Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 02 Ekim 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ekonominin kaderini yabancılar belirliyor

Türkiye'de ekonomi üretime dayanmıyor, piyasaya dayanıyor. Piyasanın ipi ise yabancıların elinde. Uluslararası Para Fonu (IMF) destekli istikrar programı kapsamında 'yüksek faiz, ucuz döviz' uygulaması sonucu, hükümet ekonomiyi yönlendirme gücünü kaybetmiş durumda


IMF destekli istikrar programı kapsamında "Yüksek Faiz, Ucuz Döviz" uygulaması sonucu, hükümet ekonomiyi yönlendirme gücünü kaybetti.
Türk ekonomisinin kaderini piyasa, piyasanın kaderini yabancılar belirler hale geldi.
Piyasa hâkimiyeti devam ettiği sürece, hükümet (Merkez Bankası-Maliye) istese de ekonomiye müdahale edemez. Çünkü Merkez Bankası'nın elinde faizi yükseltmekten, Maliye'nin elinde vergiyi artırmaktan başka araç ve güç kalmadı. (Merkez Bankası ile Maliye de bu araçları piyasanın ipini elinde tutan yabancıları mutlu etmek için kullanıyor.)

İp yabancıların elinde
Devleti yönetenlerin, yönetilenlerin, bankaların, işadamlarının, halkın gözü piyasada. Piyasa sabah 09.00'da açılıyor, akşam 17.00'de kapanıyor. Gün boyu yurtdışından gelen emirlere göre piyasa dalgalanıyor. Türk halkına ise dalgayı seyretmekten, dalganın faturasını ödemekten başka yapacak şey kalmıyor.
Piyasa denilen şey (1) Döviz fiyatından, (2) Faiz oranından, (3) Hisse senedi borsası endeksinden oluşuyor.
Türk piyasasının ipi yabancıların elinde. Yabancılar, Türkiye'deki yüksek reel faizden uzun süreli, Türk piyasasındaki günlük dalgalanmalardan kısa süreli para kazanan, çok para kazanan, bu işi meslek edinen yabancı fonların, bankaların yöneticileri. Londra merkezli fonlarda çalışan, hepsi yurtdışında çok iyi eğitim görmüş, Türk piyasasıyla oynayarak patronlarına para kazandırmayı meslek edinmiş (bazı) Türk gençleri. (Ücret karşılığı, yabancılar için Türkiye'yi soyduklarından onları da mecburen yabancı sayıyoruz.)
Piyasanın ipini ele geçiren yabancılar Türk ekonomisiyle nasıl oynuyor?
  • Türkiye'ye bir gün döviz gönderiyorlar. Döviz fiyatları düşüyor. Ertesi gün piyasadan döviz topluyorlar.

  • Döviz fiyatları hemen yükseliyor. Yüksek reel faizi yeterli bulmadıklarında "aba altından sopa gösteriyorlar", döviz göndermeyi kesiyorlar, Merkez Bankası korkudan hemen faizi yükseltiyor.
  • Hazine bonosu satın alıyorlar. Bononun reel faizini az bulurlarsa ellerindeki bonoları satmaya başlıyorlar. Hazine korkudan hemen bono faizini yükseltiyor.


  • Ekonomiyle oynuyorlar
  • Borsada işlem gören hisse senetlerinin çoğu yabancılar adına alınmış durumda. Hisse senetlerini bir gün alıp öbür gün satıyorlar. Yabancılar alıma geçti diye borsa yükseliyor, satışa geçti diye borsa çöküyor. Bu arada Türkler silkelenirken, yabancılar para kazanıyor.

  • Paradan para kazanabilmek için, piyasanın hareketli olması lazım. İstikrarlı piyasalarda paradan para kazanılmaz. Piyasa ne kadar oynaksa, ne kadar dalgalanırsa o kadar para kazanma imkânı oluşur.
    Hele hele dalgayı bilerek, isteyerek, istenilen zamanda, istenilen ölçüde yaratma gücü elde edilirse, işte o zaman piyasayla istenilen şekilde oynanır. Paradan para kazanılır.
    İşte Türkiye'de ekonomide olan biten budur. Günümüzde ekonomi üretime dayanmıyor. Piyasaya dayanıyor. Hükümet üretimin sağlıklı olarak büyümemesini dert etmiyor. Piyasadan korkuyor. Çünkü ekonomi kadar hükümetin de kaderi piyasaya bağlı. Piyasanın ipi ise yabancıların elinde.

    guras@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    'Dinozor'un Ermeni oyunları
    NEWSWEEK dergisinin başyazarı Fareed Zakaria,...
    Çetin ALTAN
    Profesör dostum
    Onu ilk kez Hukuk Fakültesi'nin birinci sınıf...
    Hasan CEMAL
    Ateşkesi 'fırsat' olarak görenler
    New York'ta cumartesi akşamı Carlyle otelinde...
    Yasemin CONGAR
    Beyaz Saray'da gündem PKK
    ABD yolunda gazetecilere "İlk defa oyumuz yüz...
    Can Dündar
    Devrim, Deniz Harp Okulu'na geri döndü
    1969'da 69 deniz subayı bir bildiri yayımlamı...
    Semih İDİZ
    PKK propaganda atağına geçerken...
    Dünya çapında 300 milyon seyircisi olduğu söy...
    Faik ÖZTRAK
    Sürdürülemez yükselen dış açık endişe verici
    Geçen ay yapılan IMF ve Dünya Bankası'nın son...
    Hasan PULUR
    Sanki alan varmış gibi...
    HOLLANDA'DA seçim var, partiler oy alabilmek ...
    Yaman TÖRÜNER
    Peynirimi kim yürüttü?
    Dünyanın en pahalı borçlanmasını yapıyor, bek...
    Osman ULAGAY
    Çin tehdidi henüz yeni başlıyor
    Bundan önceki iki yazımda bazı verilerinden v...
    Güngör URAS
    Ekonominin kaderini yabancılar belirliyor
    IMF destekli istikrar programı kapsamında "Yü...

    © 2006 Milliyet