|
 |
|
|
Başaracağız...
Sahada iki tane takım var. Biri kimliği olmayan Macaristan, ki bunu 45 yıldır arıyor. Diğeri de kimliğini tekrar bulmaya çalışan Türkiye. Hesapları yaptığımız zaman bu maçlar Türkiye'nin kayıpsız geçeceği sınavlar. Neticede de düşündüğümüz gibi geçiyoruz.
90 dakikaya baktığımız zaman 4 pozisyonumuz var. Bunların ikisi duran toptan. Biri gol oldu, diğerine Hakan vuramadı. Diğer ikisi ise oyun içinde kazandığımız net pozisyonlar. Birini Gökdeniz, birini de Tuncay gol yapamadı.
Tabii bu bizim için yetmiyor. Milli Takım'ın, çok daha etkin ve akıcı futbol oynamasını bekliyoruz. Ama bu belki zamanla oluşacak. Şu anda kayıpsız geçmek gerçekten çok önemli. Bu takım kimliğini bulacak. Daha az yıpratılacak. Ve hedefe gidilecek.
Fikstürümüz gerçekten çok iyi. Seyircisiz maçlarımızı Yunanistan ile Norveç'e karşı oynayabilirdik. Bu görüntümüzle gerçekten müthiş zorlanırdık.
Lehimize çevirdik
Zaman artık lehimize çalışıyor. Çarşamba Moldova'yı da geçeceğiz. Takım özgüvenini tazeleyecek. Kadroda şu anda olmayanlar yerlerini almaya başlayacak. Ve belki özlediğimiz Türkiye karşımıza çıkacak. Ancak ne olursa olsun, iyi futbol oynamaya ihtiyacımız var. Bu takımları iyi oynamadan geçebiliriz. Çünkü rakiplerimiz değil. Ama diğerlerini iyi oynamadan geçme şansımız çok zor.
Sahaya bakınca, her şeye rağmen uzun süredir milli takımda görev yapanlar yine ön planda. Rakip etkili olmamasına rağmen Rüştü güven verdi. Tuncay, Hakan, ilaveten Aurelio, kopuk kopuk Arda... Gerçi herkes çalışıyor. Ama bir şeyi göz ardı etmememiz lazım. Bu kadro Yunanistan ve Norveç maçlarında fizik olarak da, kalite olarak da geride kalır.
Macaristan ilk kez dört düzgün pası oyunun 52. dakikasında yaptı. Onun için bu grupta üç var olan ile dört yok olmayanın mücadelesine tanık oluyoruz.
Finallerin formülü
Finallere direkt gitmenin formülü açık açık ortada. Oynayacağımız ikişer Yunanistan ve Norveç maçlarından çıkaracağımız 7 puan 2008'de özlediğimiz finallerde takımımızı bize izletir.
Kazanıyoruz, herkes elinden gelen gayreti en iyi şekilde ortaya koyuyor. Ama şu göz ardı edilmemeli, kalite bas bas bağırıyor!.. Türkiye'nin buna ihtiyacı var. Kaliteyi de yanımıza aldığımız gün, düşündüklerimizi yapacağız.
Şimdi ilk etapta yapılmasını gerekeni yapıyoruz, bu çok güzel. Öyle veya böyle üç puanları alıyoruz. Ve zamanı lehimize olacak şekilde yanımızda taşıyoruz. Tebrikler, yola devam. Marta kadar eksiklerimizin önemli bölümünü telafi edeceğiz. Belki biraz göbeğimiz çatlayacak, ama başaracağız.
mdenizli@milliyet.com.tr
|
|
|

|