Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 12 Ekim 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Hakan niye çıktı!


Yazıya başlamak istiyorum, nasıl başlasam diye düşünüyorum. Çünkü ilk 30 dakikada yazacak bir şey bulamıyorum. Tempomuz yüksek değil, oyunumuz kötü. Sanki içimizde bir sıkıntı var. Malta ve Macaristan'ı yendik, herkes "Moldova bunlardan daha iyi takım" dedi. Hatta "Hakan niye milli takıma" alındı diye sorgulandı.
Sabri'nin nefis kesmesine Hakan'ın "buradayım" dercesine vurduğu kafa golüne kadar sahada olumlu bir şey yoktu... Bu klasik bir Hakan golü oldu. Çünkü risk yüzdesi fazla değildi. Hakan, çok kolay pozisyonların zorlanan golcüsü. Yine sahneye çıkıp, milli takımda niçin yıllardır var olduğunu herkese anlatmaya çalıştı.

Ruh halini beğenmedim
Ancak Hakan'ın attığı birinci golden sonraki ruh halini hiç beğenmedim. Birilerine alınmış, kızmış olabilirsin. Ama sevincini göstermeyi ve arkadaşlarınla paylaşmayı onlardan esirgememelisin. Bu senin ruh halini bozmamalı.
Devrenin sonuna kadar ortaya koyduğumuz tempo ve futbol maçı zaten ilk yarıda bitirdi. İkinci yarının başlarında gayet doğal sayılması gereken bir duraksama dönemi geçirdik. Ondan sonra sahanın her yerinde basan, koşan ve topu daha rahat kullanan mükemmel bir takım tekrar sahne aldı. Üç maç içinde tartışmasız en iyisi Moldova'ydı. Takım savunmasını fevkalade başarılı yaptık.
Bütün bunlar, hem toplanan puanlar, hem de gruptaki önemli maçlarımız için psikolojik olarak milli takımımızı rahatlattı. Ve neticede bizi martta oynayacağımız Yunanistan ve Norveç maçlarından sonra nereye gidebileceğimiz hakkında da bir takım sorulara itti.
Bize Yunanistan ve Norveç maçlarında, bu kadro değişime uğramadan başarıya ulaşabilir miyiz sorusunu sordurttu. Şahsi kanaatim, şu anda bu maçlarda görev yapacak asgari 8 futbolcuya sahibiz. Sakatlığı geçenler, cezası bitenler geldikten sonra daha sağlıklı ortama sahip olabiliriz.
Bu arada Hakan'ın oyundan çıkışı, bir San Marino maçında 4 gol attıktan sonra Oktay'ı oyundan alışımı hatırlattı. Sevgili Kazım Kanat, "Mustafa Denizli herhalde bir Beşiktaşlı'nın milli takımda en fazla gol atan futbolcu olmasını istemiyor" diye yazmıştı.
Acaba milli takım antrenörleri böyle bir düşünceye sahip olabilirler mi ?.. Dolayısıyla sevgili Kazım, Fatih'in yaptığı bu oyuncu değişikliğinden sonra sorusunun da cevabını almış olmalı... Bu anektodla Kazım'ın kulaklarını çınlatıp, milli takımımızın her bireyini baştan sona kutluyorum.

mdenizli@milliyet.com.tr




SPOR
İşlem tamam: 5-0
Tehlike görüldü
Otokart krizi!
Deivid umut dağıttı
Özgürlük istedi!
Komşu yine kayıpsız: 0-4
İngilizler yıkıldı: 2-0
Cehalet kazandı!
Hido hasta
Efes'ten ilk tecrübe
Rallide start günü
Aslan fileye takıldı: 1-3
Haber turu...
2 yıllık stok eridi
Hakan niye çıktı!
İştah
Travmanın sonu
Fenerbahçe tarihçileri
Farka kanmayın!
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Mehmet DEMİRKOL
2 yıllık stok eridi
Terim'in bahsettiği kadar zor bir savunmayla ...
Mustafa DENİZLİ
Hakan niye çıktı!
Yazıya başlamak istiyorum, nasıl başlasam diy...
Rıdvan DİLMEN
İştah
Dokuz puan cepte... Sekiz gol atıyorsun, kale...
Atilla GÖKÇE
Travmanın sonu
Skor tabelası güleryüzlü... Moldova karşısınd...
Ercan GÜVEN
Fenerbahçe tarihçileri
Ne yalan söyleyeyim, ben de Fenerbahçe'nin ka...
Erdoğan ŞENAY
Farka kanmayın!
Terim'in üç maç dokuz puan sloganı ile başlay...


© 2006 Milliyet