Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 07 Ekim 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Çiçek İsviçreli bakana nasıl takıldı?


Fransız Parlamentosu sayesinde, Ermeni soykırımı konusunun hem Türkiye'de, hem de Avrupa'da akademik değil, yasal bir zemine oturtma çabalarını önümüzdeki hafta tekrar hararetle tartışacağız. Bu tartışmalar sırasında olan yine fikir özgürlüğüne olacak.
Hatta İsviçre bu yüzünden şimdiden karıştı. Nedeni de, Ankara'yı bu hafta ziyaret eden Adalet Bakanı Christoph Blocher'in ülkesinde "Ermeni soykırımı olmadı" diyenleri cezalandırmak için kullanılan yasayı eleştiren sözleri.
Blocher, "ırkçılıkla mücadele"yi öngören, İsviçre ceza kanununun 216 sayılı maddesinin Ermeni soykırımı konusunu kapsayacak şekilde yorumlanarak uygulanmasını eleştirerek, bu yasanın başını ağrıttığını söylemişti.
Adalet Bakanı Cemil Çiçek ile görüşmesi sırasında Blocher ayrıca, "Bu yasanın önde gelen bir Türk tarihçisine karşı kullanılabileceğini kimse hayal edemezdi" demişti. Kastettiği tarihçi, tabii ki, Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu'dur.

Bakan basının boy hedefi
İsviçre Adalet Bakanı'nın bu sözleri ülkesini anında elektriklendirmiş. İçişleri Bakanı Pascal Couchepin bunları "kabul edilemez" bulurken, Cumhurbaşkanı Moritz Leuenberger, kabinenin, Adalet Bakanı'nın sözlerini tartışmak üzere hemen toplanması gerektiğini söylemiş.
Basının da boy hedefi yaptığı Blocher'in bu sözleri genel olarak "Türkiye'ye şirin görünme çabası" olarak yorumlanıyormuş. Ancak Blocher de, 216 sayılı maddenin baş ağrıttığını uzun süreyle savunduğunu, bu nedenle, "tutarlı" olduğunu kendisini eleştirenlere anlatmaya çalışıyormuş.
Bunu aslında Bakan'ı sert bir şekilde eleştiren ülkenin önde gelen hukukçularından Marcel Niggli de doğruluyor. Basına konuşan Niggli, Blocher'in mensubu olduğu İsviçre Halk Partisi'nin bu yasayı kaldırmak için başından beri çaba gösterdiğini itiraf etmiş.
Söz konusu yasa 1994 yılında halkoylamasıyla kabul edilmiş. Amacı ise Yahudi soykırımını inkâr edenleri cezalandırmakmış. Ancak, 301'inci maddenin bizde "esnek" yorumlanmasına benzeyen -ve hukuken tartışmalı olan- bir şekilde Ermeni soykırımı konusuna teşmil edilmiş.

7 milyon ve 70 milyon esprisi
İsviçreli kaynaklara göre, Blocher ayrıca, "Benden Türkiye'de fikir özgürlüğünü savunmamı isteyenler, kendi ülkelerinde fikir özgürlüğünün kısıtlanmasını savunuyorlar" diyerek şöyle konuşuyormuş:
" 'Türklerle Ermeniler bir araya gelip bu işi görüşsünler' diyoruz. Peki diyelim ki toplantı İsviçre'de yapıldı. O zaman gelen Türkleri 'Ermeni soykırımı olmadı' dedikleri için mahkemeye mi çıkaracağız?
Hatırlayalım, Hrant Dink de Türkiye için benzeri bir şey demişti. Bundan da görüleceği gibi, bu konu içeride olduğu kadar dışarıda da "baş ağrıtmaya" başladı. Parsayı ise, tabii ki, "Ermeni propaganda makinesi" topluyor.
Çok "baş ağrıtacak" olan bu konuyu burada yine de esprili bir şekilde kapatmak istiyorum. Ülkesindeki tepkiler üzerine, Blocher Cemil Çiçek'e, "Sözlerimden dolayı yedi milyon İsviçreli üzerime geliyor" diye şikâyet etmiş. Çiçek de, klasik hazır cevaplarından birini patlatarak, "Hiç üzülme dostum. Arkanda yetmiş milyon Türk var" diye Blocher'i teselli etmiş.

sidiz@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Atatürk'ten bazı izler
ANKARA'DA Milli Kütüphane'deyim. "Atatürk, Am...
Çetin ALTAN
Kent kent, hatta semt semt AB üyesi olunabilseydi
Fenerbahçe Parkı'nın girişinde, boyunları omu...
Melih AŞIK
Fransa'ya mektup
Fransız Meclisi'nde 12 Ekim'de tartışılacak o...
Fikret BİLA
Milli Savunma Bakanı da rahatsız
AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Hansjörg Krets...
Hasan CEMAL
Darbe tamtamları ile seçim havası!
Darbe tamtamları ile demokrasi yollarında yür...
Güneri CIVAOĞLU
Atatürk / Anatürk
Atatürk'ün ölümünden 4 yıl önce 24 Kasım 1934...
Can Dündar
Yabancı gözüyle
Son günlerde Ankara'daki birkaç davette yaba...
Abbas GÜÇLÜ
Üniversitelerimiz ne kadar özerk?
Üniversiteler özerkliğin sembolüdür. Bir ülke...
Semih İDİZ
Çiçek İsviçreli bakana nasıl takıldı?
Fransız Parlamentosu sayesinde, Ermeni soykır...
Sami KOHEN
Yolları açık olsun
Mehmetçik, Lübnan'daki misyonu için yola çıkt...
Hasan PULUR
Neler konuşuldu?
ACABA Başkan Bush ile Tayyip Erdoğan ne konuş...
Derya SAZAK
Almanak
TESEV'in hazırladığı 'Güvenlik Almanağı'na ya...
Meral TAMER
Çiçek: AB'ye kendimizi tanıtamıyoruz
TÜSİAD, Avrupa Birliği ile müzakere sürecinin...
Tamer HEPER
Dağ başındayız
Geçenlerde Taksim-Levent arasında çalışan met...
Yaman TÖRÜNER
Türk parasında Güneydoğu mu?
Cebinizden bir 20 Yeni Türk Lirası çıkarın. A...
Güngör URAS
Umut Can (13) haksızlıkları önlemek için 'hâkim' olacak
Umut Can 13 yaşında. Zeytinburnu'nda Celalett...
M. Ali BİRAND
Türkiye bir dostunu daha kaybediyor
Türkiye'nin, Avrupa Birliği ile tam üyelik mü...

© 2006 Milliyet