|
 |
|
|
Platon ve Büyükanıt
"Bugün, aydınlar dünyası, 'yeni aydınlar', dolayısıyla aydın ve onun politik rolü için yeni bir tanım, felsefe ve felsefeci için yeni bir tanım önermeyi ve benimsetmeyi amaçlayan bir savaş alanıdır. Söz konusu felsefeci, teknik donanımdan yoksun bir politika felsefesinin, bir seçim gecesi siyasetçiliğinin ve yöntemden yoksun tecimsel kamuoyu araştırmalarının özensiz yorumuna indirgenen sosyolojinin anlaşılmaz tartışmalarına girişecektir artık. Platon'un tüm bu insanlar için kullandığı muhteşem bir sözcük vardı, doxasophus: 'Kendini-bilgin-sanan-görüş-teknisyeni'..."
Bu alıntı, Pierre Bourdieu'nün "Karşı Ateşler" adlı kitabından (Çev: Halime Yücel, Yapı Kredi Yayınları). Neden yazıyorum bunu? Durup dururken?
Çünkü dün Genelkurmay Başkanı Büyükanıt bir açıklama yaptı. Açıklamanın, Türkiye'de 12 Eylül hayaletlerinden duyulan korkuyla zaten titrek titrek süren sivilleşme, diyalog, ufak tefek özgürleşme, barışma hareketlerini bir kez daha "dön başa, en baştan" çemberine sokacağı ortada. Bunu bilmek için âlim olmaya gerek yok.
En özgür kesim
Moderniteyle muhafazakârlığın en dikenli ve problematik sınırında duran başörtülü kızların çektiği acılar hariç olmak üzere bu ülkede en özgür, en ferah ve en meşru kesimin "Türk-İslam sentezini" hücrelerine kadar benimsemiş olan kitle olduğunu düşünürsek ve bu konuşmanın onların statükosunu çok fazla sarsmayacağını hepimiz biliyorsak, ne olacaksa yine özgürlükçü hareketlere olacağını da biliyoruzdur. Karışık olduysa daha açık söyleyeyim:
Genelkurmay Başkanı'nın adlandırmasıyla "irticaya" bir şey olmaz, yine ne olacaksa Kürtlerin ve Türklerin iyi geçinen arkadaşlar olmasını isteyenlere olacak, "Kardeşim bu Ermenilere ne olmuş hakikaten?" diye merak edenlere olacak, "Ben bütün iktidarlarla ilgili soru sormak istiyorum" diyenlerin başı belaya girecek. Yeni bir şey yok yani.
Fakat birkaç yıl önce bu köşede yazdığım bir şeyi yeniden yazmak isterim:
Ordu, ordudur. Ordunun ordu gibi davranması eşyanın tabiatı gereğidir. Bence bunda çok da eleştirilecek, feveran edecek bir şey yok. Asıl feveran edilecek şey Genelkurmay Başkanı'nın ardından konuşanlar... Birkaç yıl önce söylediğim şey şuydu:
Ordu, ordu gibi konuşur. Mesele sivillerin sivil gibi konuşabilmesi!
Dünkü konuşmadan sonra, her kriz anında "yiğitler meydanına" çıkan analistler, vesaireler, yine ekranlardaydı ve son derece heyecanlılardı. Yarış ettiler adeta. Yarış, "Bu konuşmadan en mahşeri, en cehennemi sonuçları nasıl çıkarırız?" üzerineydi. Konuşmanın içinden en çok öcüyü çıkaran en "doxasophus" idi.
Bu kadar zor mu?
Ancak bu "doxa-amcalar" önceki gece bir de fazla mesaiye kaldılar. Zira Başbakan ve ölü köpek bakışlı Bush'un ortak basın açıklaması vardı Büyükanıt'ın konuşmasının hemen ardından. Dolayısıyla o konudaki analizlerini de bizimle paylaşmayı lütfettiler. Ortak basın açıklaması, sonrasında yapılan Tayyip Bey'in basın toplantısındaki titreklik ayrı bir yazının konusu:
Azgelişmişliğin bize ettikleri... Aşağılık kompleksinin seslerimizde yarattığı kütüphane desibeli... Gurbete giden Başbakan'la gazetecilerin sıla duygusuyla samimileşmesi... Gibi başlıklar düşünüyorum bu meseleye.
Esas konumuza dönelim: "Doxa-amcaların" üzerinde durduğu konu kimin hangi sözcüğü kullandığı, kimin kime nasıl hitap ettiği, kimin elinin nerede durduğu, bakışlarının nasıl olduğu meselesiydi. Okudular da okudular görüşmeleri. Aklıma şu soru geldi:
Peki bir ülkenin bilginlerinin ve aydınlarının kendi insanlarına dönüp, "Dünyanın efendileri bizi yeryüzünün kapıcı çocukları gibi kullanıyor" demesi neden bu kadar zor?!
ecetem@hotmail.com
|
|
|


 | Taha AKYOL | | Orduya güvenmek TÜRKİYE'DE daima "en güvenilir kurum" ordudur... | |  | Çetin ALTAN | | Ekonomik şeffaflıktan yoksunluk, kutuplaşmaları keskinleştirirken... Türkiye, neden bir türlü çözümlenemediğiyle h... | |  | Melih AŞIK | | Çaycuma'da okul İrtica var mı, yok mu? Gözlerinizi kapatarak ... | |  | Fikret BİLA | | Baykal ve Çiçek'ten irtica yorumu Genelkurmay Başkanı Org. Büyükanıt'ın konuşma... | |  | Hasan CEMAL | | Siyaset mi, üniforma mı? Siyaset mi, üniforma mı? Hangisi? Atatürk ne ... | |  | Güneri CIVAOĞLU | | 1. yıl kavşağı Papa'nın Türkiye gezisini protesto için uçak ... | |  | Abbas GÜÇLÜ | | ÖSS'de 3. önkayıt açılır mı? Üniversitelerdeki boş kontenjan sayısı, ikinc... | |  | Hurşit GÜNEŞ | | Sabancı ücretsiz mi okuyacak? Dünkü yazımızda yükseköğrenimde ücretli siste... | |  | Nail GÜRELİ | | AB siyasi olmaktan çıktı Belki yakıştıranlar olmuştur, ama doğrusu biz... | |  | Metin MÜNİR | | Uydu konusunu ambalajdan çıkaralım Milliyetçilik ambalajına sarılan her şeyin Tü... | |  | Hasan PULUR | | İrtica var mı, yok mu? İRTİCA ve mürteci... | |  | Meral TAMER | | Brüksel'den Türkiye farklı görünüyor! TÜSİAD'ın Avrupa Birliği ile müzakere sürecin... | |  | Ece TEMELKURAN | | Platon ve Büyükanıt "Bugün, aydınlar dünyası, 'yeni aydınlar', do... | |  | Osman ULAGAY | | AKP, TSK ve AB denklemi Avrupa Birliği'nin (AB) Türkiye ile tam üyeli... | |  | Güngör URAS | | Yüksek faiz gelir transferi demektir Yüksek faiz, ucuz döviz uygulaması Türkiye'de... | |  |  | M. Ali BİRAND | | 1 yıldır, AB ile müzakere değil, kavga ettik Kendi kendimizi hiç aldatmayalım. | |
|
|