Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 12 Ekim 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
2 yıllık stok eridi


Terim'in bahsettiği kadar zor bir savunmayla boğuşmak, hatta çok önceden alanı daralttıkları için boğuşmaya yeltenmekle yetinerek oyuna başladık. Gerçekten can sıkıcı bir dar alan oyunuydu. Ağır bir şekilde savunmadan çıkmaya çalışıyor beceremiyorduk. Bu bölümde övünülecek tek şey ileride oynamaya çalışmamıza rağmen en az rakip kadar iyi savunma yapmamızdı. Az denemiş olsalar da kontralara direndik.
34'teki gole kadar, sadece, o ana kadarki en iyi oyuncumuz Hamit'in 8'de kaleciden dönen bir şutu vardı. 34'de en övünülecek şeyi yaptık. Hakan'ın yapışık savunmacısından kurtulduğu ilk anda Sabri bu kadar iyi orta yapan bir oyuncuyu hemen alın diyen Liverpoolluları haklı çıkaran harika bir ortayla onu gördü. Hakan'ın 2 yıldır atamadıklarını Moldova'ya toptan atma hikayesi de böyle başladı.
Maçın çözülme anı ise penaltıydı. Hakan çok konuşulan kariyerinin en kritik kararlarından birini vererek topun başına geçti ve oyunu kopardı.
Tam bir savunma takımı olan Moldova'nın bunun altından kalkması olası değildi. Tuncay, Hamit, Gökdeniz biraz daha geniş alanlar bulmaya başladılar. Ve girdikleri pozisyonlar büyük bir yüzdeyle gol oldu. Yani açtık ve bitti.

Hoş gelişmeler
Bu farklı skor rakibin güçsüzlüğüyle anlatılabilecek bir şey değil. Rakip dün Malta'ya yenilen Macaristan gibi günümüz futbolundan uzak değil çünkü. Sıkışık oyunu açacak, ilk hatayı cezalandırabilecek bir zeka ve beceri ortaya koymuş olmak çok önemli. Bu bizim çok yapabildiğimiz bir durum değildir.
Sonra topyekun saldırırken pozisyon vermemek de kolay değil. Bu da hoş bir gelişme. Ama en önemlisi Hakan'ın kariyerinde çokça yaptığı gibi acayip çıkış yaparak diğer arkadaşlarına yetişmesi oldu. Böylece kadro içinde bir performans standardı sağlandı.
2006 hikayesinin böyle plana uygun şekilde bitmesi parlak bir durum. Oyunda gelişme olduğu da açık. Karşılaştığımız 3 rakip iddiadan uzak olsa da, kaybetmemek rakiplerin gözünü korkutacak ve bize güven verecek. Umarız ilk gerçek sınavımızda Norveç'e puan kaybetmez, morali ve puanı yüksek tutarız.

mdemirkol@milliyet.com.tr




SPOR
İşlem tamam: 5-0
Tehlike görüldü
Otokart krizi!
Deivid umut dağıttı
Özgürlük istedi!
Komşu yine kayıpsız: 0-4
İngilizler yıkıldı: 2-0
Cehalet kazandı!
Hido hasta
Efes'ten ilk tecrübe
Rallide start günü
Aslan fileye takıldı: 1-3
Haber turu...
2 yıllık stok eridi
Hakan niye çıktı!
İştah
Travmanın sonu
Fenerbahçe tarihçileri
Farka kanmayın!
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Mehmet DEMİRKOL
2 yıllık stok eridi
Terim'in bahsettiği kadar zor bir savunmayla ...
Mustafa DENİZLİ
Hakan niye çıktı!
Yazıya başlamak istiyorum, nasıl başlasam diy...
Rıdvan DİLMEN
İştah
Dokuz puan cepte... Sekiz gol atıyorsun, kale...
Atilla GÖKÇE
Travmanın sonu
Skor tabelası güleryüzlü... Moldova karşısınd...
Ercan GÜVEN
Fenerbahçe tarihçileri
Ne yalan söyleyeyim, ben de Fenerbahçe'nin ka...
Erdoğan ŞENAY
Farka kanmayın!
Terim'in üç maç dokuz puan sloganı ile başlay...


© 2006 Milliyet