|
 |
|
|
Fransa, AKP ve ABD, hukuka ne kadar saygılı?
Avrupa Birliği ile üyelik müzakerelerinin açılmasının 1. yıldönümü nedeniyle TÜSİAD'ın geçen hafta 3 AB başkentinde düzenlediği seminerlerin gerek Paris, gerekse Berlin ayağında, günümüz dünyasında hukukun üstünlüğünden söz etmenin imkânsız hale geldiğini düşündüm.
Paris'te seminer sabahı daha yataktan kalktığımızda, Ermeni soykırımıyla ilgili yasa tasarısının 12 ekimde parlamentoda oylanacağını öğrendik. Fikir özgürlüğünün beşiği Fransa'da siyasetçiler, yaklaşan seçimlerde oylarını arttırabilmek amacıyla, yani iç politik nedenlerle özgürlükleri kısıtlayabiliyor!
Ertesi gün Berlin'deki seminerde, yılların alın terini İslami holdinglere kaptıran gurbetçilerimiz, Adalet Bakanı Cemil Çiçek'i korsan gösteriyle protesto ederlerken, yine hukukun üstünlüğünü düşündüm: Bakan Çiçek'in bile "dolandırıcı" dediği İslami holdinglerin, gurbetçilerimizden topladıkları paraların bir bölümü, acaba AKP'nin kuruluşunda ve iktidara yürüyüşünde mi harcandı?
Yeşil sermaye mağdurları, Avrupa mahkemelerinde açtıkları davaları kazanırken, Türkiye'de açılmış davaları yıllardır sürüncemede bırakan gizli eller mi var? AKP, vefa borcunu ödüyor olabilir mi?
ABD'de hukuk skandalı
Türkiye'ye döndüğümde masamda yığılmış kitaplar arasında Haluk Şahin'in "Elektronik Prangalı Kadın"ı gözüme takıldı. Radikal'deki yazılarını her zaman ilgiyle okuduğum Şahin, bu son kitabında Amerika'daki hukuk üstünlüğünü ayaklar altına alan bir skandalı anlatıyordu:
Fügen Gülertekin'i kimler nasıl mahkûm ettirdi?Bu adalet skandalında kimlerin parmağı vardı?Fügen Gülertekin, kimin işlediği suçun kefaretini çekmek zorunda kaldı?Başkalarına adalet öğütleri veren Amerika'da, böyle bir hukuk skandalı nasıl yaşanabildi?
Şahin'in yazılarını takip edenler hatırlayacaklardır. Fügen Gülertekin, Ohio eyaletinin Colombus kentinde yaşayan, Robert Kolej ve Boğaziçi Üniversitesi mezunu, 2 çocuk, 1 torun sahibi bir Türk kadını! Ohio State Üniversitesi'nden bebek bakımı konusunda da masterli.
Baktığı hasta bir bebeği kurtarmaya çalışırken 'onu sarstığı' suçlamasıyla 8 yıldır hapiste. Yaraladığı iddia edilen bebek ise şu anda 10 yaşında ve normal bir çocuk.
Hukuk mu, guguk mu?
Sırf ırkçı ve yabancı düşmanı seçmenlerin oylarını almak ve eyaletin güçlülerini memnun etmek için akıl almaz bir cezaya çarptırılan Gülertekin'in mahkûmiyeti bugünlerde sona eriyor.
Onu mahkûm eden kadın yargıç görevden alındı ve Reader's Digest dergisince Amerika'nın en kötü yargıcı seçildi. Onu mahkûm ettirmek için kampanya başlatan kadın gazeteci mesleğini bırakmak zorunda kaldı. Onun dilekçelerini görmezden gelen Cumhuriyetçi Vali Robert Taft Amerika'nın en çok nefret edilen valisi durumunda. Adı 50 milyon dolarlık yolsuzluğa karışan Taft'ın siyasi kariyeri sona erdi.
Diyeceksiniz ki "Hukuk mu, guguk mu" tabiri belki 50 yıl önce dilimize yerleşmiş. Sen şimdi mi fark ediyorsun?
Tabii ki hayır. Sadece bir kez daha telâffuz etme gereğini duyuyorum.
mtamer@milliyet.com.tr
|
|
|

|