Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 03 Ekim 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Erdoğan önlem istedi Bush 'kararlıyız' dedi

Beyaz Saray'da bir araya gelen Bush ile Erdoğan'ın ana gündemini PKK oluşturdu. ABD Başkanı görüşmede, terörizme karşı ortak mücadele konusunda söz verdi

YASEMİN ÇONGAR, UTKU ÇAKIRÖZER Washington


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan dün Beyaz Saray'da görüştüğü ABD Başkanı George W. Bush'tan, "teröre karşı uluslararası düzeyde gösterdiği kararlılığı PKK konusunda da hayata geçirmesini" istedi. Irak'taki Amerikan silahlarının PKK'nın eline geçmesinden yakınan Erdoğan, terör örgütüne karşı somut önlem alınmamasının Türkiye'de ABD aleyhtarlığı yarattığına dikkat çekti. PKK'ya karşı önlem talebini Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani ve Başbakan Nuri Maliki'ye bizzat ilettiğini ve konunun takipçisi olacağını aktaran Bush da, Erdoğan'a terör örgütüyle ortak mücadele konusunda söz verdi.

Heyetler 7 kişilik
Bush ve Erdoğan'ın yedişer kişilik heyetlerle katıldıkları ve 1 saat planlanmasına karşın 1.5 saati aşan görüşmede, terör örgütü PKK ile mücadelenin yanı sıra Irak, İran, Suriye, İsrail-Filistin, Lübnan, Avrupa Birliği, Kıbrıs ve Darfur konularını da konuştular.
Görüşmenin ardından Oval Ofis'te kısa birer açıklama yapan iki lider, gazetecilerden soru almadılar.

Barış için ortak çalışma
"Teröre ve aşırılığa karşı kararlı çabalarımızı görüştük" diyen Bush'un, basın karşısında, terör konusunda daha vurgulu bir ifade kullanmaması, terör örgütünün Irak'taki varlığından söz etmemesi ve "PKK" adını telafuz etmemesi dikkat çekti. Erdoğan'la "geniş ve önemli" bir görüşme yaptığını belirten Bush, "Türkiye ve ABD barış için birlikte çalışabilirler ve çalışmalılar... Ortadoğu'ya istikrar getirme yönündeki ortak çabalarımızı konuştuk. Arzumuz; barışçı bir gelecek isteyenlerin radikalizmi ve aşırılığı reddetmesine yardımcı olmak" dedi.
Beyaz Saray görüşmesinde, Kerkük meselesi de, Türk heyeti tarafından gündeme getirildi. Diplomatik kaynaklara göre Erdoğan, Kerkük'ün tek bir etnik grubun hâkimiyetine bırakılmasının doğuracağı tehlike üzerinde durdu ve kentin bütün grupların eşit koşullarda yaşayacağı bir "özel statüye" kavuşturulmasını istedi.

İran'ın nükleer faaliyetleri
Bush-Erdoğan görüşmesinde, İran ve Suriye konularında iki ülke arasındaki üslup farkları da hissedildi. Görüşmeye katılan kaynaklara göre, Erdoğan, "Şam'la diyalog kanallarının açık tutulması" gereğini vurgularken, Bush, bunun için öncelikle Suriye'nin iyi niyetini kanıtlaması gerektiğini belirtti.

Erdoğan'a övgü
İki lider, Tahran'ın nükleer silah elde etmemesi konusunda görüş birliği yansıttılar. Erdoğan, İran'la diyalog ve diplomatik çözüm gereğini vurgularken, Bush, "Diplomatik çözümü ben de istiyorum. Ama bunun için önce İran uranyumu zenginleştirmeyi bırakmalı" dedi.
Bush'a Kıbrıs konusunu açan Erdoğan, KKTC'nin izolasyonuna son verilmesi beklentisini aktardı. Bush, Erdoğan'ın 2004'te Annan Planı konusundaki referandumda gösterdiği liderliği överken, Erdoğan da ABD Başkanı'ndan Kıbrıs'ta çözüm yönünde liderlik sergilemesini talep etti.

'AB'ye mutlaka girmelisiniz'
Beyaz Saray'daki zirvede AB üyeliği sürecindeki zorluklar ile Türkiye'nin bu konuda yavaşladığı izleniminin giderilmesi gereği de konuşuldu. Bush, Erdoğan'a "AB'ye mutlaka girmenizden yanayız. Bu süreçte sorun çıkarsa üzülürüz" diyerek, Türkiye'nin AB yolunda kararlılıkla yürümeye devam etmesini istedi. Bush daha sonra Oval Ofis'te de, "Başbakan'a şunu açıkça söyledim ki, Türkiye'nin AB üyeliği ABD'nin de çıkarınadır" diye konuştu.

'Bush'un sözleri umudumu artırdı'

Görüşmenin ardından basın toplantısı düzenleyen Erdoğan, teröre karşı destek istediği Bush'u bu konuda kararlı gördüğünü belirterek, "Konuyu Talabani ve Maliki'ye iletmesi umudumu artırdı" dedi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Bush'un, Irak Cumhurbaşkanı Talabani ve Başbakan Maliki'den PKK için önlem almalarını istemesinin, terör örgütüyle ortak mücadale konusunda umudunu artırdığını söyledi. Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın dünkü konuşmasında "irtica" vurgusa yapmasıyla ilgili olarak da, "O buranın konusu değil, onu Türkiye'ye döndükten sonra konuşacağız" diyerek yorum yapmadı.
Erdoğan, Willard İntercontinental Oteli'nde bir basın toplantısı düzenleyerek Bush'la görüşmesinin içeriğine dair açıklamalar yaptı. Erdoğan, özetle şunları söyledi:
PKK İÇİN KARARLI GÖRDÜM: Türkiye'nin 35 bin insanını teröre kurban verdiğini söyledik. Biz nasıl katkı veriyorsak, kendilerinden de bu mücadeleye katkı vermelerini istedik. Bush'u bu konuda kararlı gördüm. 'Ne gerekiyorsa sonuna kadar yapacağız' dedi.
PKK'DAKİ ABD SİLAHLARI: Bush 'terörle mücadelede benim tavrımı, uluslararası boyutta biliyorsunuz' dedi. Biz de 'Bu tavrınızı bölgemizde, özellikle ülkemizde görmek istiyoruz' karşılığını verdik. Terör örgütünün Irak'tan ülkemize sızarken getirdiği silahların ABD tarafından kullanılan silahlar olması ve halkımızın da bunu duyması bir anti-Amerikancı yapıyı oluşturmaktadır. Bunun kökünün kazınması inanıyorum ki bu anti-Amerikancı gelişmeleri ortadan kaldıracaktır.
ASKER GÖREV ÇIKARMAZ: 'Ateşkes' savaş terminolojisinde sadece devletlerarası bir olay olabilir. Biz bu ifadeyi hiç kullanmadık. İşi farklı yerlere götürebilir. Biz ancak silah bırakılmasını isteriz. İhtiyat hiçbir zaman ülkenin 780 bin kilometrekaresinde elden bırakılmaz. Güvenlik güçlerine 'tedbiri bırakın' gibi bir talep olamaz. Ama hiçbir şey yokken de, herhalde güvenlik güçleri kendine bir görev çıkarmaz.
BUSH NEDEN "PKK" DEMEDİ: Terör örgütleri propagandalarını yaptırmak için ellerinden geleni yaparlar. Dikkat edersiniz ben de adını hiç kullanmam. Adını kullanmaya gerek yok. Onların arzusuna hizmet edemeyiz.
AB: Türkiye İslam dünyası içerisinde demokrasiyi en ideal şekilde uygulayan tek ülke. Bir ilham kaynağı olması nedeniyle örnek teşkil ediyor. Başkan ısrarla Türkiye'nin bu özellikleri sebebiyle AB'nin içerisinde olması gerektiğine inandığını ifade etti.
KERKÜK: Kerkük'ün bir özel statüye kavuşturulması noktasında hassasiyetimizi söyledik. '2007 referandumu beklenmeyen bir neticeye kurban edilirse, Irak'ta çok ciddi sıkıntılar olur' dedik.

Beyaz Saray'da 'talihsiz' görüşme

Yasemin Çongar / Analiz

Başbakan Erdoğan'ın Başkan Bush'la Oval Ofis'teki dördüncü buluşması, iki açıdan talihsizdi.
Bir yandan, bu buluşma, ister istemez, Cumhurbaşkanı ve Genelkurmay Başkanı'nın hükümeti de hedef alarak yaptıkları "irtica" uyarılarının gölgesinde gerçekleşti. Diğer yandan da, Erdoğan'ın ABD'ye gelirken yaptığı açıklamalar, zirveyi tam anlamıyla PKK'ya endekslemekle, bu kapsamda somut sonuç alınmadığı, ABD'nin bilinen sözleri yinelemenin ötesine geçmediği izlenimine zemin hazırladı.
Milliyet'in dünkü Beyaz Saray görüşmesinden haberli Türk ve Amerikan kaynaklarından öğrendikleri, Erdoğan-Bush ilişkisinin "son yıllarda çok yıpransa bile, hâlâ dostane" olduğunu ortaya koyuyor. Bununla birlikte aynı kaynaklar, hem iki liderin Türkiye'nin bölgesine bakışları arasında "ciddi fark" olduğunu, hem de birbirlerinden bazı beklentilerinin "tam olarak karşılanamayacağını" belirtiyorlar.

Mesaj boşluğu
Türkiye'nin karşılanmamış beklentilerinin başında, "Irak'ta, PKK'ya karşı kararlı eylem" var. Dünkü buluşma, bu tabloyu değiştirmedi.
Erdoğan, Bush'tan PKK konusunda somut söz alıp bunu kamuoyuna duyurabilse, görüşme "başarılı" sayılacaktı. Bu olmadı. Üstelik, toplantı esnasında PKK konusunda kararlı ifadeler kullandığı anlatılan Bush, gazeteciler önünde aynı kararlılığı yansıtmadı.
ABD Başkanı'nın, açıklamasında PKK'ya değinmemesi, örgütün Irak'taki varlığından, Türkiye'nin teröre verdiği kayıplardan söz etmemesi, ciddi bir "mesaj boşluğu" yarattı.

Notu unuttu mu?
Görüşmeye katılan bir kaynak, Bush'un açıklama öncesinde, "Unutmayayım" diyerek önündeki kâğıda, PKK ve AB ile ilgili iki not düştüğünü aktardı bize. Bu doğruysa, yani AB mesajını basın önünde seslendiren Bush, PKK mesajını kâğıtta bıraktıysa, bu, Erdoğan açısından siyasi bir talihsizlik.
Başbakan'ın, bu durumu "örgütün propagandasını yapmamaya" bağlaması da, özellikle temmuzda açıklanan Ortak Vizyon Belgesi'nde, terörle mücadele hükmünün "PKK" adını da içermesi için Türkiye'nin gösterdiği yoğun çaba hatırlandığında havada kalıyor.

Söz değil, eylem
Gerek ABD'nin PKK'ya karşı özel temsilci ataması, gerekse Erdoğan'ın görüşmeye gelirken söyledikleri, Türk kamuoyunda "örgüte karşı önlem" beklentisini artırdı. Bunun somut adımlarla karşılanması, Bush'un dün ne deyip ne demediğinden çok daha önemli.
Yoksa beklentiyi yükseltip gerisini hızla getirememek, Türk-Amerikan ilişkisinde yeni ve çok ciddi bir sarsıntı yaratabilir. Bu durum, sadece ikili ilişkilerin değil, Erdoğan'ın siyasi nüfuzunun sorgulanmasını da yol açacaktır.




SİYASET
Erdoğan önlem istedi Bush 'kararlıyız' dedi
Büyükanıt da 'irtica tehdidi var' dedi
Hatada ısrar etmem
Türk heyeti şaşırdı
'Randevu' adımı
AKP'ye geçti, başkan oldu
Müzakerelere siyaset karıştı
Yeni partiye küpeli başkan
Erdoğan: TSK da Anayasa'ya uyacak
Alevi davası başlıyor
Org. Büyükanıt'ı canlı dinleyemedi






Olay Yaratan Şemdinli İddianamesi (PDF) (DOC)

Taha AKYOL
İrtica gerilimi
CUMHURBAŞKANI ve komutanlar irticai tehdidin ...
Fikret BİLA
Genelkurmay Başkanı'nın konuşmasındaki adresler
Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt'ın, ...
Hasan CEMAL
Sürpriz yok!
Amerika'da çalışmak gazeteci milletinin işini...
Güneri CIVAOĞLU
Kim konuşmalı?
Başbakan Erdoğan ve bakanları, Meclis Başkanı...
Derya SAZAK
Tayland olmasın
Kuvvet komutanlarından sonra Genelkurmay Başk...


 AB Ulusal Programı (Giriş ve Siyasi Kriterleri)


 AB - Katılım Ortaklığı Belgesi
 Kopenhag Kriterleri

© 2006 Milliyet