Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 04 Ekim 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Zico'nun kimyası

Eskiler, iki yarımdan bir bütün elde edilemeyeceğini söylemişler.
Bu sözün futboldaki karşılığı şu olmalı :
"4,5 + 6,5 = 11 etmez.!"
Aritmetikle futbolu çatıştıran önemli gerçeği bize Zico gösteriyor.
Zico'nun Fenerbahçe'si, gökten bir anda zembille inen (!) son dört transferden sonra beklenmedik bir bölünme sürecine girdi:
Önce oynayanlar ve oynamayanlar...
Oynayanlar da ikiye bölündü : Yerliler ve yabancılar.
Kaleci Rüştü ( ya da Volkan ), Kerim Zengin, Ümit Özat, Tuncay Şanlı ile yeni vatandaşımız Mehmet Aurelio yerlileri oluşturdu...

Yok sayılanlar
Yabancılar da belli işte : Uruguaylı Lugano, Brezilyalı Edu, Alex, Deivid de Souza, Sırp Kezman, Ganalı Appiah ve orijini Brezilyalı Aurelio...
Benim formülümdeki Aurelio her iki tarafta 05'i temsil ediyor.
Oynayamayanları da ikiye bölmek olası :
Sonradan oyuna girerek oynayanlar : Tümer Metin, Uğur Boral ve Önder Turacı...
Antrenman performansı, oyun karakteri, taktik değişikliklere uyum yeteneği ya da maçın akışını değiştirme şansı ne olursa olsun, yok sayılanlar... Unutulanlar... Onların arasında Mehmet Yozgatlı'yı, Semih Şentürk'ü, Kemal Aslan'ı ve eşinin beklenmedik ölümüyle hayatının en acılı dönemini yaşayan Deniz Barış'ı sayabilirim.
Bir teknik direktörün en önemli özelliği, kadronun tamamını takımdaşlık duygusuyla bir arada tutabilmesi, ortak hedef doğrultusunda tüm futbolcularını sistemine uygun biçimde hazırlayabilmesi ve onlara inanılır bir adalet anlayışıyla forma verebilmesidir.
Maalesef Zico'nun böyle bir özelliği olmadığını acı bir şekilde gördük...

Tahmini zor değil
Zico, son transferleri Lugano, Edu, Deivid ve Kezman'a adeta protokol uygulayarak her maçta forma giydirdi... Gelir gelmez, ayaklarının tozuyla onları sahaya sürdü. Uyum sürecini beklemeden, fizik kapasitelerini dikkate almadan!...
Bu durumun o geniş kadroda hangi hayalkırıklıklarına, ne tür tepkilere yol açtığını tahmin etmek o kadar zor değil!
Forma rekabetini de yok eden bir anlayış bu... Zico'ya göre futbolcuların çoğu, ağzıyla kuş tutsa, sabah akşam ekstra antrenman yapıp çift kalelerde gol yağdırsa bile en çok kulübeye girmeyi hak edebilir... Sahaya çıkmayı değil!
Zico'nun zaten bozulma riski taşıyan takım kimyasını, bireysel tutumuyla daha da bozduğu, artık inkar edilmez bir gerçektir...
Fenerbahçe bu kimya ile ancak zehirlenebilir... Derman üretemez!...
Sakaryaspor deplasmanından gerekli dersleri çıkaramamış, Sivas'ta uyanamamış, Konya galibiyetini iyi analiz edememiş ve Saracoğlu'ndaki Bursaspor yenilgisiyle karamsar bir tablo ortaya koymuştur.
Bu tabloda umut yoktur...
Milli maç nedeniyle takvimde yer alan fırsattan da yararlanamamıştır Zico. Lige verilen arayı Brezilya seyahatiyle değerlendirmeyi (!) uygun bulmuştur.
Sürekli irtifa kaybetmektedir.

Acil çözüm
Kendi adıma süresi dolmadan hiçbir teknik direktörün görevine son verilmesini doğru bulmam...
Zico'nun kovulması ya da istifası, Fenerbahçe'nin başına daha büyük sorunlar açacak, hiçbir sonuç vermeyeceği şimdiden belli yönetim tartışmalarıyla yeni bir kaos yaratacaktır.
Yönetimin, doğrudan kendi yanlışlarından kaynaklanan bu sorunları acilen çözmesi gerekmektedir. Ne Haluk Ulusoy Federayonu'nu suçlamakla çare bulabilirler, ne de hakem eleştirileriyle.
Zico'yu sarsarak uyarmaları, o pek de sevmedikleri medya eleştirilerinden de yararlanarak takımı bir bütün halinde dikkate almasını sağlamaları kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu hanedan ayrıcalıklarıyla seçeceği alternatifsiz, derinliksiz, çözümsüz, temposuz ve etkisiz Fenerbahçe onbirleri sadece Zico'ya değil, tüm Fenerbahçelilere hüsran verebilir ancak!
Yazıktır!

Eyvah, UEFA!

Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın UEFA Kupası'ndaki rakipleri, görüldü ki hiç de kolay takımlar değil.
Fenerbahçe, Avrupa'nın en dişli liglerinden ( İngiltere, İspanya, İtalya, Almanya ) orta boy temsilcilerle eşleşti...
Beşiktaş biraz daha yumuşak darbe ile karşı karşıya... İngiltere ve Almanya temsilcileriyle oynarken, Belçika ve Romanya'dan gelen rakipler teselli oldu hiç değilse...
Yine de umutsuz olmayalım...
Rövanşsız oynanacak maçlarda içeride kayıp vermeden 6 puanı bulan ilk üçe girebilir...
Eh, o kadarını da becersinler artık!

Yapma Adnan Polat!

Adnan Polat dostum, zaman zaman verdiği mesajlarla gündemi belirlemeyi iyi bilir.
Bazen saatine bakar, şampiyonluk randevusu verir... Bazen Gerets'i eleştirir, sırası gelir destek verir.
Galatasaray'ın futboldaki en yetkili yöneticisi olarak bunları yapması son derece doğaldır...
Ne var ki Hakan Şükür'ün performansı ile ilgili değerlendirmeleri kafa karıştırıcı nitelikte...
Polat, Hakan'ın tüm çabalarına rağmen gol atamadığı şu sıkıntılı dönemde dinlendirilmesi gerektiğini söylüyor... Daha da ileri giderek Hakan'ın Milli Takım'da artık yer almaması gerektiğini söylüyor.
Efendim, enerjisi sınırlıymış... Yaşı ilerlemiş filan...

Kimse unutmasın
Hakan'ın özverisine, gayretlerine, hizmetlerine ve emeklerine yapılan saygısızlık her gün yeni yeni örneklerle gündeme gelirken, Polat'ın futbolcusuna destek verme yerine o eleştiri kampanyasının içinde yer alması hiç de doğru değil!
Galatasaray, Hakan Şükür'ün değerini bilmeli... Onu baskı altına alıp duygularıyla oynayarak yıpratmak yerine, onu kazanma yolunu seçmelidir...
Kimse unutmasın, Galatasaray'ın şampiyonluğundaki en büyük pay Hakan Şükür ve arkadaşlarına aittir...
Şimdi o sinerjiyi yeniden yaratmak yerine Hakan'ı yıpratmak akıl işi değil.
Ne kadar yıpranırsa yıpransın, Hakan yine Hakan olarak kalır, merak etmeyin!
Kaybeden Galatasaray olur, bunu da öyle bilin!

agokce@milliyet.com.tr




SPOR
F.Bahçe, Fransız!
Anahtar Bükreş'te
Terim gergin
Ürküten rapor
'Trabzon'a yakışmadı'
Taner altın buldu
Ceza, ağzını bozana!
Denizlerin hakimi
Dopinge amansız takip
Ada'da operasyon
Haber turu...
Zico'nun kimyası
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Atilla GÖKÇE
Zico'nun kimyası
Eskiler, iki yarımdan bir bütün elde edilemey...


© 2006 Milliyet