Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 08 Ekim 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İnsan yönetiminde mücadele gerekiyor


İki günlük "insan yönetimi fuarı"... Uzun bir dönem "personel yöneticileri" diye isimlendirilen alan büyüyüp bir sektör haline geldi ve "insan kaynakları" (İK) olarak anılmaya başlandı. Şimdilerde kendilerine "insan yönetimi" diyorlar.
Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde açılan iki katlı "kongre ve fuar" alanı... İnsan yönetişimi ve bilgiye dayalı bir toplumun talepleri ele alınıyor.
Genç nüfus, işsizlik İK'nın önemini artırırken; verimlilik ve sürdürülebilir rekabet ortamını kovalıyorlar...
14. Ulusal İnsan Yönetimi Kongresi'nde moderatörü olduğum "Avrupa Entegrasyonunda İnsan Kaynakları'nın Kaç Yılı var?" başlıklı oturumda, Adecco Türkiye'nin CEO'su, Kariyernet Genel Müdürü ve Özel İstihdam Büroları Derneği Başkanı Pembe Candaner ile Bahçeşehir Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü Başkanı Tunç Bozbura'nın sunumlarını izledim.

Sürekli eğitim
Kongrede Adana, Ankara ve Bursa'dan gelen, Kadın Girişimci Derneği'nin (KAGİDER) başlattığı "Su Damlası" projesi ile desteklenen ve "İK" şirketleri kuran kadınlarla sohbet ediyorum.
"İK, AB'ye diğer sektörlerden daha hızlı biçimde entegre olabilir. Çünkü değişimi İK yöneticileri fark ettiler, AB ile aynı dil oluşmaya başladı" diyorlar.
Bir karşılaşmamızda Coca-Cola'nın uluslararası yönetimi arasına giren, eski THY Yönetim Kurulu Başkanı, TAV ve Hürriyet Grubu yönetimlerinde yer alan Cem Kozlu'dan duyduklarım yolun engebeli olduğu fikrini uyandırıyordu.
Kozlu "Bana (Yerli ve yabancı şirket yapılarında en büyük fark nedir?) diye sorduklarında (İnsana yatırım isteği, inancı, kaynak ayırma) olduğunu söylüyorum. Coca-Cola'da hangi konuklarda desteklenmem, hangi yanımın öne çıkması gerektiği konusunda sürekli eğitim desteği aldım" diyordu.

Kadın başkan yok gibi
Katılımcılarının çoğunluğunu İK yöneticilerinin ve profesyonellerinin oluşturduğu etkinlikte koşturanlar arasında Silkar Yönetim Kurulu Üyesi ve Fethiye Liyka World Oteli'nin pazarlama ve işletme müdürü Zeynep Silahtaroğlu da vardı.
Birbiri ardına oturumları izleyenler arasında Silahtaroğlu'ndan başka "patrona" rastlamadım. Üç çocuk annesi olan Silahtaroğlu "Bilgi herkesin elinde var, fark yaratabilmek için ne yapmamız gerektiğini öğrenmeye çalışıyorum" diyor.
Tunç Bozbura sunumunda, iş kriterlerinde "semt, yaş, cinsiyet" gibi ayrımların negatif etkilerini vurguluyor. İş dünyasında ayrımcılığın etkileri kadın üzerinde daha da artıyor. Amerika'da işgücünün yüzde 45'ini kadınların oluşturmasına karşılık, 1000 büyük şirket içinde "başkan" kadın sayısı 4'ü geçmiyor. Japonya'da da kadın işgücü oranı yüzde 40 ve "başkan" kadın sayısı yalnızca bir.
Türkiye'de kadın istihdamı ve girişimcilik oranlarını burada anmaya bile gerek yok! Henüz okumayazma seferberliğini tamamlayamadık.
Candaner ise konuşmasında "AB'den gelecek tehlike" olarak işgücü piyasasındaki yönelişlere dikkat çekiyor. Avrupa'da 22 milyon yeni işgücünün ortaya çıkacağını hatırlatıyor. AB'nin "müzakere sürecinde" Türkiye'ye işgücü ihracını sağlamaya çalışacağını söylüyor.

Mehmet Ağar ile Diyarbakır
Bugün DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar'ın Şanlıurfa'ya kadar uzanan Güneydoğu "iftarlarındaki" Diyarbakır ve Mardin duraklarına katılıyorum. "Aşiretler ile ilişkileri", Ağar'ın "dağlarında kuş ötecek" politikasının yankılarını ve PKK'nın "silah bırakma" kararının izlerini süreceğim...
Abbas Güçlü'nün "Genç Bakış" programında "Biz terör sorununu çözmek için siyasetteyiz" diyen Ağar'ın, Diyarbakır'daki siyaset alanı Türkiye'deki "konumunu" belirlemede önemli bir ölçü olacak.
Bu satırları Esenboğa Havalimanı'nda Diyarbakır'a uçmak için beklerken yazıyorum, pistten Pegasus'un üzerinde "Oh Be" yazan uçağı geçiyor...
Türkiye ne zaman "Oh Be" diyebilecek, sorusuna kilitleniyorum.
Uluslararası bölgesel stratejilerin oyuncağı haline gelen iç siyasetin "böyle bir gücü" var mı, çok merak ediyorum.

syilmaz@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Hım hım ile burunsuz, birbirinden uğursuz
Küçük bir oğlan çocuğu koşarak nefes nefese p...
Melih AŞIK
Sen doğrusunu yap
İnsanlar çoğu kez makul değildir, mantıksız v...
Fikret BİLA
301. madde ve 'soykırım yok' suçu
Türk Ceza Yasası'nın 301. maddesi tartışma ko...
Hasan CEMAL
Erdoğan Çankaya'ya çıkmasın ama...
Bir pazar yazısı, Hasan Cemal'e sorular ve ya...
Güneri CIVAOĞLU
Acı veriyor
Prof. Dr. Vamık Volkan'ın satırlarıyla devam....
Can Dündar
"Kendini sultan ilan edenler var"
TRT'deki meslektaşımız Kerime Senyücel öneml...
Abbas GÜÇLÜ
YÖK, Ankara Üniversitesi'nden ne istiyor?
1920'li yılların başında Ankara'da şekillenen...
Metin MÜNİR
İki yüzü keskin bıçak
Cuma günü saat 12.30 sıralarında, İstanbul'da...
Hasan PULUR
İsmet Paşa olsaydı...
ABD elçisi, irtica tartışmaları için "kakofon...
Derya SAZAK
Fransız ayıbı
TCK'nın 301'inci maddesindeki 'Türklüğü aşağı...
Meral TAMER
Korkmakta da haklılar, vazgeçememekte de...
TÜSİAD, hafta içinde 3 AB başkentindeki Türk ...
Ece TEMELKURAN
Stilsizim doktor bey!
Biz yetmiş doğumlular birçok siyasi ve sosyol...
Tamer HEPER
Hayvan dosttur
Bizim gazetede haber oldu. Evinde kedi besley...
Osman ULAGAY
Çelişki ve gerçeklerle yüzleşme zamanı mı?
Ülkemizdeki, dünyamızdaki çelişki ve gerçekle...
Güngör URAS
İftar yemeği 30 ramazan (ya kalan günler ne olacak?)
Ramazanda 30 gün imkânı kıt olanları iftar so...
Serpil YILMAZ
İnsan yönetiminde mücadele gerekiyor
İki günlük "insan yönetimi fuarı"... Uzun bir...

© 2006 Milliyet