Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 03 Ekim 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Şarapçılıktaki kriz çiftçiyi vurdu

Görüş / Engin Önen

Dünyada yükselen değer konumundaki şarapçılık, en elverişli topraklarda AKP hükümetinin ideolojik baskıları sonucunda ciddi bir darbe yedi.
Dünyanın hiçbir yerinde görülmeyen ağır vergi yükü, zaten tüketimin çok düşük olduğu ülkemizde şarapçılığı krize soktu.
Ucuz ithal şarabın bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde teşvik edilmesiyle Türk şarapçılığı ikinci bir darbe daha yedi. Yabancı mal özentisi sonucu, ucuz ve kalitesiz şaraplar, belli düzeyde de olsa, yerli şaraba göre daha çok tercih edilir oldu. Bu eğilimin farkında olan bazı firmalar da üretim yerine ithalata yönelmeyi tercih etti.
* * *
Bu ağır koşullar altında, maalesef, yerli şarap firmalarının dayanışma ve şarap kültürüne sahip çıkmada çok başarılı sınav verdikleri söylenemez. Kendi aralarındaki acımasız rekabet hamleleri, bunun en önemli göstergelerinden biriydi.
Daha da önemlisi, aslında hiç de küçümsenemeyecek bir geçmişleri olmasına rağmen, şarap firmalarımızın sosyal sorumluluk ve şarapçılık kültürüne sahip çıkmada kötü bir sınav vermişlerdir. Çünkü şarapçılığı sadece kar maksimizasyonuna indirgeyen tavırlar sergilediler. Ticari kuruluşların daha fazla kar etme çabaları son derece normaldir. Ama krizin faturasını, bu kültürün önemli bir parçasını oluşturan bağcılara çıkarmak ne kadar doğrudur?
* * *
Bu yıl, üzüme geçen yılki fiyatların yarısı, hatta üçte biri düzeyinde bedel biçmeleri başka nasıl açıklanabilir ki? Bunun tercümesi basit. Vergi yükü çiftçiye.
Güzelim bağların sökülmesi, AKP'lilerin arzu ettiği bir sonuç olabilir, ama şarap şirketleri ve şarap severlerde farklı duygulara yol açmalıdır.
Bir şirket kar etmek için kurulur ve bu mantıkla işler. Ama daha fazla kar etme güdüsü, şirketlerin sosyal sorumluluktan tamamen muaf olmaları anlamına gelmez. Hele ağır baskılar altındaki şarapçılık sektörü bu konuda daha duyarlı olmak zorundadır. Bu çerçevede, şarap firmaları arasındaki rekabet ile dayanışma dengesinin yanı sıra şarapçılık kültürünün önemli bir unsuru olan çiftçileri de tamamen dışlayıcı bir tavır içine girmemek gerekir.
* * *
Türkiye şarapçılığı için, AKP iktidarı bir talihsizliktir. Hükümetin aldığı ağır vergi kararlarının yanı sıra AKP'li belediyelerin de haksız ve ideolojik baskılarına maruz kaldığı anlaşılmaktadır. Bu sorun karşısında, geçici bir durum şeklinde teselli aranabilir. Ama şarap şirketleri, şarapçılığa zarar vermeye başlayınca, bunun telafisi çok güç olacaktır.
Şarap şirketlerinin AKP karşısındaki çığlıklarını haklı bulanların, çiftçi/bağcıların yediği darbe karşısında duyarsız kalmamaları gerekir.

ege@milliyet.com.tr







EGE
Hareket başlamıştır
Emeklilik hakkında her şey
Kırmızı ışık ihlaline artık 'Dur' denilsin!
Şarapçılıktaki kriz çiftçiyi vurdu
Yağış rekoruna rağmen İzmir sınavdan geçti





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Bülent Buda
Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Engin Önen
Deniz Sipahi

© 2006 Milliyet