Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 01 Ekim 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Büyük takım gibi değildi...


Galatasaray oyuna gerçekten çok iyi başladı. Özellikle ilk 15 dakika içinde Arda çok çok kalite hareketler yaptı. Hem taraftarı, hem de ağabeylerini oyuna çekti. Fakat sonra kayboldu. Genç yaşına rağmen Arda, Galatasaray'ın en iyi top kullanan, en klas hareketleri yapan futbolcusu. Fizik kapasitesi çok daha güçlü duruma gelirse, işte o zaman Arda'nın Türk futbolunda bir yıldız olduğundan bahsedebiliriz. Ama oyunda çok kopuk kopuk. Bunu mutlaka sürekliliğe dönüştürmeli.
Galatasaray'da bir şeylerin eksik olduğunu insan hissediyor. Devamlı oyuna hakim ama, öldürücü darbesi yok. Bütün bunlara rağmen Galatasaray ilk yarının mutlak hakimiydi, 5-6 gol bulabilirdi. Bazen kanatları, bazen göbeği iyi kullandı.

Çifte zaaf
Ancak göze batan iki tane yaşadığı zorluk vardı. Birincisi Hakan ile Ümit'in yan toplardaki koşuları ya geç oldu, ya da doğru yere gidemediler. Özellikle Ümit Karan, Liverpool maçının ikinci yarısından sonra çok daha etkin bir görüntü verebilirdi. İkinci zorluk olarak da, Konya ataklarında savunmanın ters kanattan çok fazla açık verdiğini gözlemledik. Bu Galatasaray için büyük tehlikeydi.
Şunu da unutmayalım ki, Eder'in ancak bir sol ayağın yapabileceği vuruşu muhteşemdi.
İkinci yarı başladı, Galatasaray'ın oyun hakimiyeti ve Arda'nın etkinliği ilk yarının kopyası gibiydi. Bir farkla, Arda ilk yarıda iyi hareketleri, olumlu işleri kaleden uzakta yaptı. İkinci devrenen ilk 10 dakikasında buluştuğu toplarda Konya kalesine yakındı. Bu da sonuca direkt yansıdı.
Peki bu on dakikadan sonra ne oldu da yine Galatasaray oyundan çekildi, savunmayı kendi kalesine yakın yapmaya başladı. Maçı kazandım düşüncesi mi bunda etkili oldu? Bütün bunlar Galatasaray'ın ilk 10 dakikadan sonraki olumsuz görüntüsüydü. Ve bunun sonucu olarak soğuk terler döktüler.

Fıtık ediyor
Şu bir gerçek ki, Galatasaray önde olduğu dakikalarda bile fıtık ediyor. Dün 3-1'den sonra büyük bir takım gibi sahada değillerdi. Büyük takım gibi hareket etse, yaşasa, bunun gereklerini yerine getirseydi oyunu farka götürürdü. Ama hiç beklemediği iki puan kaybetti. Konya'nın mücadelesi gerçekten iyiydi.
Kısacası Galatasaray, iyi şeyler yapıyor ama, rakibi tam hakimiyeti altına alamıyor. Güzellikleri devam ettiremiyor. Hücumda da, defansta da gerektiği gibi çoğalamıyor. Her futbolcu topla bir veya birkaç saniye fazla oynuyor. Bu bir veya birkaç saniye futbolun görünmeyen can damarıdır. Bu kullanılmayan saniyeler Galatasaray'ın aleyhine sonuçlanıyor.
Son olarak Galatasaray, ilk hedef olarak Şampiyonlar Ligi grubundan çıkmayı düşünecek. Daha sonra da, şampiyonluk yarışında takip etmesi gereken çizgiyi bulmayı deneyecek.

mdenizli@milliyet.com.tr




SPOR
Yaprak dökümü
Alonso'nun şakası yok
Buldozer Fener: 88-63
Omuz omuza!
'Sabır ve destek'
Gerets pes etmiyor
Yattara'da kritik gün
Rize'den çıkış yok: 2-0
Gençlik geri döndü!
Malatya topa tuttu: 5-3
Sultanlar kahretti
Zeynep tuş oldu
Offshore'da perde iniyor
Tüfekçi Mersin'de
Erkekler start alıyor
Erol Bilgin podyumda
Cim Bom'dan farklı tarife
Sivas diz çöktü:0-2
Obruk başkan
Şarap gibi!
Peter Crouch'a kötü sürpriz!
Beckham'a yine vize yok
İhtiyar futbolcu
Post Hagi sendromu bitmiyor
Büyük takım gibi değildi...
Savunma
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Fevzi AKSOY
İhtiyar futbolcu
Yaşlanmak ana rahminde sperm ve yumurtanın bi...
Mehmet DEMİRKOL
Post Hagi sendromu bitmiyor
Her ne kadar 10 numara arayışı Galatasaray'ın...
Mustafa DENİZLİ
Büyük takım gibi değildi...
Galatasaray oyuna gerçekten çok iyi başladı. ...
Rıdvan DİLMEN
Savunma
Aslında Galatasaray'ı da, Konyaspor'u da, hak...


© 2006 Milliyet