|
Biri bizi aldatıyor
Cari açıkla ilgili endişeler büyüyor. Endişeler büyüdükçe, tartışmalar ve söylemler de komikleşiyor:
İhracat artarsa, ithalat da artar. Bazen ithalatçı kazanır, bazen de ihracatçı. Bu normaldir. Bazen ithalatçı ağlar, bazen de ihracatçı. Bu da normaldir. Bazen faizci ağlar, bazen de dövizci. Normaldir. İthalatı azaltmak için, ithal mallara vergi koyarız olur biter. Çin mallarına vergi koyarsak iş çözülür. Dövizin fiyatı yükselse de ihracat artmaz. İhracatı artırmak için bu konuda yapısal tedbirler almak gerekir. Tekstil gibi zaten yok olması gereken mallar ürettiğimiz için ihracat artmıyor. Tekstil gibi dünyada para etmeyen sektörleri öldürmek daha iyidir. Böylece, ihracat düşse bile kalitelileşir. Bize de kaliteli ihracat lazımdır. İhracatın artırılması, üretimdeki yüksek maliyetleri azaltmakla olur. Mesela enerji fiyatlarını düşürürseniz, vergileri düşürürseniz ihracat artar. Büyüme düşürülmeden cari açık kapatılamaz. Amerika da, İtalya da cari açık veriyor. Demek ki, cari açık veren ülke kalkınamaz diye bir şey yok. Ekonomimize güvenmese, sıcak para gelir miydi? Demek ki, ekonomimiz iyi. Beş yıl öncesinden iyiyiz. Beş yıl sonra da bugünden iyi olacağız. Başbakan, cumhurbaşkanı olmayacağını açıklarsa her şey düzelir.
Cari açığın çözümü bulunur
Neyse ki, her söylenene şüpheyle yaklaşmayı öğrendik. Politikacının bizi kandırmasını hoş karşılıyoruz. Köşe yazarının, kendi tuttuğu takıma oynamasını da. Bağıranın sesini duyuramadığı, kendini anlatmaya çalışanın da dilinin bir türlü dönmediği ülkedeyiz.
Cari açık sorununun çözümü bulunur. Çözümü ekonomi yönetimi bulursa, buna iyi yönetim; piyasa bulursa buna "kriz" denir.
İyi kullanılırsa, sıcak para da, cari açık da sanıldığı kadar kötü değildir. Cari açığın temel nedeni, dış ticaret dengesindeki açıktır. Ya cari açığı sürdüreceğiz ya da dış ticaret açığını azaltacağız. Cari açığı sürdüreceksek, her ay yaklaşık 3 milyar dolarlık bir ek döviz girişi bulmak zorundayız. Bunun için, ya sıcak parayı ya kayıt dışılığı ya da turizm gibi döviz kaynakları girişini özendireceğiz. Ancak bu üç seçenek de, kontrol edilemez ve dışa bağlı durumdadır.
Dış ticaret dengesini düzeltmeyi düşünüyorsak, ihracatı artırıp ithalatı azaltacağız demektir. İşi piyasaya ve dalgalı kura bırakırsak, yeterince sıcak para gelişi durduğu ve diğer döviz kaynakları girişlerinin azaldığı noktada döviz kurları artmaya başlar. Bu artış, cari açık yeterince azalıncaya kadar sürer. Kur artınca ihracat ucuzlar, ithalat pahalılaşır.
İhracatta yüksek maliyet sorunu vardır ama bu sorun mecburen kaçak işçi çalıştırmak, vergi kaçırmak, kaçak ithalat gibi yollarla ortadan kaldırılmaya çalışılmaktadır. Yani, yapısal sorunların çözülmesiyle de ihracat artabilir ama bu iş zaman alır.
Yapılması gereken, kurun yükselmesine izin vermek ama dengelerin bozulmasını ve aşırı yükselme ile karşılaşılmasını önlemektir. Bu da mümkündür.
ytoruner@milliyet.com.tr
|
|