Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 08 Ekim 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bir kişi bile katılmadı çığlığımıza

18'inde intihar eden Saliha için kendisi gibi düşünen 8 kızla 'sessiz' bir yürüyüş düzenleyen Ferda, "Herkes görünüşte bize destek verdiğini söylese de yine 9 kişi kaldığımızı fark ettik" diyor

ÜMRAN AVCI Batman

"Kabloyu boynuna dolayıp da üzerine çıktığı sandalyeyi ayağıyla ittikten sonraki çırpınış, pişmanlığın, yeniden yaşama dönme gayretinin çırpınışıdır aslında ama artık çok geçtir..."
Bu sözlerin sahibi Batmanlı 20 yaşındaki Ferda, yüzünü dahi görmediği 18'indeki Saliha'nın ipi boğazına geçirdiği andaki çırpınışlarını düşününce gözyaşlarıyla kaleme kâğıda sarıldı.
Ertesi gün de kentteki intihar salgınına dikkat çekebilmek için kendisi gibi düşünen 8 kızla 'sessiz' yürüyüş yaptı. Genç öğrencilerin ufacık adımları öyle bir ses çıkardı ki, sadece yerel ve ulusal basının değil dünya basınının bile dikkatini çekti.

Neden Batman?
Muhafazakârlığın başkenti olmaya aday Batman'daki genç ölümlere projektör tutan kızların en büyüğü olan ve üniversiteye hazırlanan Ferda'yı dershaneye gitmeye hazırlanırken buluyoruz.
Yer minderleriyle döşenen ve hemen hiç mobilyanın olmadığı evin salonundaki kitaplar dikkatimizi çekiyor ilk olarak. Anton Çehov, Dostoyevski, Tolstoy...
Terör nedeniyle Kozlu'daki ilkokuluna üç yıl ara veren, ardından Batman Süper Lisesi'ni bitiren Ferda, Almanca ve İngilizce biliyor. Amacı İngiliz Dili Edebiyatı bölümüne girebilmek.
8 kardeşi olan Ferda, "Biz rahatız ama Batman'daki diğer gençler öyle mi? 2000 yılından beri 60 kişi kıydı canına? Neden Batman?" diye isyan ediyor.
Ve son dokuz ayda 15. kişinin canına kıydığı günün gecesi kaleme sarıldığında şu cümleler dökülüveriyor kâğıda:


'Ölüm değil, umut ışığı olun'
"Anne ve babalar feryadımızı duysun istiyoruz. Çocuklarınızı kendi ellerinizle ölüme göndermeyin. Daha 20'sine varmadan ölmesin yavrularınız. (...) Onlara ölüm değil umut ışığı olun. (...) O gencecik bedenleri ölüme sürüklerken nasıl sızlamıyor vicdanınız? (...) Biz ölmek istemiyoruz..."
Ertesi gün Saliha'nın cenazesi kaldırılırken, kız kardeşler Ferda, Ela ve Sema, amca kızları Zeynep, Gizem'le arkadaşları Tuba Doğan, Renas Savgat, Hülya Sankut ve Dilan Erol evde intiharları tartışıyorlar. O an karar veriyorlar yürümeye.

'Bir baktık ki yalnız kalmışız'
Kızlar önce bir kırtasiyeye gidip kartonlara sloganlar yazıyor, sonra da sessizce yürüyorlar. Yürüyüş kısa sürede Türkiye'nin dört bir yanından ve diğer ülkelerden duyuluyor.
Batman'daki yerel yöneticiler ildeki karanlık intiharlara projektör tutan kızları tebrik için makamlarında kabul ediyor..
Sonra ne oluyorsa, herkesin gözü onlara çevrilmişken, kızlar bir anda kabuklarına çekiliyor. Nedenini Ferda anlatıyor:
"Biz 9 kişiyle bir yürüyüş başlattık ama her şey olup bittikten sonra baktık ki yine 9 kişiyiz. Herkes görünüşte bize destek verdiğini söylese de yine 9 kişi kaldığımızı fark ettik. Bir kişi bile katılmamış bizim çığlığımıza. Batman'da artık göze batmak istemiyoruz."

Yazgısı annesi gibi olmasın istedi

Fakirliğe sesi çıkmayan 18 yaşındaki Saliha'nın, babası yaşındaki adamın kuması olma teklifine ve borçlara karşılık teminat gösterilmesine yanıtı, yaşamına son vermek oldu

Batman Çamlıca Mahallesi'nin bittiği yerde bir gecekondu. Bu evden geçen cumartesi günü bir genç kızın cenazesi uğurlandı. Yazgısı annesi gibi olsun istemeyen Saliha Demir'in cenazesi.
Batman'da Saliha'nın intiharıyla ilgili ağızdan ağıza hemen hemen aynı hikâye dolaşıyor: Baba Ferit Demir, Batman'ın zenginlerinden, çiftlik sahibi olan ve aynı zamanda tefecilik yaptığı ileri sürülen 60 yaşlarındaki Abdurrahman Biçer'e borçlandı. Borcunu ödeyemedi ve sonunda alacaklı olan Biçer, borcu karşılığında Demir'in kızını istedi. Ama Saliha bu teklife isyan etti.

Batmanlılar aileye öfkeli
Adlarının intiharlarla anılmasından zaten bıkmış olan Batmanlı, Saliha'nın ölümü nedeniyle Demir ailesine öfkeli.
Kapısı açık iki göz odalı evin girişinde anne babayı yer minderlerinde otururken buluyoruz. Baba hayli geçkin, anne genç görünüyor. Aralarında 24 yaş fark olduğunu sonradan öğreniyoruz.
İddiaları soruyoruz babaya. 61 yaşındaki baba Ferit Demir, kızının yaşlı biri tarafından istendiğini şu sözlerle doğruluyor: "Kızımı olaydan iki gün önce 60 yaşlarındaki Abdurrahman Biçer istemeye geldi. 'Aarazilerimin tapusunu kızının üstüne yapayım' dedi. Kızıma sordum, kabul etmedi. Abdurrahman bize inanmadı, gidip kızıma kendisi sordu. Kızım istemediğini yüzüne söyledi. Saliha istemediği sürece vermeyecektim."
Baba Demir'e göre kızının intiharının nedeni "ömrünün tükenmesi." O bu durumu, "kader..." diye açıklıyor.
Zar zor Türkçe konuşan 37 yaşındaki anne Halime Hanım, kocası ölüm nedeni olarak "kaderdir" dedikçe sinirleniyor. Yoksulluklarına, "Okumak istiyordu, çok akıllıydı ama parasızlıktan okuldan aldık. Bir yıldır her gün aynı eteği giyiyordu. Kahvaltı yok, yemek yok" diye isyan ediyor.
Saliha'nın üzerinden "Yaşamak çok güzel ama çok zor" yazılı bir not çıktı. Üzerinde hadislerin yazılı olduğu Saliha'ya ait özel bir defter de polise verildi. Kim bilir belki de Saliha, annesiyle aynı kaderi yaşamak istemediğinden, borçlarına teminat gösterilmesini içine sindiremediğinden ölümü seçti.





GÜNCEL
Bir kişi bile katılmadı çığlığımıza
Ayrımcılığa inceleme
Meclis'in sade ve modern camisi
Papa, Vatikan'a THY ile dönecek
Ordu tabii ki darbe yapabilir
Üniversiteliye bahar şenliği yasağı geldi!
Osman Öcalan: Bana yönelik saldırı yok






Melih AŞIK
Sen doğrusunu yap
İnsanlar çoğu kez makul değildir, mantıksız v...
Can Dündar
"Kendini sultan ilan edenler var"
TRT'deki meslektaşımız Kerime Senyücel öneml...
Hasan PULUR
İsmet Paşa olsaydı...
ABD elçisi, irtica tartışmaları için "kakofon...
Çetin ALTAN
Hım hım ile burunsuz, birbirinden uğursuz
Küçük bir oğlan çocuğu koşarak nefes nefese p...

© 2006 Milliyet