Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 04 Ekim 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Baykal ve Çiçek'ten irtica yorumu


Genelkurmay Başkanı Org. Büyükanıt'ın konuşmasını ana muhalefet partisi CHP nasıl karşıladı?
CHP lideri Baykal, dün bu sorumu şöyle yanıtladı:
"Toplumun duyma ihtiyacı olan konular ve sözlerdi. Toplumun yüksek sesle duymak istediğini dile getiren yüksek sesti."
Genelkurmay Başkanı ve komutanların konuşma gereği duymasının nedenlerinden biri olarak da muhalefet boşluğu gösteriliyor. Muhalefetin bu konularda yeterince aktif ve etkin olamadığı eleştirisi yapılıyor.
Baykal bu görüşe katılmıyor, aksine, "hükümet konuşmadığı için komutanların konuşmak zorunda kaldığını" düşünüyor.

Gönül ne iş yapar?
"Nasıl?" diye sorunca Baykal şu yanıtı veriyor:
"İçeriden dışarıdan, yerli yabancı birçok kişi ve kurum, Türk Silahlı Kuvvetleri'ni hedef alan konuşmalar yapıyorlar. Belli ki hedefleri TSK'yı yıpratmak. Hal böyle olduğu halde hükümet TSK'yı savunan tek söz söylemiyor. Peki bu ülkede Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül ne için var, ne iş yapar? TSK'ya yöneltilen haksız ve ağır eleştiriler karşısında neden tek söz etmez. Sonra Başbakan Erdoğan, Dışişleri Bakanı Gül niye var? Onlar niye tek söz etmezler. Sanki TSK'ya söylenenlere, 'iyidir, doğrudur' dercesine susup kalıyorlar. Böyle olunca da TSK kendini savunmak durumunda kalıyor."

Çöken proje
Baykal, Büyükanıt'ın terör konusundaki sözleriyle ilgili olarak şu değerlendirmeyi yapıyor:
"Terör konusunda bir büyük projenin parçalarını gördük. Genelkurmay Başkanı'nın konuşması bu projeyi çökertmiştir. Irak'ta her gün 50-70 kişi ölüyor, Irak Cumhurbaşkanı Irak'ı bırakmış, Türkiye'yi yönetmeye kalkıyor.
Talabani bir gün çıkıyor PKK ateşkes ilan edecek diyor, birkaç gün sonra böyle bir açıklama yapılıyor, sonra çıkıyor, PKK'yı size karşı kullanırız diyor. Af çıkarın diyor. Neredeyse Türkiye'yi Talabani yönetecek diye düşüneceğiz. Org. Büyükanıt'ın konuşması ve tutumu, kotarılmaya çalışılan bu planı suya düşürmüştür."

Çiçek: "İrticai faaliyet var"
Adalet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek ise soyut tartışmaların yararsız olduğunu düşünüyor.
Çiçek, "irtica var, yok" tartışmasına ilişkin sorumu yanıtlarken şu saptamaları yaptı:
"Soyut irtica kavramı üzerinden tartışmak anlamsız. Bu meçhulü meçhulle izaha benzer. Daha somut konuşmak gerekir. İrtica var mı, yok mu diye değil, irticai faaliyet var mı, yok mu; irticai faaliyet niteliğinde fiiller var mı, yok mu, diye sorarsanız, o zaman 'vardır' derim. Çünkü, böyle tanımlanabilecek faaliyetler, fiiller var ve bunlar suçtur. Benim söylemek istediğim şuydu:
Ceza kanunlarımızda irtica suçu diye tarif edilmiş bir suç yok. Ama irticai faaliyet suçu var ve bu fiili işleyenler için Ceza Kanunu'muzda öngörülmüş cezalar da var. Örnek isterseniz Devrim kanunlarına muhalefet etmek suçtur ve bu mahiyette bir faaliyettir. Kılık-kıyafet de dahil olmak üzere. İşte cezaevlerinde 38 ayrı örgüt mensupları var. Bunların bir kısmı bu tanıma girecek faaliyet gösteren örgütlere mensup. Fiilleri irticai faaliyet niteliğindedir, suçtur."

Din eğitimi eksikliği
Çiçek, sorunun kaynağında din eğitimindeki yetersizliğin bulunduğunu düşünüyor. Şöyle diyor:
"İrticayı besleyen en önemli kaynak din eğitiminin yetersizliğidir. Bu alandaki boşluk da sokak başındaki adamlar tarafından doldurulmaya çalışılıyor. Dini, din bilgilerini kendilerine göre çarpıtıp anlatıyorlar. O kadar ki, adam çıkıp masum insanları öldürmeyi cennetin kapısını açacak anahtar diye anlatıyor. Bunun İslamla, Müslümanlıkla bir ilgisi yok. Diyanet bu konularda açıklamalar yapmak zorunda kalıyor. Neden, yeterli bir din eğitimi verilmiyor olmasıdır."

"Kretschmer fazla large"
Çiçek, Kretschmer'in konuşmalarını da şöyle değerlendiriyor:
"Bizim büyükelçilerimizde, AB elçisinin fazla large (geniş) davrandığı kanısı hâkim. Bence de öyle. Bu tür konuşmalar halkın tepkisine neden oluyor. Halk reaksiyon gösteriyor ve AB'ye olan destek düşüyor. AB çifte standart uyguluyor. Alın 301. madde tartışmasını. Bizi eleştiriyor ama Avrupa'daki 301. maddeleri konu etmiyor. Halkta biz ne yaparsak yapalım bizi AB'ye almayacaklar yargısı genişliyor ve yerleşiyor."
Baykal ve Çiçek'in sözlerinden, Org. Büyükanıt'ın eleştirel biçimde değindiği konuların daha uzun süre tartışılacağı anlaşılıyor.

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Orduya güvenmek
TÜRKİYE'DE daima "en güvenilir kurum" ordudur...
Çetin ALTAN
Ekonomik şeffaflıktan yoksunluk, kutuplaşmaları keskinleştirirken...
Türkiye, neden bir türlü çözümlenemediğiyle h...
Melih AŞIK
Çaycuma'da okul
İrtica var mı, yok mu? Gözlerinizi kapatarak ...
Fikret BİLA
Baykal ve Çiçek'ten irtica yorumu
Genelkurmay Başkanı Org. Büyükanıt'ın konuşma...
Hasan CEMAL
Siyaset mi, üniforma mı?
Siyaset mi, üniforma mı? Hangisi? Atatürk ne ...
Güneri CIVAOĞLU
1. yıl kavşağı
Papa'nın Türkiye gezisini protesto için uçak ...
Abbas GÜÇLÜ
ÖSS'de 3. önkayıt açılır mı?
Üniversitelerdeki boş kontenjan sayısı, ikinc...
Hurşit GÜNEŞ
Sabancı ücretsiz mi okuyacak?
Dünkü yazımızda yükseköğrenimde ücretli siste...
Nail GÜRELİ
AB siyasi olmaktan çıktı
Belki yakıştıranlar olmuştur, ama doğrusu biz...
Metin MÜNİR
Uydu konusunu ambalajdan çıkaralım
Milliyetçilik ambalajına sarılan her şeyin Tü...
Hasan PULUR
İrtica var mı, yok mu?
İRTİCA ve mürteci...
Meral TAMER
Brüksel'den Türkiye farklı görünüyor!
TÜSİAD'ın Avrupa Birliği ile müzakere sürecin...
Ece TEMELKURAN
Platon ve Büyükanıt
"Bugün, aydınlar dünyası, 'yeni aydınlar', do...
Osman ULAGAY
AKP, TSK ve AB denklemi
Avrupa Birliği'nin (AB) Türkiye ile tam üyeli...
Güngör URAS
Yüksek faiz gelir transferi demektir
Yüksek faiz, ucuz döviz uygulaması Türkiye'de...
M. Ali BİRAND
1 yıldır, AB ile müzakere değil, kavga ettik
Kendi kendimizi hiç aldatmayalım.

© 2006 Milliyet