Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 04 Ekim 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Hayatımıza egemen olan ruh hali

Satır Arası / Deniz Sipahi

Türk futbolu nasılsa gündelik yaşantımız da öyle...
İstikrar yoktur; bir günümüz diğerine benzemez.
Takım oyunu yoktur; bireysel ve günlük başarılarla avunur ama işin sonunu getiremeyiz.
Disiplin yoktur; motivasyonumuzu çabuk kaybeder, kısa sürede tanınmayacak hale geliriz.
Özgüvenimiz yoktur; yerlinin değerini bilmez dışarıdan gelenden medet umarız.
***
Futbol için yaptığımız tartışmaların inanın benzerlerini gündelik yaşantımız için de yapıyoruz.
Üst üste kötü sonuçlar gelince üç büyüklerde huzursuzluk had safhaya ulaşmış durumda.
Gerets, Zico, Tigana tartışılan üç teknik adam.
İnanın üç yerli hoca olmuş olsaydı çoktan yollanmış olurlardı.
Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş'taki yabancı oyuncuların kaç tanesi gerçekten takım için yararlı ve vazgeçilmez?
Yerlilere şans verseniz; yerini garanti ettikten birkaç hafta sonra hızlı bir düşüş ise kesindir.
Kısacası...
Dediğim gibi Türkiye'ye gelen yabancı kaliteli de olsa bozulur, yerliler de takım oyunu oynayamadıklarından birkaç sezon sonra gözden düşüp Anadolu takımlarına gitmekten başka bir çare bulamazlar.
***
Bu ruh hali ekonomiye de, sosyal hayata da egemendir.
Etrafıma bakıyorum çoğu insan için gündelik yaşamları futbol maçından farksız hale gelmiş.
Hayata hep bir sıfır öne geçme sanatı olarak bakıyorlar.
Algılamaları öyle...
Gol atmak neyse haddini bildirmek de o...
Hep haklılığını ispat etme çabası.
Oysa hayatta sonuç kadar detayların da önemi var.
Yaşamdan keyif almayı bilmeyen insanlar çevrelerine de rahat ettirmeyi bilmezler.
Stresten şikayet ederler ama asıl stres nedeni kendileridir.
Kötü olan bunun da farkında değildirler.
Mutsuzlukla beslenirler; başkalarının mutluluğu gözlerine batar.
Günlük güneşlik havalardansa puslu havayı tercih ederler.
Küçük olaylardan kriz yaratmada konusunda üstlerine yoktur.
Tıpkı futbol maçı gibi takım olup, disiplini bozmadan, belirlenen stratejiye uygun bir performans sergilemek yerine "Ben kazanmıyorsam, kimse kazanmasın" anlayışı.
***
Ben Türkiye'nin gündelik hayatını futbola benzetiyorum.
Dikkatinizi çekerim; futbolumuz kötüye gidiyor.
Sonuca endeksli bir anlayış toplumun değer yargılarını alt üst ediyor.
Şiddet artıyor, öfke kesilmiyor.
Başta söylediğimi sonda da tekrarlıyorum.
Hayat futbol maçı değildir.

dsipahi@milliyet.com.tr








EGE
Emeklilik hakkında her şey
Evliya Çelebi ile mülâkat...
Her yer çukur dolu kimse görmüyor
Hayatımıza egemen olan ruh hali





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Nihat Demirkol
Özgür Kaynar
Deniz Sipahi

© 2006 Milliyet