Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 05 Ekim 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Dış politikada iç etkenler


GEÇMİŞ yıllarda dış politika, Türkiye'de çeşitli kurumların ve kamuoyunun genellikle üzerinde birleştiği bir konuydu. Siyasi partiler arasında zaman zaman bazı görüş ayrılıkları çıksa da, milli dava sayılan sorunlarda (örneğin Kıbrıs meselesinde) genelde bir konsensüs vardı. Özellikle devletin üst kurumları (sivil veya askeri) ile hükümet ve dış politika bürokrasisi bu konularda uyum içindeydiler...
Son zamanlarda bu durum değişmeye başladı. Bugünkü tabloya bakarsak, kamuoyu ve çeşitli devlet kurumlarıyla dış politikayı belirleyen ve yürüten merciler arasında zaman zaman ciddi ayrılıkların ortaya çıktığını görürüz.
Çeşitli dış politika konularında yapılan son anketler, kamuoyunun ABD'ye ve AB'ye bakış açısından İran'a ve bölgesel ülkelere karşı tavrına kadar, genel eğilimlerinin, çok farklı boyutlar aldığını ve izlenen resmi politikayla da örtüşmediğini ortaya koyuyor. Marshall Fund'un düzenlediği kamuoyu araştırmasının çarpıcı sonuçları, bu bakımdan yerli ve yabancı analistleri şaşırtmıştır...

Farklı görüşler
Son zamanlarda devletin zirvesinden, Çankaya'dan da, sadece iç meselelerde değil dış konularda da, farklı sesler yükselmiştir. Cumhurbaşkanı Sezer'in TBMM'de geçen hafta yaptığı konuşma, Çankaya'nın bazı güncel dış politika konularını, hükümetten veya iktidar partisinden (ve hatta bir ölçüde Dışişleri Bakanlığı'ndan) daha değişik biçimde değerlendirdiğini ortaya koymuştur.
Cumhurbaşkanı Sezer, görüşlerini açıkça ifade etmekten sakınmayan bir kişiliğe sahiptir. Geçenlerde Lübnan'a asker gönderme konusu tartışılırken, o buna karşı olduğunu açıklamıştır. Hükümet ise tam aksi bir karar almış ve Meclis çoğunluğu da o yönde hareket etmiştir.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin üst kademelerindeki değişikliklerden sonra, yeni Kara, Hava ve Deniz Kuvvetleri komutanlarının ve geçen pazartesi günü Genelkurmay Başkanı'nın yaptığı konuşmalar da, askerin iç meselelerin yanı sıra, bazı önemli dış konularda da hükümet gibi düşünmediğini ve kendi görüşlerini açıkça seslendirme ihtiyacını duyduğunu gösterdi.
Bu tartışmalarda iç durumla direkt ilintisi ve de güncelliği nedeniyle AB ile ilişkiler konusu ön plana geçmiştir. Prensipte TSK, Türkiye'nin AB üyeliğinden yana olmakla beraber, komutanlar yaptıkları konuşmalarda ciddi kaygılarını ve rezervlerini dile getirmişler ve bir bakıma AB'ye olduğu kadar, hükümete de bazı mesajlar ve uyarılar iletmişlerdir.

Türkiye gerçeği
Demokrasilerde zaman zaman belirli dış politika meselelerinde yönetimle kamuoyu ve çeşitli devlet kurumları arasında görüş ayrılıklarının çıkması doğaldır. Bu şu sırada Avrupa ülkelerinde sıkça oluyor.
Ne var ki, o ülkelerde ordu siyasetin dışında kaldığı için, askeri liderlerin sesi pek duyulmuyor. Ancak o ülkelerde de başka güçler -ve lobiler- faaliyettedir. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin, diğer kurumlar gibi, iç ve dış meselelerde görüşlerini duyurması da Türkiye'nin bir gerçeğidir...
Önemli olan, bunun dış ilişkilerin yürütülmesinde sıkıntı yaratmamasıdır. Diğer bir deyişle, dış dünyanın Türk dış politikasının seyri ve tutarlılığı üzerinde kuşku ve tereddütlere kapılmasına meydan verilmemelidir. Son günlerde yabancı diplomatların "Ankara'da her kafadan bir ses çıkıyor" demesi, dışarıda kafaların iyice karıştığını gösteriyor...

skohen@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Merkel ve Hıristiyan Avrupa
ALMANYA Başbakanı Sayın Merkel'e Türkiye'ye h...
Çetin ALTAN
Her kafadan çıkan tutarsız ses bolluğu
1954, yahut 55 yazında bir akşamdı. Henüz dah...
Melih AŞIK
Kaymakam gidici!
Biz bu satırları yazdığımız sırada Haluk Nadi...
Fikret BİLA
TSK'nın AB'ye ve ABD'ye verdiği mesaj
Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt'ın H...
Hasan CEMAL
Erdoğan'dan askere zeytin dalı!
Londra'dan Ankara'ya uçuyoruz salı günü öğled...
Güneri CIVAOĞLU
Temel çelişki
Kıbrıs Prensi Alessandro Mirri di Lusignan Fa...
Can Dündar
Büyük Türk meczupları
Önceki gece uçak kaçırıldığında korsanın "vi...
Hurşit GÜNEŞ
Asıl sorun cari açıkta mı?
Türkiye ekonomisinin yumuşak karnının cari aç...
Doğan HEPER
Bush, Erdoğan ve Büyükanıt
TÜRKİYE için çok önemli iki olay meydana geld...
Semih İDİZ
AB, TSK ile diyalog kanallarını açmalı
Son günlerde Cumhurbaşkanı'ndan Genelkurmay B...
Sami KOHEN
Dış politikada iç etkenler
GEÇMİŞ yıllarda dış politika, Türkiye'de çeş...
Hasan PULUR
Boynuz parlatan Efruz'lar çoook...
GEÇENLERDE birkaç genç geldi. Araştırma yapıy...
Derya SAZAK
Kakofoni
ABD'nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson, Başba...
Meral TAMER
Fransızlar sabrımızı sınıyor
Avrupa Birliği ile müzakere sürecinin açılmas...
Yaman TÖRÜNER
Biri bizi aldatıyor
Cari açıkla ilgili endişeler büyüyor. Endişel...
Güngör URAS
Yüksek faiz, özelleştirme, varlık satışları ekonominin gücünü eritti
Uygulanan, IMF destekli istikrar programı ucu...
M. Ali BİRAND
Bugün AB'yi dövenler, yarın mumla arayacaklar
Şu sıralarda "vur abalıya" gidiyoruz.

© 2006 Milliyet