|
 |
|
|
Savunma
Aslında Galatasaray'ı da, Konyaspor'u da, hakemi de beğendim. Galatasaray üç gün önce Liverpool ile çok zorlu bir Şampiyonlar Ligi grup maçı oynadı. Liverpool dün ligde 2-0 kaybetti. Galatasaray ise oyunun belli bölümlerinde fiziki problem yaşamasına rağmen özellikle hücumda yetenekli oyuncularıyla çok pozisyon buldu, galibiyeti ise son saniyede kaçırdı.
Konyaspor'u üçüncü kez izledim. İki farklı geriye düşene kadar en iyi Anadolu takımlarından birisi. Kora kor oynuyorlar, açık oynuyorlar. Pozisyona giriyorlar, pozisyon veriyorlar. Geçen seneki gibi tipik Galatasaray maçlarından biri oldu. Hücumda etkiliydi ama savunmada yine gedikler verdi.
Galatasaray takımı kontrollü oyunu sevmeyen bir takım. O kadar alışmışlar ki, tek ön liberolu bol hücumcuyla kenarlardan giden, özellikle Hasan Şaş ve Arda'nın formuyla pozisyon üreten bir takım. Bunun semeresini geçen sene aldılar. Bu yıl kontrollü oyunu seçtikleri maçlarda puan kaybettiler.
Özellikle Liverpool yorgunluğu sonrası bu maç önemliydi. Ligde kaybedilen puanlar sonrası "ben de bu ligde varım" demek istiyordu. Konya takımında orta sahada Erman'ın yüksek pas yüzdesi, oyunun son bölümünde El Saka'nın da karşılık görmediği için hücuma çıkışı Konya'nın maça ortak olmasını sağladı.
Gerets'in son bölümlerde diri oyuncuları sahaya sürmeyişi kazanılan maçın berabere bitmesinde önemli faktördü. Takım savunmasındaki zaaflar da bir kez daha kendini gösterdi. Gerets yorgunluğu hiç hesaba katmadı. Bunun faturası da ağır oldu.
Bol pozisyonlu maçın en önemli sebebi Vedat Yüksel'di. Avantajları iyi oynattı, bazı faul pozisyonlarında devam kararı doğruydu. En doğrusu da yıllardır hakemlerin çalmadığı altı saniye kuralıydı. Mondragon için bunu iyi uyguladı.
Arda ile bitirmek istiyorum yazıyı. Allah sakatlıktan korusun. Çok yetenekli. Birinci sınıf goller atıyor ve her hafta üzerine bir şey koyuyor.
rdilmen@milliyet.com.tr
|
|
|

|