|
 |
|
|
Kadınlarımızın sesi çıkmıyor
Satır Arası / Deniz Sipahi
Türkiye'de kadın olmak zor. Ev kadınlığı gerçekten ağır bir meslek; işte de farklı sorunlar kadınları usandırıyor.
Belki çok konuşulmuyor, belki olay hemen kapatılıyor.
Ama cinsel taciz suçlarında son yıllarda büyük artışlar gözleniyor.
Kadınlarımız iş hayatında daha fazla üst kadrolara tırmansa da, güçlü CEO'ların sayısı artsa da iş yerindeki vakaların ne yazık ki sümenaltı edildiği bir gerçek.
Bugünlerde Yargıtay'ın aldığı bir karar önümüzdeki günlerde çok tartışılacak.
Cinsel saldırı suçunun yeniden yorumlandığı davayla artık ensest suçları ve patron tacizinde mağdurun şikayeti aranmayacak. Eşe tecavüz ise şikayete bağlı olacak. Ancak kocanın karısının başına silah dayaması ve bıçak çekmesi halinde eş şikayetçi olmasa bile resen kamu davası açılacak.
Sizlere bazı bilgiler vereyim.
Cinsel Tıp Derneği'nin (CTD) yaklaşık bin kadın üzerinde yaptığı araştırma, cinsel şiddete uğrayan kadınların oranının yüzde 40, uğradığı şiddeti şikayet edenlerin oranının ise yüzde 27 olduğu sonucu ortaya çıkıyor.
Araştırmada kadınların yüzde 45'inin fiziksel şiddete ve yüzde 40'a yakınının da cinsel şiddete maruz kaldıkları belirlenmiş.
Cinsel şiddete uğrayan kadınların yüzde 60'ının evli, yüzde 20'sinin boşanmış, yüzde 10'unun nikahsız birliktelik yaşayan ve yüzde 10'unun da bekar olduğu belirlenirken, cinsel şiddete uğrayan kadınların yalnızca yüzde 15'inin yaşadıklarına çare olarak mahkemeye, yüzde 12'sinin de karakola başvurduğunu söylemiş.
Demek ki; bu tür olayları kendi içimizde yaşayıp çözüm üretmeye çalışıyoruz.
* * *
Çarpıcı bir örnek olması nedeniyle aktarıyorum. Dünyada büyük şirketler uygulamaya geçse Türkiye'de az görülen bir proje sonucunda bakın neler oluyor.
Türkiye'de faaliyet gösteren uluslararası bir Fransız şirketi çalışanlarının iş ve özel yaşamını güvenlik şirketine izletti. Şirket bu izleme raporlarına dayanarak 16 kişiyi işten attı.
Garlin International adlı güvenlik şirketinin, 7 Mart 2002'de Türkiye'de faal, uluslararası bir Fransız şirketiyle imzaladığı anlaşma görülmemiş bir skandalı gözler önüne serdi.
Anlaşmaya göre ortakları arasında ABD'de çeşitli istihbarat teşkilatlarında uzmanlık yapan polislerle, Türk emniyet teşkilatından emekli polislerin bulunduğu Garlin International, şirkette olup bitenleri düzenli olarak şirket yönetimine bildirecekti.
Anlaşmaya göre şirketin tüm birimlerinde denetim yapma, çalışan ve çalışmış personel ile görüşme, bilgi alma, her türlü bilgi ve belge toplama, gerektiğinde resmi kurumlara başvuru gibi yetkileri Garlin International'a veriyordu. Uluslararası şirketten G.A.R.R. ve Garlin'den Gary L. Caldwell imzalı anlaşma gereği her altı ayda bir yönetime raporlar sunuldu ve bu raporlara dayanarak pek çok kişi işten çıkartıldı. Raporlarda "şirket etiğine" aykırı davranışların saptanmasının amaçlandığı belirtiliyor. 2002'deki altı aylık çalışma boyunca 30'u eski personel, 20'si taşeron firma ve tedarikçi, 150'si de çalışan personel olmak üzere yaklaşık 200 kişiyle görüşüldüğü belirtilen raporda çalışanlardan firmalarla rüşvet alışverişi içinde olanlar ya da birbirleriyle cinsel ilişki kuranlar açıklanıyor.
* * *
Size bu yazdıklarım bir polisiye dizi gibi gelebilir.
Ama sadece Türkiye'de değil, dünyada da taciz iddiaları ve vakaları artıyor.
Bizde eksik olan kadınlarımızın seslerinin çok fazla çıkmaması.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|