|
 |
|
|
Müzakerelere siyaset karıştı
2 Ekim 2005'te başlayan AB ile üyelik müzakerelerinde birinci yıl doldu. Teknik nitelikli olması gereken müzakereler, Türkiye'nin yapısı ve AB'nin Ankara'ya bakışı nedeniyle siyasetin gölgesinden kurtulamadı
GÜVEN ÖZALP Brüksel
AB ile Türkiye'nin tam üyelik müzakerelerine başlamasının üzerinden tam bir yıl geçti. Bir yıllık bilanço, iki tarafın da inişli çıkışlı bir performans sergilediğini ortaya koyar nitelikte. Temelde teknik nitelikli olması gereken müzakere süreci, Türkiye'nin yapısı ve AB'nin Ankara'ya bakışı nedeniyle siyasi manevraların gölgesinden kurtulamadı.
Türkiye'nin, müzakerelerin başladığı 3 Ekim 2005 öncesinde gösterdiği performanstan AB kurumlarında hâlâ övgüyle bahsedilse de Ankara'nın 2006 performansı "göz doldurmaktan uzak" olarak değerlendiriliyor.
'Eski istek kalmadı'
Reform sürecindeki yavaşlama, seçim atmosferine girilmesiyle AB konusunun "iyice alt sıralara itilmesi" ve süreç aleyhindeki söylemlerin iç politikada prim yapması Brüksel'in başlıca olumsuz tespitlerini oluşturuyor. AB Komisyonu yetkilileri, iktidarın AB konusunda eskisi kadar istekli olmadığını da net şekilde hissettiklerini vurguluyorlar.
Hükümetten gelen "Her şey planlandığı gibi ilerliyor. Herhangi bir sorun yok" açıklamalarına da AB yetkilileri pek katılmıyorlar. "Tarama süreci gibi takvimi ve tekniği belli bir süreçte sorun yaşanmaması, müzakerelerde ve ilişkilerde herhangi bir sorun olmadığını göstermez" yorumu da bu söyleme verilen yanıtı oluşturuyor.
Tek başlık tamamlandı
"Reform sürecinin yeniden canlandırılması, 301. maddede değişikliğe gidilmesi, Ek Protokol konusunda Türkiye'nin taahhütlerini yerine getirmesi" AB'nin bir yıl boyunca verdiği ana mesajların başını çekiyor. AB'nin KKTC''ye yönelik izolasyonların kaldırılması konusunda etkili olamaması, müzakere başlıklarının açılması için konuyla ilgili olmayan siyasi unsurların gündeme getirilmesi, başlık açma kapama konusunda AB'nin işi ağırdan alması da Ankara'nın hanesine yazılan eleştiriler arasında yer alıyor.
Aradan geçen bir yılda Türkiye sadece bilim-araştırma başlığının açılıp geçici olarak kapanmasını sağlayabildi. Eğitim-kültür başlığındaki görüşmeler de aylardır AB bünyesinde yürütülüyor. Tarama sürecinde ise her şey planlandığı gibi yürüyor. Türkiye tanıtıcı taramaları eylülde tamamladı. Ayrıntılı tarama sürecine de son noktanın 12 Ekim'de konulması öngörülüyor.
Ek Protokol gölgesi
Daha ilk yılını dolduran müzakerelerin, Ek Protokol nedeniyle askıya alınabileceği beklentisinin güçlendiği bir dönemde AB Komisyonu, Türkiye'yle olası bir "tren kazası"nı önleme çalışmalarını da sürdürüyor. Gerek Ankara, gerekse Brüksel, bu sorunlu dönemin en hafif zararla atlatılmasını sağlamaya çalışıyor.
|
|
|

|