|
Bir eli Allah'a diğerini toprağa açıyorlar
MARDİN
DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar ile Mardin'deki iftardan sonra kalktık, küçük bir konvoy halinde Ferhan Ağa'nın (Yıldız) köyü Zeydi'ye gittik. Mardin'de üç köyün sahibi Dekorya aşiretinin lideri Ferhan Ağa'nın oğlu Abdülkadir Yıldız konağında dört duvarın etrafına döşenen minderlerde sohbete koyulduk.
DYP Mardin teşkilatı 12 Eylül'den sonra bu konakta yapılan toplantıda kurulmuş. Anılar tazelenirken erkekleri baş başa bırakıp aşiretin kadınlarının yanına gittim...
Ağar Demirel'i aradı
Ağar'ın bulunduğu odadan ayrıldıktan sonra, o anda orada olmayı çok isteyeceğim bir gelişme de olmuş. DYP'nin kurucu kadrosu bir araya gelince, buluşma duygusal bir hal almış. Sarılmışlarçtelefonlara. Ağar, 9.Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'i aramış, "Şu anda DYP Mardin'i kurduğunuz odadayız" demiş. Ardından DYP'nin "ağabeyi" İsmet Sezgin aranmış.
Mardin'de 1994-2004 yılları arasında belediye başkanlığı yapan, bugün de DYP'nin kadroları arasında yer alan Abdülkadir Tutaşı ile köyün dönüş yolundayız.
Tutaşı, AKP Mardin milletvekili ve akaryakıt istasyonu sahibi Süleyman Bölünmez ile kavgalı. Tutaşı'nın oğlu Bölmez'i ayağından vurmuş, 4 yıl hüküm giymişti. Bölmez, 16 milyarlık hastane fatura için Tutaşı'na haciz kararı aldırmış.
DYP'nin Hanım Ağa'sı
Ağar'ın Diyarbakır, Mardin, Şanlıurfa turunda Suna Kepoğlu da vardı. DYP kadroları içinde bölgeden tek kadın. Diyarbakır Silvan İlçesi ve DYP Tarım Komisyonu üyesi. 14 bin dönüm arazide tarım yapıyor. Aşiret lideri, ağa kızı.
DYP'de iki dönem milletvekilliği yapan babasını ve ağabeyini 7 ay arayla 1988 yılında kaybetmiş. O sırada mallarını dayıları, amcaları idare etmiş, ta ki 1998'in mart ayında verdiği 600 kişilik aşiret yemeğine kadar. O yemekte, "Ağanız benim, itirazı olan var mı?" demiş, onaylanmış.
Kepoğlu etkin bir siyasetçi. 300 çalışanı var, "anne-kız" yaşamlarına hizmet eden evdeki 12 hizmetliyi saymazsak. İki okul yaptırmış; kızların okula gitmesi için uğraşıyor, kadınlara dayağın sonunu getirmeye çalışıyor, kilerini paylaşıyor.
Babasının kendisine "dostum" diye hitap ettiğini anlatıyor. Demirel "amcası" oluyor, Ankara'ya her gidişinde elini öpüyor.
Fuhuş ve hırsızlık
Makarna ve tekstil tesislerine, Diyarbakır'da 3 milyon euro'luk yatırımla bir çorap fabrikası da ekleyen Karaboğa, son bombalama olaylarından sonra planlanan yatırımını büyütemediğini anlatıyor. "Büyük Mardin Oteli" nin yanı sıra, Diyarbakır'daki Kervansaray Oteli'nin de sahibi Mehmet İpek, "Terörü birisi elini kaldırır bitirir, o sorun değil, ancak Diyarbakır'da kapkaç, fuhuş ve gasp meslek haline geldi" diyor. Kent nüfusunun yüzde 80'inin gayrimeşru yollardan geçimini sağladığını vurgulayan İpek, "Durumu herkes biliyor, herkes seyrediyor" diyor.
Güneydoğu'da "tiyatro" oynanmıyor, bir TV dizisi de çekilmiyor; akan gerçek kan, yapılan hırsızlık, satılan bedenler bizim; "Kim çare olacak, nasıl yapacak?" tam bunları konuşmanın zamanı.
syilmaz@milliyet.com.tr
|
|