Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 01 Ekim 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Üniversite bahçesindeki heykel parkı


Önce masamda duran kitaplardan birinin adı dikkatimi çekti: Heykellerle Yaşayan Üniversite. Üzerine Eskişehir Anadolu Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Engin Ataç'ın kartının iliştirildiğini, daha sonra fark ettim.
O gün gelen diğer 2 - 3 kitapla birlikte akşam bakarım diye eve götürdüğümde, kızım derhal o kitabı alıp dikkatle inceledi ve pek imrendi. Ertesi gün asistanım Özlem de kızımınkine benzer ifadelerle kitabı beğendiğini dile getirdi. 4 - 5 yıl önce üniversiteden mezun olan bu 2 genç hanım, anlaşılan bahçesinde heykellerin bulunduğu bir üniversite kampüsünde, sırtlarını sanat eserlerine dayayarak öğrenim görme imkânına sahip olamadıklarına hayıflanıyorlardı.
Benim üniversite yıllarım çoook gerilerde kaldı; ama birkaç yıl önce bir konferans için Anadolu Üniversitesi'ne gittiğimde, üniversitenin kendi senfoni orkestrasından dinlediğim konserden etkilenmiştim. O dönemde Anadolu Üniversitesi'nin yanı sıra sadece 9 Eylül Üniversitesi ve Bilkent'in kendi orkestrası vardı. Zaten Bilkent, bu işin öncüsüydü. Yani Türkiye'de topu topu 3 üniversitenin kendi orkestrası vardı. Şimdi çoğaldı mı bilemiyorum.

Açıkhava sergisi gibi
O tarihte bahçede heykel sergilenmesine yeni yeni başlanıyordu. Şimdiyse üniversitenin bahçesi, doğal bir açıkhava sergisi haline gelmiş. Kampüste çoğunluğu öğrencilerin, bir kısmı da öğretim üyelerinin yaptıkları 60'a yakın heykel var. Bu heykeller her an elinizin altında, dolaştığımız her yerde... Yaslanıp kitabınızı okuyabilir, karşısına geçip düşünceye dalabilirsiniz.
Anadolu Üniversitesi'nin bahçesine ilk heykel 35 yıl önce konulmuş. Şadi Çalık imzasını taşıyan Atatürk, bütün ihtişamıyla ağaçların gölgesinde, heykelin büyük bir bankı andıran beyaz taş kaidesine oturmuş bize bakıyor. Elinde kitabıyla...

Heykelin avantajı
Heykel, sanatla tanışıklığı az olanların, resme göre daha kolay iletişim kurabildikleri sanat dalı. Nitekim dünyanın 2 dev sanatçısını ardarda ağırlayan Sabancı Müzesi'nde de Rodin'in heykellerinin, Picasso'nun resimlerinden daha fazla ilgi gördüğü, Müze Müdürü Dr. Nazan Ölçer tarafından açıklanmıştı.
Heykel parkını hayata geçiren dönemin rektörü Prof. Ataç, kitabın girişinde kendisiyle yapılan bir söyleşide uygulamanın çıkış noktasını şöyle anlatıyor: "Estetik kaygısı insan yaşamının bir parçası olmalı. İnsanın sanatla erken yaşlarda tanışması çok önemli. Çünkü sanat insanın hayata bakışını değiştiriyor. Sadece mesleki ve ailemizden gelen değerlerle değil, sanatın size kazandırdıklarıyla daha da zenginleşerek bakıyorsunuz hayata. Uygulamamızın altında sanatla iç içe yaşamak, sanat eserlerini yaşamın bir parçası haline getirmek yatıyor."
Kampüs bahçesinde heykelleri sergilenen Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencilerinin motivasyonu herhalde çok üst düzeydedir. Daha mezun bile olmadan, yapıtları üniversitenin bir mekânında yer alıyor.

mtamer@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
'Kimseye etmem şikâyet, ağlarım ben halime'
Nasreddin Hoca'ya sordular:
Melih AŞIK
Mein Vater Türke
Cahit Çubuk, Bolu'nun Mengen ilçesinden kalkı...
Fikret BİLA
Komutanlar ve milli burjuvazi arayışı
Kuvvet komutanlarının, harp okullarının açılı...
Hasan CEMAL
İrtica diye bir tehdit yok!
Cuma gecesi Ankara'dan kalktık, New York'a uç...
Güneri CIVAOĞLU
Zalimlik egzersizi
Acıyı acıyla yenmek yöntemini Paulo Coelho'da...
Can Dündar
Adnan Menderes'le düşen uçakta...
Tomris Giritlioğlu telefon etti aylar önce.....
Abbas GÜÇLÜ
Demirel, Batman ve Pekinler
Dün, binlerce kilometre yol kat edip günü bir...
Metin MÜNİR
Tatilin ikinci günü
Salonda, sallanan koltuğa oturmuş müzik dinli...
Hasan PULUR
Köşe yazarı nasıl olunur?
"KÜÇÜK Hanım"ın canı gazeteci olmak, yazı yaz...
Derya SAZAK
Nasıl tükettik?
Gıda güvenliği insanlığın 21. yüzyıldaki en t...
Meral TAMER
Üniversite bahçesindeki heykel parkı
Önce masamda duran kitaplardan birinin adı di...
Ece TEMELKURAN
Cola Kurda!
Cola Turca çıktığı günden beri, her biri dev ...
Tamer HEPER
Nostalji
Her ramazan, eski ramazanlar diye nostalji ya...
Osman ULAGAY
Dış ticaret açığımız nasıl 'Asyalaştı'?
Küresel dönüşümün Türkiye'nin dış ticaret hac...
Güngör URAS
Venedik Bienali'nden seçmeler İstanbul Modern'de sergilenecek
Geçen yıl düzenlenen 51'inci Venedik Bienali'...
Serpil YILMAZ
Sivil toplumda 'geniş cephe'
Aslına bakarsanız, bugün için dar bir grup ar...

© 2006 Milliyet