Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 07 Ekim 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kent kıyaslaması

Gökkuşağı / Reşat Kutucular

Türkiye İstatistik Kurumu web sitesine bakıyoruz. İllere göre gayrisafi yurtiçi hasıla verileri var, 1987-2001 arasını kapsayan. Hani "İzmir ne kadar gerilemiş?" diye merak ediyoruz bu 14 yılda. Sağda solda konuşuluyor, yazılıyor çiziliyor, göreceli olarak İzmir gerilemekteymiş ya. Somutlaştıralım bu iddiayı diyoruz.
Ayrıca İzmir'deki sivil toplum örgütü duruşu, kimilerine göre de hakim anlayış kentin önünü tıkıyormuş. "Bunun bir mesneti var mı?" diye anlamaya çalışıyoruz. Bir de bu gidişle İzmir geri kalmaya mahkum görüşünü irdelemek istiyoruz.
* * *
1987'de GSYH (Gayrisafi Yurtiçi Hasıla) İstanbul için 2 bin 810 dolar, İzmir için 2 bin 722 dolar. Aynı yıl Antalya kişi başına bin 833 dolar üretmiş, Bursa 2 bin 253 dolar, Gaziantep bin 382.
2001'e geldiğimizde ise Antalya 2 bin 193, Bursa 2 bin 507, Gaziantep bin 593 üretmiş. İstanbul 3 bin 63 rakamında. İzmir ise 3 bin 215.
Evet evet, doğru okudunuz kişi başına gelirde, 2001'de İzmir İstanbul'un önünde. Gaziantep'in iki misli. İstanbul'la aradaki o meşhur fark 2001'den bu yana açılmadı ya?
* * *
Kayıt dışı ekonomi İzmir'de daha küçük olabilir, İzmir'in "geri kalmamışlılığı" bundan kaynaklanıyor olabilir. İstanbul ürettiğinden az yansıyor yani resmi kayıtlara. Bundan kaynaklanan fark ne boyuttadır bilmek zor ama bu tek başına, İzmir-İstanbul arasında algılanan ve dillendirilen uçurumu açıklamaya yetmez.
Tabii gelişmişliğin tek ölçüsü de kişi başına üretim değil. Beş yıldızlı otel sayısından, restoranların sandalye adedine, kentteki müzelerden gökdelenlere kadar pek çok unsur ölçü olarak alınabilir gelişmişlik konusunda.
İşte bu kıstaslarda İzmirle İstanbul arasında uçurum var. Algılamada. Görünüşte. Bu verileri kişi başın vurursak arada hala uçurum kalır mı o belli değil işte.
Çünkü İstanbul'un bir üstü var bir de altı. Gelir dağılımındaki adaletsizlikten kök alan asıl uçurum da orada. Yani İstanbul'u İstanbul yapan unsurlar kentin bir bölümünde yaşanıyor. Üretimden aslan payını kalabalığın küçük bir bölümü alıyor. Almasa öyle bir eğlence, kültür, gece hayatının fonlanması zor olur zaten.
* * *
İstanbul içinde küçük bir Amerika barındırıyor belki kişi başına gelir olarak. Yıllık ortalama 30 bin doların üzerinde. Bu grup çekip çeviriyor kenti, İstanbul'u diğer kentlerden farklılaştırıyor. Gerisi boşa koşturuyor. İstanbul'un bütününde ruhsatsız binalarda oturup, ömrünü yollarda heba eden, aza razı olup haline şükreden ve bir gün üstteki İstanbul'a tırmanmayı hayal eden bir yığın insan. Tırmananlar az, tırmanamayanlar çok.
* * *
İzmir'i İstanbul'la kıyaslamak da çok doğru değil belki. İstanbul tarihsel olarak uçları kendine çalıştıran bir merkez. İzmir'in ise daha farklı bir kimliği var. Her iki kentin de kendine özgü olumlu ve olumsuz yanları var. Sosyolojik farklar cabası.
Ama kastı aşıp İstanbul'u liberalizme, çağdaşlığa, gelişmişliğe örnek göstermek bu kavramları çok hafife almak demek. Hele hele İzmir'i sivil toplum örgütü refleksleri yüzünden bu kavramları ıskalıyormuş gibi sunmak kabul edilebilir gibi değil.
* * *
Biraz daha derinliğine inmek gerekir böyle hayati kavramların. Şu sorulardan başlayarak:
Nasıl bir liberalizm? Ne tür bir çağdaşlık? Hangi gelişmişlik?
Gelecek hafta bu konuya devam edeceğiz.

ege@milliyet.com.tr







EGE
Öksüz bırakılan sevinçlerimiz
İçinizdeki güzellik
Emeklilik hakkında her şey
Laptop Emin
Kamu araçları kime hizmet veriyor?
Kent kıyaslaması
Kadınlarımızın sesi çıkmıyor





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Bülent Buda
Arzu Çetik
Necati Çetiner
Elif Demirci
Özgür Kaynar
Reşat Kutucular
Deniz Sipahi

© 2006 Milliyet