Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 05 Ekim 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Fransızlar sabrımızı sınıyor

PARİS

Avrupa Birliği ile müzakere sürecinin açılmasının 1. yıldönümünü kutlamak üzere TÜSİAD tarafından düzenlenen Türkiye - Avrupa Haftası'nda ikinci durağımız Paris.
Brüksel'in ardından Paris'te karşılaştığımız manzara, siyahla beyaz kadar farklı. Brüksel'de salondan dışarı taşan her milletten Avrupalı gazetecilere karşılık, Paris'te Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen ve TÜSİAD Başkanı Ömer Sabancı'nın basın toplantısında çok daha az sayıda gazeteci vardı. İlk soru bir Ermeni Vakfı'na ait radyonun çalışanından geldi:
"Fransa Devlet Başkanı Jacques Chirac'ın Ermenistan'la ilgili sözlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?" Chirac, Ermeni soykırımının üyelik koşulu olmasını istemişti. Tüzmen'den beklenen yanıt, "Türkiye'ye yeni siyasi koşul getirilemez" olmalıydı. Ancak Sayın Bakan, Ermeni soykırımıyla ilgili ezberinin dışına çıkmadı:
"Türklerin tarihi son 100 yıldan ibaret değildir; binlerce yıllık tarihi vardır ve soykırım hadisesi hiç gerçekleşmemiştir. Sadece Ermenilere karşı değil, diğer azınlıkların hiçbirine karşı da gerçekleşmemiştir. Aksi olsaydı, kabinedeki iki Ermeni kökenli bakan, tehcir olayından sonra bakan olarak kalabilirler miydi?"

AB'nin çifte standardı
Sabah toplantıya gitmek üzere uyandığımızda Ermeni soykırımıyla ilgili yasa tasarısının, 12 ekimde Fransız Parlamentosu'nda görüşüleceğini öğrendik. Bundan böyle başta Fransızlar, Türkiye'nin AB üyesi olmasını istemeyenler, daha da sıklaşan aralıklarla sabrımızı sınayacaklar. Bizi "öfkeyle kalkıp zararla oturmaya" zorlayacaklar. Bu süreçte sinirleri sağlam tutmak çok önemli.
Ve tabii Tüzmen'in sorduğu şu soru da çok haklı: "Ne yani, Fransa'da yasa çıksa ve ben de buraya bakan olarak gelip Ermeni soykırımı yoktur desem, beni hapse mi atacaklar?"

Gerçeklerden korkanlar
Sabancı'nın bu soruya yaptığı katkı anlamlıydı: "Türkiye'den 301'i kaldırması, düşünce ve ifade özgürlüğü yönünde adımlar atması istenirken, Fransa'da ifade özgürlüğünü bu şekilde kısıtlamak, AB değerleriyle bağdaşmıyor. Böylesi bir yaklaşım, gerçeklerden korkan toplumların takınacakları tavırdır."
Paris'teki toplantının diğer konuşmacıları, TÜSİAD üst yönetiminden Pekin Baran ve Aldo Kaslowski ile TÜSİAD'ın Paris toplantısını birlikte düzenlediği Yenilikçi Siyaset Vakfı'nın Başkanı Jean Claude Paye ve Genel Sekreter Franck Debie'ydi. 20 yıl önce OECD Başkanı olduğu dönemde rahmetli Sakıp Sabancı'nın Atlıköşk'teki evinde aynı masada yemek yediğimiz Paye, 20 yıl sonra Paris'te Türk dostu bir vakfın başkanı olarak (hayli yaşlanmış) karşımdaydı.

Dalış arkadaşı
Öğle yemeğinde, Tüzmen'in "dalış arkadaşım", "yakın arkadaşım" diye takdim ettiği Fransa Dış Ticaret Bakanı Christine Lagarde'ı dinledik. Anlaşılan Lagarde, Tüzmen'i kırmamış, konuşma yapmayı kabul etmişti.
Özetle "Duygusal tepkiler sonunda mantıki zemine oturur. Fransa'daki tepkilere aldırmayın, yolunuza devam edin" dedi. Ama sonunda kararı AB ülkeleri ve Türk kamuoylarının vereceğini belirtmeyi de ihmal etmedi.
Seminerde iki Fransız'dan biri savunma sanayi, diğeri laiklik ve imam hatip okullarıyla ilgili soru sordu. Diğer 2 soru, OECD'de çalışan Türklerden geldi.

mtamer@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Merkel ve Hıristiyan Avrupa
ALMANYA Başbakanı Sayın Merkel'e Türkiye'ye h...
Çetin ALTAN
Her kafadan çıkan tutarsız ses bolluğu
1954, yahut 55 yazında bir akşamdı. Henüz dah...
Melih AŞIK
Kaymakam gidici!
Biz bu satırları yazdığımız sırada Haluk Nadi...
Fikret BİLA
TSK'nın AB'ye ve ABD'ye verdiği mesaj
Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt'ın H...
Hasan CEMAL
Erdoğan'dan askere zeytin dalı!
Londra'dan Ankara'ya uçuyoruz salı günü öğled...
Güneri CIVAOĞLU
Temel çelişki
Kıbrıs Prensi Alessandro Mirri di Lusignan Fa...
Can Dündar
Büyük Türk meczupları
Önceki gece uçak kaçırıldığında korsanın "vi...
Hurşit GÜNEŞ
Asıl sorun cari açıkta mı?
Türkiye ekonomisinin yumuşak karnının cari aç...
Doğan HEPER
Bush, Erdoğan ve Büyükanıt
TÜRKİYE için çok önemli iki olay meydana geld...
Semih İDİZ
AB, TSK ile diyalog kanallarını açmalı
Son günlerde Cumhurbaşkanı'ndan Genelkurmay B...
Sami KOHEN
Dış politikada iç etkenler
GEÇMİŞ yıllarda dış politika, Türkiye'de çeş...
Hasan PULUR
Boynuz parlatan Efruz'lar çoook...
GEÇENLERDE birkaç genç geldi. Araştırma yapıy...
Derya SAZAK
Kakofoni
ABD'nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson, Başba...
Meral TAMER
Fransızlar sabrımızı sınıyor
Avrupa Birliği ile müzakere sürecinin açılmas...
Yaman TÖRÜNER
Biri bizi aldatıyor
Cari açıkla ilgili endişeler büyüyor. Endişel...
Güngör URAS
Yüksek faiz, özelleştirme, varlık satışları ekonominin gücünü eritti
Uygulanan, IMF destekli istikrar programı ucu...
M. Ali BİRAND
Bugün AB'yi dövenler, yarın mumla arayacaklar
Şu sıralarda "vur abalıya" gidiyoruz.

© 2006 Milliyet