Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 03 Ekim 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Hükümet de özel sektör de tedbir arıyor

SERKAN ARMAN

Temmuz sonu itibariyle bir yıllık cari işlemler açığı 29.6 milyar dolara ulaştı. IMF'nin 'ikinci dalga' uyarılarından sonra, hükümet de tedbir alınmasını gündeme aldı.
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, "Cari açık için kalıcı önlem almamız lazım" açıklaması yaptı. Arkasından da Başbakan Tayyip Erdoğan, "Cari açıkla ilgili çalışmalar sürüyor. İthalat ve ihracat arasındaki açık fazla, bunu gidereceğiz" dedi. Hükümet özellikle ithalatı kısma - ihracatı artırma ve doğrudan yabancı sermaye girişini teşvik üzerinde duruyor.
Ocak - Ağustos dönemindeki 88 milyar dolarlık ithalatın 63.6 milyar dolarlık kısmı ara mal. Hükümet, ithalat yerine ara mallarının Türkiye'de üretimini teşvik etmek istiyor. Bunun için büyük yatırımların desteklenmesi ve bu yatırımlara entegre ara malı üretenlere için kurumlar vergisinin yüzde 14'e düşürülmesi düşünülüyor. Büyük yatırımları teşvik kapsamında cari açığın finansman kalitesinin artırılması planlanıyor.
Döviz gelirlerinin artırılması amacıyla turizm ve ihracatın teşviki düşünülüyor.

Tüzmen'in formülü belli
Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, öteden beri aynı formülü savunuyor: İhracatın artırılması... Tüzmen şöyle diyor:
"YTL'nin aşırı değerli olması ithalatı artıran en önemli faktör. İthalat arttıkça cari açık artıyor. Araştırmalara göre YTL'nin yüzde 10 değerli olması ithalatta ekstra 5 milyar dolarlık artış oluşturuyor. Son gelişmeler, döviz kurları ile ithalat - ihracat arasındaki direkt ilişkiyi açık biçimde ortaya koydu. Cari açığı düşürmenin yolu ihracatı artırmak. Cari açığın panzehiri ihracattır. Bütün kurum ve kuruluşlar bu gerçekten yola çıkmalı ve gereğini yapmalıdır. Bir de haksız rekabete yol açan ve iç piyasadaki haksız rekabeti engellemek için uluslararası kurallara uygun uygulamaları hayata geçiriyoruz ve bu konuda önlem almaya devam edeceğiz."

205 damping soruşturması
Dış Ticaret Müsteşarlığı (DTM), dampingli ithalatın önlenmesi bakımından kilit noktada. Müsteşarlık bu konuda elindeki bütün enstürmanları etkin biçimde kullanmaya çalışıyor. Yetkililerin verdiği bilgiye Türkiye, dampinge karşı vergileri dünyada en çok uygulayan ülkeler arasında yer alıyor.
DTM, bugüne kadar 205 damping soruşturması açtı. Halen 26 ülkeye yönelik toplam 89 dampinge karşı kesin önlem yürürlükte. 11 damping soruşturması sürdüren DTM şu açıklamayı yaptı:
"Çin menşeli 42 kategoride yer alan tekstil ve konfeksiyon ürünlerinin ithalatında miktar kısıtlaması var. Sanayicimizin ithalat dolayısıyla zarar görmelerini önlemek için, gelen taleplerin ivedilikle karşılanmasına gayret gösteriliyor."

İŞ DÜNYASI NE DİYOR?
'Doğru çivi desteklenmeli'
TOBB Başkanı RİFAT HİSARCIKLIOĞLU:
"Cari açık, yapısal problemlerimizin bir sonucu. İç tasarruf oranımız düşük, iş ve yatırım ortamımız, rekabet ettiğimiz ülkelerin seviyesinde değil. Sebepler yerinde kaldığı müddetçe sonuç değişmez. Sadece döviz kurunun seviyesine odaklanmış tartışmalar, eksiklerimizi görmemizi engelliyor. Kısa vadede cari açığın finansman kalitesinin artırılması, kırılganlığı azaltıyor. Uzun vadede kalıcı çözüm için ihracatın ithalata bağımlılığını azaltacak bir sanayi politikası ve yatırım teşvik sistemi tespit edilmelidir. Artık her çivi çakanın değil doğru çiviyi çakanın desteklenmesinin zamanıdır."

'Yatırımla finanse edilir'
İSO Başkanı TANIL KÜÇÜK:
"Cari işlemler açığının azaltılması ve taşınabilir seviyelere çekilmesinde, en etkili çözüm, yatırım ve üretim ortamının iyileştirilmesi ve ihracatın desteklenmesidir. Yatırım ortamının iyileştirilmesi girişimcimizi harekete geçirecek, uluslararası doğrudan yatırım girişini artırıcı bir etki yapacak ve cari açığın finansmanı için güvenilir bir zemin oluşacaktır. Bu çerçevede, girdi maliyetlerini rekabet ettiğimiz ülkelerle eşit düzeylere çekecek yapısal reformlar hızla sonuçlandırılmalı, rekabet gücünü ve ihracatı destekleyecek bir mikro tedbirler paketi olmalı."

'Milli bilinç gerekli'
MÜSİAD Başkanı ÖMER BOLAT:
"Yüksek katma değere dayalı rekabetçi bir ekonomik yapı gerekiyor. Türkiye reel ekonomi öncelikli bir sürece girmeli. İnsanımıza üretimde ve tüketimde milli hassasiyet bilinci teşvik edilmeye yönelik çalışmalar yapılmalı. Cari açık olumsuz kur etkisiyle birleşince aramalı üreten ve istihdam sağlayan yan sanayi çöküyor. Ekonomideki büyüme ve soğuma süreci daha iyi yönetilmeli. Esas çözümse üretime dayalı ihracat."

'Zamana yayılmalı'
TİM Başkanı OĞUZ SATICI:
Satıcı, bir süre önce yaptığı açıklamada şunları belirtmişti: "Bu hızla sürerse yaşadığımız dalga, tutunamayacağımız bir tsunamiye dönüşebilir. 25 milyar doları aşan cari açık ve 45 milyar doları aşan dış ticaret açığı, Türkiye'yi gelişmekte olan ülkeler arasında ilk sıraya taşımaktadır. Enflasyonu düşürmek amacıyla yüksek faiz - düşük kur politikası cari açığı patlattı. Cari açıkla mücadele konusunda enflasyonda düşülen hataya düşülmemeli. 10 yıllardır süren enflasyon, 3 senede suni yöntemlerle indirilmeye çalışıldı. Bu yüzden cari açıkla mücadelenin zamana yayılması ve sürecin iyi yönetilmesi önemli."

'Cari açık tosun gibi oldu'
ASO Başkanı ZAFER ÇAĞLAYAN:
"Daha önce konuşulması tabu gibiydi, sorun görülmüyordu. Çünkü sıcak para geliyordu. Şimdi büyümeye paralel cari açık da çığ gibi büyüyor.
Tosun bir cari açık ortaya çıktı. Tek başına ihracatla kapatamayız. YTL aşırı değerlenince ithalat patladı. YTL'nin aşırı değerlenmesinin en büyük nedeni faiz politikası. Türkiye küresel rekabette de yarışamıyor. İşçi maliyetleri yüksek. Ücretli için vergi ve primler yüksek. Enerji ve girdi maliyetleri de yüksek. Doğru teşhisi koyarsak o zaman Türkiye'ye doğrudan yabancı sermaye getirebiliriz."

Özel sektörün önerileri:
  • İhracatın ithalata bağımlılığı azaltılmalı
  • Her çivi çakan değil doğru çiviyi çakan desteklenmeli
  • Yatırım ve üretim ortamı iyileştirilmeli
  • Yüksek katma değere dayalı rekabetçi bir ekonomik yapı kurulmalı
  • Tüketimde milli hassasiyet bilinci teşvik edilmeli
  • Büyüme ve soğuma süreci daha iyi yönetilmeli.
  • YTL aşırı değerli, bu önlenmeli
  • Doğrudan yabancı yatırım teşvik edilmeli
  • İthalata dayalı büyüme azaltılmalı
  • Turizm teşvik edilmeli
  • Reel sektörün küresel rekabet gücü artırılmalı
  • Yeni pazarlar bulunmalı
  • Ar - Ge'ye önem verilmeli








  • EKONOMİ
    Yabancılar bankacılıkta şube atağını başlatıyor
    Toplu sözleşmeye 'ücretsiz mezar' maddesi de girdi
    Akkök Grubu Akmerkez'i 'Anadolu'ya taşıyacak
    Hükümet de özel sektör de tedbir arıyor
    Tarım danışmanlarına iş aranıyor
    SPK Başkanlığı için iki isim konuşuluyor
    Borsada yeni Yapı Kredi hisseleri işlem görecek
    Hatay, Vestel'den Rixos'a transfer oldu
    Dış borç stokunu özel sektör patlattı
    İZair, 8 bin yolcuyu 35 YTL'ye uçuracak
    Yılbaşı ikramiyesi aynı 'kazananlar' artacak
    Sahte emlakçılar, tapu dairelerine giremeyecek
    Yapı sektörüne 'mesleki sorumluluk sigortası'






    Meral TAMER
    TÜSİAD'dan AB'de Türk Haftası
    Türkiye'nin Avrupa Birliği ile üyelik müzaker...
    Güngör URAS
    Dış dünyanın bekleyişi ile bizimki çelişki halinde
    IMF, Dünya Bankası, AB, dış finans kuruluşlar...
    Serpil YILMAZ
    Asıl sorun işsizlik değil sermaye yetersizliği
    Kanyon alışveriş merkezindeki Konyalı'da ifta...


    © 2006 Milliyet