Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 07 Ekim 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Dağ başındayız


Geçenlerde Taksim-Levent arasında çalışan metroyla Taksim'den 4. Levent'e geliyorum. Levent istasyonunda bir anons işittik.
"Teknik sorun nedeniyle vagonları terk edin, görevlilerin uyarılarına uyun."
Demek ki, önemli bir olay var. Hep birlikte vagondan atladık, dikkatle ne olacağını bekliyoruz. Olan şu, vagon durakta bekleyenleri aldı, yoluna devam etti.
Biz indiğimizle kaldık.
Aradan üç-beş ay geçti bu defa Kabataş'a giden tramvaydayım. Fındıklı'da yine bir anons.
"Burası son durak inin." İndik, bu defa da ne oldu biliyor musunuz, yine duraktaki bir iki kişiyi aldı ve Fındıklı'ya devam etti.
Bitmedi, bu defa geçen salı günü 4. Levent'ten Taksim'e yine metroyla gidiyorum. Levent istasyonunda yine bir anons:
"Aracı derhal terk edin, görevlilerin uyarılarına uyun."
Yine hep beraber aşağı atladık veeee, bizimki yine hiçbir şey yokmuş gibi yoluna devam etti. Yani:
Şu mereti bile çalıştırmayı başaramadık. Şimdi bir gün gerçekten bir problem nedeniyle "İnin" deseler, şart olsun dışarı bir adım atmam. Biliyorum benim gibi düşünecek bir sürü insan var. Bu bir sürü insanın başına bir şey geldiğinde kim sorumlu?
Yani bir tramvayı, bir metroyu çalıştıramayan bu kadro, İstanbul'u deleceğiz, altından girip üstünden çıkacağız, diye atıp tutuyor ya, işte icraat, gelin de inanın. Vatandaşın neler çektiğini ise eskortla dolaşan, birkaç korumayla yola çıkıp trafiğin özel olarak açıldığı yollarda giden sayın yönetici takımı bilmez.
Bilebilmesi için benim gibi tramvaya-tünele sade bir vatandaş gibi binmesi lazım. Problemi bilmeyen ise nasıl çözüm getirir, buna imkânı var mı? Onun için de hep söylüyorum İstanbul artık bir şehir değil, bir dağ başı.

tamerheper@host.com








Taha AKYOL
Atatürk'ten bazı izler
ANKARA'DA Milli Kütüphane'deyim. "Atatürk, Am...
Çetin ALTAN
Kent kent, hatta semt semt AB üyesi olunabilseydi
Fenerbahçe Parkı'nın girişinde, boyunları omu...
Melih AŞIK
Fransa'ya mektup
Fransız Meclisi'nde 12 Ekim'de tartışılacak o...
Fikret BİLA
Milli Savunma Bakanı da rahatsız
AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Hansjörg Krets...
Hasan CEMAL
Darbe tamtamları ile seçim havası!
Darbe tamtamları ile demokrasi yollarında yür...
Güneri CIVAOĞLU
Atatürk / Anatürk
Atatürk'ün ölümünden 4 yıl önce 24 Kasım 1934...
Can Dündar
Yabancı gözüyle
Son günlerde Ankara'daki birkaç davette yaba...
Abbas GÜÇLÜ
Üniversitelerimiz ne kadar özerk?
Üniversiteler özerkliğin sembolüdür. Bir ülke...
Semih İDİZ
Çiçek İsviçreli bakana nasıl takıldı?
Fransız Parlamentosu sayesinde, Ermeni soykır...
Sami KOHEN
Yolları açık olsun
Mehmetçik, Lübnan'daki misyonu için yola çıkt...
Hasan PULUR
Neler konuşuldu?
ACABA Başkan Bush ile Tayyip Erdoğan ne konuş...
Derya SAZAK
Almanak
TESEV'in hazırladığı 'Güvenlik Almanağı'na ya...
Meral TAMER
Çiçek: AB'ye kendimizi tanıtamıyoruz
TÜSİAD, Avrupa Birliği ile müzakere sürecinin...
Tamer HEPER
Dağ başındayız
Geçenlerde Taksim-Levent arasında çalışan met...
Yaman TÖRÜNER
Türk parasında Güneydoğu mu?
Cebinizden bir 20 Yeni Türk Lirası çıkarın. A...
Güngör URAS
Umut Can (13) haksızlıkları önlemek için 'hâkim' olacak
Umut Can 13 yaşında. Zeytinburnu'nda Celalett...
M. Ali BİRAND
Türkiye bir dostunu daha kaybediyor
Türkiye'nin, Avrupa Birliği ile tam üyelik mü...

© 2006 Milliyet