Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 02 Ekim 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ateşkesi 'fırsat' olarak görenler


WASHINGTON

New York'ta cumartesi akşamı Carlyle otelinde iftar. Amerikalı sinema oyuncusu Robert de Niro da Başbakan Erdoğan ve ailesiyle birlikte aynı masada...
Başbakan'ın yakın çevresinden biriyle bugünkü Erdoğan-Bush görüşmesini konuşuyoruz. Türk tarafı, Beyaz Saray buluşmasını, Erdoğan'ın uçakta bize söylediği gibi, PKK konusuna endekslemiş durumda.
Dış politikayı yakın takipte tutan güvenilir kaynak, cumartesi akşamı şöyle diyordu:
"PKK ile ilgili olarak bıçağın kemiğe dayandığını Erdoğan, geçen yaz 20 Temmuz'da Başkan Bush'a telefonla söyledi. Bush yönetimi, sanıyorum işin ciddiyetini asıl o zaman kavradı. Bir şeyler yapmazlarsa, Türkiye'nin PKK'ya karşı Irak'ın kuzeyinde de harekete geçeceği mesajını aldılar. Koordinatör atamaları falan bundan sonra geldi. Ama bununla yetinmek olmaz. Somut bir şeyler lazım."
Somut bir şeyler yapma zamanı!
Bu mesajı Başbakan Erdoğan bize cuma gecesi uçakta verdi. Başkan Bush'la bugünkü buluşmasını PKK'ya endekslerken Washington'dan beklentilerin yüksek olduğunu belirtti.
Nedir bu beklentiler?
Bunların başında Kandil Dağı'nın dağıtılması geliyor. PKK'nın sürekli olarak silah bırakmasını, silahsızlandırılmasını sağlayacak gelişmeler geliyor.
Bir başka deyişle:
Ankara, Amerika'dan Kandil Dağı'ndaki PKK karargâhını etkisizleştirecek bazı adımlar bekliyor. Öcalan'ın 1999'da Türkiye'ye paketlenmesinde olduğu gibi PKK'nın lider kadrosundan kimilerinin Türkiye'ye teslim olmasına yol açabilecek bazı girişimler bekliyor.
Mümkün mü?..
Ankara bunun için bastırıyor.
PKK'nın ateşkes kararı almasında bu baskının payı var. Çünkü Amerika da, Iraklı Kürt liderler de Türkiye'yi Kuzey Irak'ta görmek istemiyorlar. Böyle bir gelişmenin bölgede, Irak'ta işleri çok daha fazla karıştıracağını biliyorlar.
Ama şurası da bir gerçek:
Ateşkes, Türkiye'yi kesmiyor!
Başbakan Erdoğan, uçaktaki açıklamalarında da bu noktayı belirtti. Tabii önemsiyor ateşkesi. Ama yetersiz buluyor. Erdoğan'ın asıl amacı, PKK'ya tümüyle silah bıraktırmak, yani PKK'nın silahları ebediyen gömmesini sağlamak...
Amerika da (AB gibi) PKK'nın silahları gömmesinden yana.
Özetlenecek olursa:
Ateşkes, Ankara'yla birlikte Washington'u da kesmiyor!
Ama bu arada bir soru var:
Acaba ateşkes, PKK'nın silahı ebediyen bırakması yolunda bir ara aşama olabilir mi? PKK'yı dağdan indirmek için bundan sonra ne yapmak gerekebilir?
Erdoğan hükümeti böylesine kritik bir konuya kamuoyu önünde girmekten kaçınıyor. Ancak bu demek değil ki, ateşkes sonrası süreçte ne yapılabilir sorusu AKP'li kurmaylar arasında kapalı kapılar arkasında tartışılmıyor.
Tartışıldığını sanıyorum.
Amerikan tarafında da durum pek farklı sayılmaz. Washington, Erdoğan hükümeti dört yıl önce işbaşına geldiği zaman da PKK'yı dağdan indirebilecek bazı adımların doğru olacağını Ankara'ya bildirmiş, Abdullah Gül'ün başbakanlığı sırasında çıkan 'eve dönüş yasası'yla ilgili olarak hükümete bazı telkinleri olmuştu.
Amerika'nın telkinlerine fazla kulak asılmadı. Bir yasa çıktı ama sonuç vermedi. Bazı beklentileri karşılamadığı için dağdan inişler gerçekleşmedi. Sanıyorum, AKP'nin önde gelen kurmayları, üst düzeyde hükümet yetkilileri arasında o zaman 'bir fırsat'ın kaçırıldığını düşünenler yok değil.
Bugün de böyle bir fırsat var mı? Ateşkesle, PKK'nın silah bırakması ve dağdan indirilmesi açısından bir 'fırsat penceresi'nin açıldığı söylenebilir. Ama bu açıdan aynı zamanda bir yumurta-tavuk ilişkisi de geçerli.
Herhalde Ankara için öncelik, PKK'nın kayıtsız şartsız silah bırakması...
Buna karşılık Washington'da, adına ister eve dönüş, ister pişmanlık ne derseniz deyin af benzeri bir adım telkini dört yıl önce olduğu gibi yine kulaklara çalınıyor. Amerikan yönetimi bu yoldaki telkinlerini değişik kanallardan hükümete iletiyor.
Ankara ise bundan önce Amerika'dan sözgelimi Kandil'i etkisiz kılacak bazı adımları görmek istiyor. Böyle bir gelişme olmadan, hele son derece kritik 2007 seçimleri öncesinde Erdoğan hükümetinin af benzeri birtakım yönelişlerin içinde gözükmesi uzak ihtimal...
Uzun lafın kısası:
PKK'nın ateşkesi, Ankara'yla Washington'u kesmiyor. Ama her iki taraf da bu konuyu önemsiyor ve bunun bir fırsat penceresi yaratabileceğini görüyor.
Çünkü şehit cenazeleri yalnız Türkiye'nin moralini ve vücut kimyasını bozmuyor (ya da örneğin AKP'nin seçim şansına zarar vermiyor), aynı zamanda Amerika'yla Iraklı Kürt liderleri de fazlasıyla rahatsız ediyor.
Bu nedenle, 1999-2004 arasındaki beş yılda olduğu gibi silahların çok büyük ölçüde susması, bütün tarafların çıkarına...
Ama elbette ateşkesin ötesine gidilmesi, PKK'nın tümüyle silah bırakıp dağdan inmesi çok daha yaşamsal, eski deyişle hayati bir konu...
İşte bunun içindir ki, Erdoğan'la Bush'un bugünkü Beyaz Saray buluşmasında PKK boyutu ağır basıyor.

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
'Dinozor'un Ermeni oyunları
NEWSWEEK dergisinin başyazarı Fareed Zakaria,...
Çetin ALTAN
Profesör dostum
Onu ilk kez Hukuk Fakültesi'nin birinci sınıf...
Hasan CEMAL
Ateşkesi 'fırsat' olarak görenler
New York'ta cumartesi akşamı Carlyle otelinde...
Yasemin CONGAR
Beyaz Saray'da gündem PKK
ABD yolunda gazetecilere "İlk defa oyumuz yüz...
Can Dündar
Devrim, Deniz Harp Okulu'na geri döndü
1969'da 69 deniz subayı bir bildiri yayımlamı...
Semih İDİZ
PKK propaganda atağına geçerken...
Dünya çapında 300 milyon seyircisi olduğu söy...
Faik ÖZTRAK
Sürdürülemez yükselen dış açık endişe verici
Geçen ay yapılan IMF ve Dünya Bankası'nın son...
Hasan PULUR
Sanki alan varmış gibi...
HOLLANDA'DA seçim var, partiler oy alabilmek ...
Yaman TÖRÜNER
Peynirimi kim yürüttü?
Dünyanın en pahalı borçlanmasını yapıyor, bek...
Osman ULAGAY
Çin tehdidi henüz yeni başlıyor
Bundan önceki iki yazımda bazı verilerinden v...
Güngör URAS
Ekonominin kaderini yabancılar belirliyor
IMF destekli istikrar programı kapsamında "Yü...

© 2006 Milliyet