|
Yapanın yaptığı yanına kalıyor
Gazetecilikte "fikri takip" diye bir kural var. Bir haberin, bir olayın kesin sonucuna varılıncaya kadar izlenmesi anlamına geliyor. Günümüzde okurlar en az gazeteciler kadar takipçi.
Örneğin, Büyük Kulüp'ün Caddebostan sahilinde kamu malı denizi işgal ederek yaptırdığı beton tesisi bu köşede ele almıştık. Büyükşehir Belediyesi İmar Müdürlüğü'nün, bu yerin Kadıköy Belediye Başkanlığı tarafından 14 Ağustos 2006'da yıkımının yapılacağını bildirdiğini aktarmıştık. Bu konuda okurlardan gelen mesajlardan bazılarını sizlerle paylaşmıştık.
Bakın, gelen son mesajlardan birinde, Orhangazi'den Murat Akdağ ne diyor:
"Hukuk kurallarının, devletin yaptırım gücünün işlemediği o kadar çok konu var ki... Bir örnek de benden: Bursa'da Cargill nişasta fabrikası... Açılışı mahkeme kararına rağmen, ABD Büyükelçisi tarafından gerçekleştirildi.
Bir de küçük rica: Bunun gibi, mahkeme kararına rağmen yürümeyen konuların en azından 3-5 adedini yazınızın altına not düşseniz ve yanına çözülemeyişinin günlerini girseniz, hem insanların hafızasından silinmez, hem de ola ki çözülürse, kaçıncı yazınızdan sonra çözüldüğü görülür."
Biz vaktiyle, bu yöntemi iki kez denemiştik. Uğur Mumcu'nun öldürülüşünden sonra ve Tansu Çiller'in Amerika'daki mallarının yurda getirilmesi söz konusu edildiğinde aylarca gün saymıştık. İkisi de çözülemedi.
Hukuktan umudunu kesmeyen okurumuz Murat Akdağ'ın önerisine uyarak, Büyük Kulüp için bugün itibariyle gün saymış olalım: İzinsiz yapıldığı İstanbul Liman Başkanlığı'nca saptanan ve Büyükşehir Belediyesi'nce "Kadıköy Belediyesi tarafından 14.08.2006 tarihinde yıkımının yapılacağı" bildirilen tesise, 58 gündür dokunulamadı.
Görülüyor ki, dokunulmazlık, yalnızca milletvekillerine özgü değil! Ayrıca, denizi hortumlamaya kılıf uydurmak için mevzuat değişikliği yollarının denendiği ve bu yüzden yıkımın geciktirildiği kuşkusunu yineleyelim.
Nazilli'den okurumuz Muzaffer Kılıç'ın saptaması ise şöyle:
"Türkiye'nin bir hukuk devleti olması gerekirken, hukuk sırtı kalınlara uygulanamamakta, yasalar bu talana ve tahribata engel olamamaktadır. Yapanın yaptığı yanına kâr kalmaktadır."
En tehlikeli tahribat ise, hukuka güvenin böylesine sarsılması değil midir?
Bir şiir
Dizelerimiz Mehmet Kıyat'tan (Köyde Kaldı Cumhuriyet, doku yayınları, 2006):
"Kucak dolusu özlem/ ve gülüşünle/ Sabahı soymak/ oturmak güzelliğin başına/ Sözcüklerini sererek önümüze/ Bastırılmış umutlar/ ve çıkmaz sokaklarda/ Bir bilge gibi/ güneşini sulamak geleceğin"
nailgureli@milliyet.com.tr
|
|