Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 04 Ekim 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kitap okuma alışkanlığı


yural@milliyet.com.tr
Anne-babaların, öğretmenlerin çocuklarla ilgili ortak bir yakınması var: "Çocuklarımız kitap okumuyor!" Çoğu zaman bu yakınma kervanına yayıncılar da katılır: "İnsanlarımız okumuyor. Gençlerimiz, çocuklarımız okumuyor." Acaba bundan yakınan yetişkinlerimiz, kendileri okuyorlar mı? Bunu nüfusumuzla oranlayıp gazete-kitap satışlarına bakarak açıkça görebiliriz. İşin ilginç ve komik olan yanı da, bu konudan yakınanların kendilerinin hiç kitap ve gazete okuru olmaması.
* * *
Bizde kitap okumak deyince, yetişkinlerin aklına öncelikle edebiyat ürünleri gelir. Çocuklar için yazılmış bir jeoloji, astronomi, gezi, tarih, inceleme, bilim-teknik, coğrafya, doğa, felsefe kitapları gelmez. Bir kitapçı dükkânında küçük bir kızla annesinin tartışmalarına tanık olmuştum. Küçük kız, ısrarla elinde tuttuğu, fotoğraflarla hazırlanmış bir "Yavru Ayılar" kitabı almak istiyordu. Annenin bir türlü aklı almıyordu; şu bildiğimiz, burnuna halka takıp oynattığımız bir ayı, kızının nasıl ilgisini çekerdi? Sonunda dayanamadı ve patladı: "Saçmalama Elif, ya doğru dürüst bir roman, hikâye filan alırsın, ya da hiçbir şey almam! Nerden buluyorsun böyle saçma sapan kitapları, anlamıyorum?" dedi. Ve kitabı almadan çıktılar.
* * *
Bence sorun, ebeveynlerin, "Saçma sapan kitaplar," diye tanımladığı kitapların altında yatıyor. Artık günümüz çocukları kitap seçimlerini yalnızca edebiyatla sınırlamak istemiyorlar. "Bilim-Teknik" dergisi ve TÜBİTAK'ın yayınladığı kitaplara ve onlara gösterilen ilgiye bakarsanız, özellikle ilköğretim çocuklarının bu tür kitaplara artan yönelimini kolayca anlayabilirsiniz. Günümüzde yayınevlerinin kataloglarında da her gün biraz daha artan bu kitaplar, çocuklarımızın ilgi ve meraklarının nerede odaklandığının en güzel göstergelerinden biri.
* * *
Özellikle İngiliz yayıncılar, ki bunlar en büyükler arasında yer alır; Usborne, Kingfisher, Dorling Kindersley, çocuklarla ilgili oluşturdukları dizilerde popüler çizgi karakterlerinin dışında edebiyatla ilgili kitaplara hemen hemen hiç yer vermiyorlar. Bastıkları kitapların büyük bir çoğunluğu bilim, mizah, mitoloji, oyun, spor, tarih, coğrafya, kültür ve doğa içerikli. Şiir, öykü kitaplarıysa neredeyse yok denecek kadar az. Yani sizin anlayacağınız, artık çocuk kitapları yayıncıları, edebiyat, bilim, çizgi roman, serüven kitapları yayınlayanlar olarak ayrılmış durumda. Yayınladıkları masal, öykü, şiir kitaplarında da hedeflenen yaş grubu 5-8 yaş çocukları için, daha çok da resimli kitaplar. Elbette edebiyat kitapları çocuğun dilini öğrenmesinde, yaşama bakışında, gerçekçi düş dünyalarının oluşmasında önemli bir etmen. Bilgi çağında da salt edebiyat kitaplarıyla çocukların meraklarını karşılayabilme olanağımız yok.
* * *
Hepimiz çocukların bilgisayarlarda yalnızca oyun oynadıklarından, bilgisayarı bilgiye ulaşmak için kullanmadıklarından yakınıyoruz. Kimi anne-babalar, okul başladıktan sonra, bilgisayarı ders çalışmadıkları gerekçesiyle yasak ettiklerini, söylüyorlar. Acaba kaç anne-baba oyun CD'lerinin dışında çocuklarını eğitici CD-Rom almışlardır? Ülkemizde Logomotif'in çıkardığı Dorling Kindersley'in "Keşfediyorum, Sanal Kuşlar Müzesi Gezisi, Uzaya Yolculuk, Bilim" CD-Rom'larından haberleri var mıdır? Acaba benim iki yıl önce yayınlanan, içinde toplam 12 kitabın 2 kitapta toplandığı interaktif CD-Rom kitaplarım "Mızıkçının Oyunları", "Çatal Matal Kaç Çatal"ı gördüler mi?
* * *
Ne mutlu bize ki, öğrenmeye açık, meraklı, araştıran, oyun oynayan, yazışan, gelişmiş ülkelerdeki dünya çocuklarına yetişmeye çalışan, okullardaki bilgisayarlarla kendilerini yarınlara hazırlayan çocuklarımız var. Bize düşen görev, onları anlamak ve onların ilgisini çekecek ürünleri onlara sunmak, armağan etmek. Bilgiye ulaşmanın yolu, yalnızca kitaptan geçmiyor. Kitap, her zaman bizi bilgiye ulaştıran bir araç olarak günü gelinceye kadar yerini koruyacaktır. i-Pod'ların yanında gramofon bütün güzelliğine karşın bugün nostaljik bir dinleti aleti olmaktan öteye gidemiyor.



PAZAR
"O kadar hizmet veriyorum ama Altın Portakal'dan bir davet gelmiyor"
"Kızımız doğunca Sakız'ın Türk nüfusu 4,5'a çıktı"
"Film çekerken neşeli, reklam çekerken gergin oluyorum"
"İspatlanmış değil ama Türkiye'ye en fazla 2 ton Nazi altını gelmiştir"
Geyikli Baba'nın izinde
Bu otelleri tanıyor muyuz?
Miles Davis'e mektup
Arabistanlı Lawrence sendromu
Adnan Menderes'le düşen uçakta...
Teraziler için gelecek yıl
Müzedechanga'da bir yaşıma daha girdim!
Diplomatın görevi kavga değil ikna etmektir
Bebek gibi uyuyabilirsiniz
Sakatlar nasıl hatalı yürür?
Gümüşlük'te balık yemenin tam zamanı
Kitap okuma alışkanlığı
İçecek kültüründe en zengin ülkeyiz





Ahmet Turhan Altıner
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Mılor
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Fatih Türkmenoğlu
Yalvaç Ural
Mehmet Yalçın

© 2006 Milliyet