|
Ekonominin kaderini yabancılar belirliyor
Türkiye'de ekonomi üretime dayanmıyor, piyasaya dayanıyor. Piyasanın ipi ise yabancıların elinde. Uluslararası Para Fonu (IMF) destekli istikrar programı kapsamında 'yüksek faiz, ucuz döviz' uygulaması sonucu, hükümet ekonomiyi yönlendirme gücünü kaybetmiş durumda
IMF destekli istikrar programı kapsamında "Yüksek Faiz, Ucuz Döviz" uygulaması sonucu, hükümet ekonomiyi yönlendirme gücünü kaybetti.
Türk ekonomisinin kaderini piyasa, piyasanın kaderini yabancılar belirler hale geldi.
Piyasa hâkimiyeti devam ettiği sürece, hükümet (Merkez Bankası-Maliye) istese de ekonomiye müdahale edemez. Çünkü Merkez Bankası'nın elinde faizi yükseltmekten, Maliye'nin elinde vergiyi artırmaktan başka araç ve güç kalmadı. (Merkez Bankası ile Maliye de bu araçları piyasanın ipini elinde tutan yabancıları mutlu etmek için kullanıyor.)
İp yabancıların elinde
Devleti yönetenlerin, yönetilenlerin, bankaların, işadamlarının, halkın gözü piyasada. Piyasa sabah 09.00'da açılıyor, akşam 17.00'de kapanıyor. Gün boyu yurtdışından gelen emirlere göre piyasa dalgalanıyor. Türk halkına ise dalgayı seyretmekten, dalganın faturasını ödemekten başka yapacak şey kalmıyor.
Piyasa denilen şey (1) Döviz fiyatından, (2) Faiz oranından, (3) Hisse senedi borsası endeksinden oluşuyor.
Türk piyasasının ipi yabancıların elinde. Yabancılar, Türkiye'deki yüksek reel faizden uzun süreli, Türk piyasasındaki günlük dalgalanmalardan kısa süreli para kazanan, çok para kazanan, bu işi meslek edinen yabancı fonların, bankaların yöneticileri. Londra merkezli fonlarda çalışan, hepsi yurtdışında çok iyi eğitim görmüş, Türk piyasasıyla oynayarak patronlarına para kazandırmayı meslek edinmiş (bazı) Türk gençleri. (Ücret karşılığı, yabancılar için Türkiye'yi soyduklarından onları da mecburen yabancı sayıyoruz.)
Piyasanın ipini ele geçiren yabancılar Türk ekonomisiyle nasıl oynuyor?
Türkiye'ye bir gün döviz gönderiyorlar. Döviz fiyatları düşüyor. Ertesi gün piyasadan döviz topluyorlar.
Döviz fiyatları hemen yükseliyor. Yüksek reel faizi yeterli bulmadıklarında "aba altından sopa gösteriyorlar", döviz göndermeyi kesiyorlar, Merkez Bankası korkudan hemen faizi yükseltiyor.
Hazine bonosu satın alıyorlar. Bononun reel faizini az bulurlarsa ellerindeki bonoları satmaya başlıyorlar. Hazine korkudan hemen bono faizini yükseltiyor.
Ekonomiyle oynuyorlar
Borsada işlem gören hisse senetlerinin çoğu yabancılar adına alınmış durumda. Hisse senetlerini bir gün alıp öbür gün satıyorlar. Yabancılar alıma geçti diye borsa yükseliyor, satışa geçti diye borsa çöküyor. Bu arada Türkler silkelenirken, yabancılar para kazanıyor.
Paradan para kazanabilmek için, piyasanın hareketli olması lazım. İstikrarlı piyasalarda paradan para kazanılmaz. Piyasa ne kadar oynaksa, ne kadar dalgalanırsa o kadar para kazanma imkânı oluşur.
Hele hele dalgayı bilerek, isteyerek, istenilen zamanda, istenilen ölçüde yaratma gücü elde edilirse, işte o zaman piyasayla istenilen şekilde oynanır. Paradan para kazanılır.
İşte Türkiye'de ekonomide olan biten budur. Günümüzde ekonomi üretime dayanmıyor. Piyasaya dayanıyor. Hükümet üretimin sağlıklı olarak büyümemesini dert etmiyor. Piyasadan korkuyor. Çünkü ekonomi kadar hükümetin de kaderi piyasaya bağlı. Piyasanın ipi ise yabancıların elinde.
guras@milliyet.com.tr
|
|