|
 |
|
|
Asıl tren kazası, perşembe saat 11.00, Paris'te olcacak
Fransız politikacıları anlayabilmek imkansız. Açmaya hazırlandıkları yaranın büyüklüğünü ya gerçekten algılayamıyorlar veya Türkiye ile ilişkilere böylesine ağır bir darbe vurmanın getireceği zararı umursamıyorlar.
Türkiye ile Fransız katarları, önümüzdeki Perşembe günü öğle saatlerinde Paris istasyonunda birbirleriyle çarpışacaklar. Son derece ağır bir kaza yaşayacağız. Kan gövdeyi götürecek ve uzun yıllar boyunca temizlenemeyecek.
Bizler, hep bir tren kazasından kuşkulanıyorduk, ancak bizim beklediğimiz kaza, Olli Rehn'in dikkat çektiği, Kıbrıs nedeniyle Avrupa Başkenti Brüksel istasyonunda olacaktı. Oysa baktık ki, bambaşka bir kaza ile karşı karşıyayız.
Fransız kondüktörler karşılıklı gelen lokomotiflere makas değiştirttiler ve şu anda kafa kafaya vurmak üzereler. Kaza günü ve saati bile belli: 12 ekim Perşembe, saat 11.00 civarında…
Fransa gibi bir büyük ülkenin, böylesine göz göre göre, karşılıklı çıkarlarını mahvetme pahasına bir trajediyi görmezden gelmesi inanılacak bir şey değil.
Ya bizim bildiğimiz Fransa artık yok. Yerine ucuz ve tarihi vizyonunu, ağırlığını kaybetmiş bir Fransa gelmiş veya bize yanlış bir Fransa göstermişler.
Tarih yazılırken, Ermeni Soykırım iddialarıyla ilgili Fransız parlamentosunun tutumu herhalde kara bir leke gibi gösterilecek.
ERMENİ TASARISI BU DEFA GEÇECEK GİBİ…
Paris'teki gelişmeleri yakından izleyenlerle yaptığım konuşmalar, bu defa oylamayı engelleme şansının çok düşük olduğunu gösteriyor. Anlaşılan bundan böyle bir sertleşme sürecine girilecek. Türk toplumu Fransayı kötü gözle izleyecek.
Tabii bu durumdan, Avrupa aleyhtarları da çok yararlanacaklar. Yine domateslerle patatesleri birbirine karıştıracaklar ve "Fransızlar bu kararı aldıklarına göre, bizde 301'i kaldırmayalım" dan başlayıp, tüm uyum yasalarını kaldırmaya kadar gidebilecekler.
Yazık olacak…
* * *
NEDENİ ,TÜRK DÜŞMANLIĞI DEĞİL…
Önümüzde çok uzun ve inişli çıkışlı yol var.
Bu yola çıkarken bazı noktaları iyi bilmemiz gerekiyor. Bunların en başında da, Fransız parlamentosundaki bu oylamanın bir "Türk düşmanlığı"ile ilgisinin bulunmadığıdır. Fransız toplumu veya parlamenterleri, bizlerden nefret ettiklerinden dolayı değil, başta iç politika ve oy nedenleri olmak üzere, birçok gerekçeyle hareket ediyorlar.
Yaptıkları işin ne akıl, ne de mantıkla ilgisi var.
Türkiye bu olayın sadece bir bölümünde yer alıyor. Tartışma, Türklerin Ermenileri soykırıma tabi tutmalarıyla ilgili bile değil. İş bambaşka bir yere gidiyor.
Asıl sorun, eğer tasarı gerçekten yasalaşırsa, Fransa'nın içinde çıkacak.
BU TASARI FRANSAYI DA ÇOK ZORA SOKACAK
Herşeyden önce, Fransa gibi, fikir özgürlüğüne duyarlı bir ülkede, insanların görüşlerini açıklamalarının yasaklanmasının yaratacağı mutlaka bir rahatsızlık olacaktır. Her ne kadar yahudi soykırımına paralellik kuruluyorsa da, Ermeni olayı bazı çevreler tarafından farklı yorumlanacaktır.
Bu yetmiyormuş gibi, ancak tarihçilerin değerlendirebilecekleri bir olaylar dizisi, parlamenterlerin oylarıyla saptanacak. Bu da kendi içinde başka tartışmaları başlatacak.
Anayasa mahkemesinin bu tip yasalara karşı olduğunu düşünürsek, tartışmaların nereye gidebileceğini daha iyi görebiliriz.
Özetle, neresinden bakılırsa bakılsın, Perşembe günü start alacak olan bir süreç, Türk- Fransız ilişkilerinden çok, Fransa'nın kendi içinde de önemli sorunlar yaratacaktır. Nitekim, bütün bu nedenlerle Sosyalist grup içinde de eleştiriler ve baskılar giderek artıyor. Ancak yine de yeterli oyu bulup, tasarının kabul edileceği söyleniyor. Bunun nedeni de, tasarıyı ilk defa sosyalistler getirmiş olsalar dahi, gelinilen noktada hemen her partiden destek buluyor olması. 200 bin Ermeni oyu, gelecek yılki Cumhurbaşkanlığı seçimi için çok önemli görülüyor.
SOSYALİSTLER, VERDİKLERİ SÖZDEN GERİ DÖNDÜLER
Geçen mayıs ayında bu tasarı , Cumhurbaşkanı Chirac ve Dışişleri Bakanı Blazy'nin son derece önemli çıkışları ve bilim adamları ile tarihçilerin gösterdikleri tepkiler sonucunda engellenebilmişti. Parlamento Başkanı Jean Louis Debre'nin sosyalist grupla yaptığı pazarlık sonucu rafa kaldırılmıştı. Herşey sonradan değişti.
Sosyalistler, iktidar partisinin girişimlerinden kuşkulandılar, Chrirac'ın yeniden Devlet Başkanlığına aday olacağını hissettiler ve her yönden saldırıyor geçtiler. Stratejilerinin içinde Ermeni tasarısı da vardı.
Tasarı her gruptan destek gördüğünden dolayı, kabul edilmemesi bir mucize gibi görülüyor.
* * *
TASARI NE ZAMAN RESMEN YASALAŞACAK ?
Ermeni soykırımının olmadığını söyleyenlerin hapis ve para cezasına çarptırılmasını emreden yasanın, önce Meclis'te kabul edilmesi gerekiyor.
Bu oylamadan sonra, senatoya sevkedilmesi ve orada da ikinci bir oylamadan geçip kabul görmesi şart. Senatoda ele alınması için kesin bir süre yok. İster birkaç hafta içinde sevkedilebilir, istenirse yıllarca bekletilip, ileri bir tarihte oylamaya getirilebilir.
İş bununla da bitmiyor.
Meclis ve Senato'da kabul gören yasa, en sonunda Cumhurbaşkanı tarafından da imzalandıktan sonra uygulamaya girebiliyor.
Cumhurbaşkanları yasayı imzalamayabileceği gibi, sümen altında tutma imkanları da vardır. Fransız kamuoyundaki tepkilere göre, tasarı bekletilebilineceği gibi, mayıstaki Cumhurbaşkanlığı seçimine dahi yetiştirilebileceği ileri sürülüyor.
Bu yasanın uzunca bir süre, Türk- Fransız ilişkilerini zehirleyeceğini ve demoklesin kılıcı gibi başımızın üstünde kalacağını şimdiden söyleyebiliriz.
(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )
mabirand@e-kolay.net
|
|
|


 | Taha AKYOL | | PKK konusunda ne yapmalı? TERÖR örgütü, kendi terimiyle, 'ateşkes' ilan... | |  | Melih AŞIK | | 864 rakımlı dert Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanı olsun mu, olması... | |  | Fikret BİLA | | Fransa'ya yakışmıyor Fransa'nın, "Ermeni soykırımı yoktur" demeyi ... | |  | Hasan CEMAL | | Rezillik ya da entelektüel terörizm! Hollanda, "Ermeni soykırımı yoktur!" diyenler... | |  | Güneri CIVAOĞLU | | Sağduyu zamanı Fransa'da Millet Meclisi büyük olasılıkla "Er... | |  | Can Dündar | | 'Aaaa o başka!' 1960'lar... | |  | Abbas GÜÇLÜ | | YÖK kararından YÖK üyelerinin bile haberi yok YÖK Başkanı Teziç imzasıyla üniversite rektör... | |  | Hurşit GÜNEŞ | | Dış borç giderek büyüyor Geçen hafta 2006 yılının ikinci çeyreğine ait... | |  | Sami KOHEN | | K.Kore bu bombayı ne yapacak? Beklenen oldu... Kuzey Kore geçen hafta, yakı... | |  | Derya SAZAK | | Hrant'ın tepkisi TCK 301 mağdurları, "Ermeni soykırımını inkâr... | |  | Meral TAMER | | Bakan Çiçek'le "dolandırıcı" aynı karede Tarih: 5 ekim perşembe. TÜSİAD'ın Avrupa çık... | |  | Güngör URAS | | Yüksek faizi halk ödüyor (...ödüyor da borç stoku azalmıyor, artıyor!) 2006 yılı ocak-ağustos arasında (8 ayda) halk... | |  | Serpil YILMAZ | | Bir eli Allah'a diğerini toprağa açıyorlar DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar ile Mardin'deki... | |  |  | M. Ali BİRAND | | Asıl tren kazası, perşembe saat 11.00, Paris'te olcacak Fransız politikacıları anlayabilmek imkansız.... | |
|
|