|
 |
|
|
Toplu dağıtım
Zalim Yorumcu / CAN DARK
Sade görünümlü içten pazarlıklı ligde sekizinci haftayı da geride bıraktık. Konyaspor'la İstanbul'da karşılaşan Galatasaray, bir ara 3-1 öne geçtiği maçta bu yılki genel hal ve gidişini değiştirmeyerek, maçı 3-3 bitirmeyi başardı.
Karamsar oylar önde
Çarşamba akşamı Liverpool'a karşı 3-0'dan 3-2'ye getirdiği maç sonrası karamsar Aslanların Liverpool'un rehavetine, iyimser Aslanların Avrupa ruhunun dirilişine bu durumu bağladığı Galatasaray'da karamsar oyların sayısında fark edilir bir artış oldu.
Yönetici Fatih Gökşen, "Herkesin basireti bağlanır, Gerets'in de basireti bağlandı" demiş maçla ilgili olarak. Zaten yöneticiler hariç herkesin basireti bağlanır bu memlekette, yaşadıklarımızdan öğrendiğimiz bir şey var, o da budur.
Hüzün hüzün hüzün
Uzun bir aradan sonra gündüz gözüyle ve yatsıdan önce kuşağında sahne alan Tigana Kartalları ise 1-0 öne geçtikten sonra Kayseri tatili havasına soktukları maçta son dakika gazisi olup, 2 puanı Erciyes semalarına bırakmayı becerdiler.
Rakiplerinin puan yitirdiği haftada taraftarına bir "Hoşgeldin ekim" deme mutluluğunu çok gören Kartallar, bir hafta sonunu daha "yine mi hüzün" klasiğiyle geçirttiler sevenlerine.
Öte yandan "İnadına Tigana" diyen taraftarlar da, böyle giderse "İnat etme Tigana" sloganına yönelebilirler. İnatla bekleyip görelim.
Sinan Fenerbahçe'ye
Son dakika, flaş flaş transferleriyle zamanın ruhuna uygun iş yapan Fenerbahçe'de ise, futbolun ruhunun gerektirdiği uyum hala sağlanamamış görünüyor. Defanstaki ikiliye şimdiden Edi ile Büdü diye isimler takılırken, Beşiktaş'ta kalamayan ve Fenerbahçe filelerini boş geçmeyen Sinan Kaloğlu, bu gidişle Fenerbahçe'ye transfer olur.
Büyükler dağıtırken, kendisini fazla dağıtmadan 20 puan toplayan Manisa (Vestel'in il merkezi) ve Avrupa'da içimizi bir hoş eden "Sağlam Kayseri" ise ligin bünye serinleticileri olarak sempati dalında Oscar'a gidiyorlar. Bu da iyi haber!
İyi haberler artsın, fair play bir semt adı olmasın!
İYİ HAFTALAR!
Haberiniz var mı?
Her sezon başı neredeyse bütün gazetelerde yayınlanan arşivde lig tarihimizin bir sezonda en çok gol atan yabancı futbolcu olarak 1995-96 sezonunun 25 gollü kralı Shota Arveladze gösteriliyor. Oysa ondan bir sezon önce gol krallığı sıralamasında ikinci olan Boşnak Elvir Bolic'in fileleri havalandırdığı sayı 26 idi. Yine bu arşivde üst üste en çok maç kazanamayan takım 2000-2001 sezonunda 8-34'üncü haftalar arası 27 maç üst üste galip gelemeyen Adanaspor olarak gösteriliyor. Ancak 1994-95'te ilk beş maçında üç kez galip gelen Adanademirspor, kalan 29 mücadelede kazanamayarak bu alandaki rekorun gerçek sahibi.
Kaynak: Uğur Meleke,
Erdinç Sivritepe
Yorumsuz...
Geçtiğimiz hafta Santra'da Trabzon-Galatasaray maçının analizi yapılırken, Galatasaray defansı eleştiriliyordu. Hani birkaç haftadır Sabri'nin sağ bek oynamasının yanlış olduğunu tartışıyor ya bizim futbol basını. İşte o tartışma. Ancak!..
Kazım Kanat: Sabri'yi eleştiriyorsunuz, Sabri oraya kendiliğinden geldi.
Ahmet Çakar: Nasıl kendiliğinden geldi?
Kazım Kanat: Düşünce olarak geldi.
Ahmet Çakar: Nasıl yani? Sabri yataktan kalkınca "sağ bek oynayayım" mı dedi?
Kazım Kanat: Hayır, sağ açık oynuyordu. Savunma uğruna adam kovalayarak, oraya kadar geldi.
Ahmet Çakar: Olur mu? Sabri zaten sağ bek oynadı maçta.
Kazım Kanat: Yaa, orta sahanın dörtlünün sağında oynadı.
Ahmet Çakar: Hayır, hayır. Orta sahanın dörtlünün sağında değil. Geri dörtlünün sağında oynadı.
Kazım Kanat: Yok yok.
Ersin Düzen: Cihan'ın yerinde oynadı Sabri, Kazım Abi.
Ahmet Çakar: Abi geri dörtlünün sağında oynadı.
Kazım Kanat: Yaa, klasik sağ bekten bahsetmiyorum. Klasik sol bekten bahsetmiyorum.
***
Ha gayret!
Bir faul. Nobre yerde. Bir faul daha. Yavaş yavaş yaklaşıyor Beşiktaş, rakip kaleye.
(Sabri Ugan, CSKA Sofya-BJK maçı, Star)
Bir dahakine inşallah!
Aslında ben bu yazının büyük çoğunluğunda altın çocuk Arda'yı yazacaktım. Sahanın Ayhan'la birlikte en iyi oyuncusu olan bu futbolcuyu övmeyi maalesef pas geçtim.
(İlhan Söyler - Hürriyet)
Seni gidi seni!
Galatasaray'ın ön liberosu Inamoto hasta. Hastalığına üzüldüm, zira insancılımdır. Ama oynamayacağına sevindim.
(Turgay Şeren - Akşam)
Yoruma bak, hizaya gel!
Fenerbahçe'nin mutlaka gol bulması lazım.
(İlker Yasin, Randers- Fenerbahçe maçı, Kanal D)
Eee, daha başka?
F.Bahçe ligde şampiyon olacak, hatta UEFA'da finale kadar yükselecek, Deivid sezonu 15-20 golle kapatacak, Lugano ve Edu'da kalitelerini herkese göstereceklerdir.
(Ercan Saatçi - Hürriyet)
Acı ama gerçek!
Ersun Yanal gelsin, Fenerbahçe'nin başında bir maça çıksın, bak neler oluyor? Yerler... Sekiz yaşındayken ilkokulda yaptığı hatayı bile ortaya çıkarırlar. "Daha sekiz yaşındayken böyle olacağı belliydi" derler...
(Bilgin Gökberk - Stadyum, TRT1)
Oruç mu çarptı?
Genel futbol yorumlarına bakınız, daha çok mini eteğin görünen kısmı, aslında başarılı olabilmek için temel kavramları, yani dediğim mini eteğin iç kısmı.
(Gökmen Özdenak - Fanatik)
'Zenginler de ağlar' olmaz mı?
Yazımın son noktasında, bu Fener izlenmeye değer değil diyorum. Görmek istenilen Fenerbahçe bu olamaz. Bu Fenerbahçe, yalan rüzgarı bir Fenerbahçe olmuş...
(Ziya Şengül - Star)
Yeni bitmiş!
Ofsayt yok mu? Kalkmadı bayrak...
(Sabri Ugan, CSKA Sofya-BJK maçı, Star)
Özlü Söz 47!
Cezalık olan ödüllük olmaz
(Ali Sami Alkış - Star)
yakantop@gmail.com
|
|
|

|