkıyor ortaya. Biz festivale giriş için farklı bir metot uyguladık.
Radar Live 2006 ücretsizdi... Bundan sonrakiler de ücretsiz mi olacak?
Y.T.: İstiyoruz ancak 2007 için gün ve sahne sayısı 2 olan, konaklamalı bir festival planladık. Programa dahil olacak sanatçıların bütçeleri de bu sene epey katlanıyor. Yine de Radar Live 2007'ye belirli bir kontenjanda müziksever ücretsiz girbilecek. Doğrusu bu durumda da hem müzikseverler hem de sponsorlar "Aaa, ücretsiz. O zaman her tip insan gelir, kötü bir şeylerle karşılaşabiliriz" diyebiliyor. Gerçi bu seneki Radar Live süperdi. Bunu sağlayabilmek için bir sistem geliştirmiştik. Radar Live'a katılmak isteyenler internet sitemizden kaydoldu. Kaydını yaptıranlara SMS gönderdik. İnsanlar o mesajlarla festival alanına geldiler. Kayıt yaptıran 10 bin kişiden 6 bini geldi, kapıdan da 1200 kişi yeni kayıt yaptırdı. Yabancı grupların da sahne aldığı bu çapta bir festival ilk kez ücretsiz olarak yapıldı İstanbul'da.
En yakın etkinlik ne zaman?
M.T.: Ekim'den itibaren her ay "Radar" başlığında konser ve partilerimiz olacak. 26 Ekim'de Indigo'da Metric konserimiz var. 9 Aralık'ta Nouvelle Vague gelecek.
Sizi reklamlarınız da çok başarılı bu anlamda, isimler, logolar...
M.T.: Rafineri Ajans'tan Orkun Demirelli ve ekibi ile çalışıyoruz. O da Dinamo'nun dişlilerinden biri, DJ'iimiz. O yüzden bizi ve ne istediğimizi çok iyi anlıyor. Birçok müzik tarzını çaldığımızı gösteren ilk basın kampanyamız ile dört 'Kristal Elma', Kırmızı ve GFK ödüllerini aldık.
Modayla da mı ilgilisiniz? Yazbükey'den Emel Kurhan bir moda programı yapıyor... Bir de "Dinamo" tişörtleri var...
Y.T.: Moda, film, müzik birbiriyle direkt bağlantılı. Emel'in programı da "Hadi bir moda programı yapalım" diye başlamadı. O bize böyle bir teklifle geldi, biz de o sıralar sadece kadınlara özel bir program olmasını istiyorduk, gayet keyifli oldu. Tişört konusunda da insan gurur duyduğu bir şeyler yapınca üzerinde de taşımak istiyor. Radar ile birlikte tişörtümüz de olsun istedik. Festivalde satıldı. Şimdi de internetten alınabiliyor. .
Pek çok DJ seti internet sitenizden de indirilebiliyor değil mi?
M.T.: Tabii. İsteyen seti indiriyor, evinde arabasında istediği yerde tekrar dinleyebiliyor beğendiği programları.
Kent FM'in efsane radyo programcısı Mete Avunduk da oradaki "Aşırı Doz" adlı programını "Overdose" adıyla Dinamo'ya taşımış sanırım...
M.T.: Ekibimize katıldığından beri yayın yaptığı pazar günleri dinleyici maillerimiz inanılmaz arttı. Davudi bir sesi ve çok hayranı var. İndie ağırlıklı çalıyor ama bir Özdemir Erdoğan şarkısını da araya sıkıştırabiliyor! Bunu yapması güzel zaten.
Amatör DJ'lere açık mısınız?
M.T.: Başvurulara, yollanan demoların hepsine cevap veriyoruz. "Ben evde bu şarkıyı yaptım, bir bakar mısınız?" diye pek çok insan geliyor. Biz de kendimizce "Olmuş, olmamış, şuna bak" diyoruz. 'Guest slot'larımızda da (konuk aralıkları), gönderilen DJ setlerinden beğendiklerimizi yayımlıyoruz..
Peki "Bir gazeteci gelse de radyomuz hakkında şunu söylesek" diyeceğiniz ne var son olarak?
M.T.: Bize kulak verin derim!
|
|
|




|