Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 03 Ekim 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Gensoru neden başkalarına değil de Çelik'e?


TBMM'de yeni yasama döneminin ilk gensoru önergesi, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik için verildi. Bu bir tesadüf mü? Kesinlikle hayır. Son bir hafta içinde yapılan açıklamaları göz önüne getirin. Hepsinin odağında Bakan Çelik ve icraatları vardı. Cumhurbaşkanı Sezer, Genelkurmay Başkanı Büyükanıt, kuvvet komutanları, CHP lideri Deniz Baykal ve diğer muhalefet liderlerinin bütün söylemlerinde eğitim ve irtica yan yana telaffuz edildi. Sivil toplum örgütlerinin söylemleri de onlardan farklı değildi. Ve tüm gelişmelerin mimarı olarak da Bakan Çelik gösterildi.
Ortada yüzlerce iddia var. Gensoru görüşmeleri sırasında bunlar tek tek dile getirilecek. Söylenenlerin hiçbirinin aslı astarı yok demek, tüm bu iddiaları dile getirenlere karşı haksızlık olur!
TBMM bu konuda, objektifliğine halel getirmeyecek bir şekilde, tüm iddiaları bir bir ele almalıdır. Eğer haksız eleştiriler söz konusuysa Çelik'i yıpratmaktan vazgeçilmeli, yok eğer haklılık payı varsa da açık açık konuşulmasına izin verilmelidir.
Milli Eğitim Bakanlığı, herhangi bir bakanlık değil. Ülkemizin geleceğine yön veren en kritik bakanlıklardan biri. Kişisel hırs ve gizli gündem nedeniyle ya da haklılığı olmayan iddialarla bu yüce makamı yıpratmaya hiç kimsenin hakkı yok. İşte gensoru görüşmeleri bu açıdan çok önemli. Ne kadar objektif olursa o kadar iyi olur...

5 bin kontenjan
CHP'nin verdiği gensoru önergesinin önemli gerekçelerinden biri de fen ve anadolu liselerinde 5 bin kontenjan açığına seyirci kalınması. Bakan Çelik, bu konuda sistemin nasıl işlediğini ya hiç bilmiyor ya da doğruları söylemiyor.
Bizim bu konudaki ısrarımızı kişiselleştirdiği yetmiyormuş gibi şimdi de "Eğer bu kontenjan açıklarını kapatırsak kalite düşer" diyormuş. Eğer Milli Eğitim Bakanlığı koltuğunda oturuyor olmasaydı fazla yadırgamazdık. Ama her konuya böyle yüzeysel yaklaşıyorsa vay halimize!
Bu konuyu defalarca yazdık ama belli ki takıntıları var. O yüzden bir kez daha hatırlatmak istiyoruz. Fen ve anadolu liselerindeki 5 bin kontenjan açığı için 3. kayıt dönemi açılsaydı, puanlarda kesinlikle birkaç puanın üzerinde düşme olmazdı. Örneğin İstanbul, Galatasaray ya da Kabataş'ın puanı en fazla bir iki puan düşerdi.
Bu da kesinlikle bir kalite erozyonu getirmezdi. Şu anda öğrenim gören öğrenciler arasında da zaten böylesine bir fark var.
Kaldı ki eğer Bakan Çelik'in amacı kaliteyi korumak ise neden bu okullar dışındaki diğer tüm liselerde kayıtlara izin verdi. Özellikle de kolejlere. İmam hatiplerde ve kolejlerde, kalite o kadar önemsizmiydi ki, okullar açılıncaya kadar kayıtlara devam edildi?

Kartvizit gibi çoraplar
Çelik'le ilgili en önemli tespiti Başbakan Erdoğan yaptı. Çelik, adının ve unvanının yazdığı çorapları farkına varmadan giydiğini açıklamıştı. Başbakan Erdoğan ise ABD yolunda konu kendisine sorulduğunda, "Hüseyin Bey ne yaptığını bilir. Çorapları farkına varmadan giymiş olamaz" dedi.
Çelik'in diğer tüm konulardaki yaklaşımı da böyle. Her şeyi en ince ayrıntısına varıncaya kadar düşünerek yapıyor. Ama iddialar gündeme geldiğinde, tıpkı çorap olayında olduğu gibi ya hiç farkında değilmiş gibi davranıyor ya da ayan beyan ortada olan bir şeyin var olmadığını iddia ediyor.
Onu yakından tanımak için söylemleriyle yaptıklarının ne kadar paralellik taşıdığını, peygamber sabrıyla izlemek gerekiyor.
Özetin özeti: Gensoru önergesinin neden ille de Çelik'e verildiğinin üzerinde ciddiyetle durmak gerekiyor. Özellikle de kendi partisinin dikkat etmesi gerekiyor!..

aguclu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
İrtica gerilimi
CUMHURBAŞKANI ve komutanlar irticai tehdidin ...
Melih AŞIK
Büyük salvo!
Cumhurbaşkanı Sezer'den bir gün sonra Orgener...
Fikret BİLA
Genelkurmay Başkanı'nın konuşmasındaki adresler
Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt'ın, ...
Hasan CEMAL
Sürpriz yok!
Amerika'da çalışmak gazeteci milletinin işini...
Güneri CIVAOĞLU
Kim konuşmalı?
Başbakan Erdoğan ve bakanları, Meclis Başkanı...
Can Dündar
Gerilim kime yarar?
Cumhurbaşkanı Sezer, 1 saat 15 dakikalık Mecl...
Abbas GÜÇLÜ
Gensoru neden başkalarına değil de Çelik'e?
TBMM'de yeni yasama döneminin ilk gensoru öne...
Hurşit GÜNEŞ
Ücretsiz yüksek öğrenim adaletsizdir
Yükseköğrenim bu hafta başlıyor. Ülkemizde şu...
Sami KOHEN
Büyükanıt'ın AB'ye mesajı...
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt...
Metin MÜNİR
Gına noktası
İsveçliler 27 Eylül'de yapılan genel seçimler...
Derya SAZAK
Tayland olmasın
Kuvvet komutanlarından sonra Genelkurmay Başk...
Meral TAMER
TÜSİAD'dan AB'de Türk Haftası
Türkiye'nin Avrupa Birliği ile üyelik müzaker...
Güngör URAS
Dış dünyanın bekleyişi ile bizimki çelişki halinde
IMF, Dünya Bankası, AB, dış finans kuruluşlar...
Serpil YILMAZ
Asıl sorun işsizlik değil sermaye yetersizliği
Kanyon alışveriş merkezindeki Konyalı'da ifta...
M. Ali BİRAND
Büyükanıt, AKP'yi topa tuttu
Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt'ın u...

© 2006 Milliyet