|
 |
|
|
Futbolsuz ve hakemsiz
UEFA Kupası'nda gruplara kalmanın morali ve yorgunluğu ile, sakat oyuncularının eksikliğini hissederek sahaya çıkan Beşiktaş'ın karşısında, geçen yılki performansından uzak, ligde sıkıntılı günler geçiren, yönetimini ve teknik kadrosunu kaybeden, seyirci desteğinden mahrum Erciyesspor vardı.
Karşılaşma Ramazan ayına uygun, temposuz ve pozisyonsuz başladı ve bitti. İki takım da kontrollü oynadı, savunmayı sağlam ve kalabalık tutup, uzun kontra toplarla gol aradı. Hücuma çıkarken kaybedilen bir topta, Gökhan Zan'ın gayreti, Nobre'nin fırsatçılığı ile bulunan gol, akıllarda kalan tek pozisyondu.
Delgado'nun eksikliği çok hissedildi. İkinci yarı oyuncu değişikliklerinden başka değişen bir şey yoktu. İki takım da alan veren razı görünümündeydi. Son dakikada amatörce yenen golle skor eşitlendi. Futbolun adaleti yerine geldi.
Oyuncu kalitesi çok ağır basan Beşiktaş'ın rahat kazanması gereken bir maçtı. Bu sonuçla siyah - beyazlılar ligde ağır bir darbe aldı.
Kafasına göre
İsmet Arzuman, temposuz maça ayak uyduran bir yönetim sergiledi. Kafasına göre maç yönetiyor. Faul standartı yok. Savunma oyuncusuna yapılan faulde avantaj olmaz.
İlk yarıda tartışılan bazı kararlar vardı. Nobre'nin attığı ilk golde oyunun devamı doğruydu. Toth, İbrahim Toraman mücadelesine devam kararı yanlıştı. Hemen ardından Toth'un arka arkaya yaptığı iki faule ve itirazlarına kayıtsız kaldı. Barajlarda gerekli mesafeyi açamadı. İlk yarının son dakikalarında Fahri'nin eline çarpan topa devam kararı yanlıştı. Pozisyonun devamında oluşan korneri hiçbir şey yokken faul diye kesmesi hoş değildi.
İkinci yarı başında Toth'un çizgi üzerinde Fahri'ye yaptığı karateyi sadece faulle geçiştirdi. Burak'ın kendisine yapılan faulden sonra elle yaptığı itirazı da görmezden geldi. Sonuçta futbolsuz ve hakemsiz bir maçtı.
mtokat@milliyet.com.tr
|
|
|

|