Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 12 Ekim 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İştah


Dokuz puan cepte... Sekiz gol atıyorsun, kalende pozisyon vermiyorsun. Rakipler ne kadar zayıf olursa olsun, oyun felsefesi ve en önemlisi müthiş bir iştahı var Milli Takım'ın...
Fatih hoca, Macar maçından sonra dün de aynı kadro ile başladı maça... Sadece Hamit'le Sabri'nin pozisyonu değişmişti. Sabri arkadaydı.
Üç maçtır herşey olumlu... Tek sıkıntı ise her nedense maça iyi başlayamayışımız... İlk yirmi beş dakika futbolumuz yine durağandı. İlerleyen maçlarda bu da mutlaka düzelecektir. İlk yarının son yirmi dakikası, daha önceki maçlarda olduğu gibi rakibi yine paramparça ettik.
İkinci yarının ilk on beş dakikası yine sıkıntılı, üretken değildik. Son yirmi beş dakika ise Millilerimiz sazı eline aldı. Aynı Macaristan maçında olduğu gibi çok pozisyon bulduk, skoru da beşe taşıdık.
Doksan dakikaya baktığımızda bireysel anlamda görevini yapmayan oyuncu yoktu. Fatih hoca, herkesten beklediğini aldı dersek yalan olmaz. Beklentilerin yerine gelmesinin yanında takımın arzusu ve iştahı da dikkat çekiciydi. Rakip zayıf olmasına rağmen yine önde basma isteği oyunun son bölümünde de devam etti. Kaleciye atılan geri pasları dahi kovalayan oyuncularımız vardı.

Kazanma arzusu
Arda'nın zaten güzel çalımları, Tuncay'ın koşuları rakip için son derece yıpratıcıydı. Servet, Gökhan, dikkatli, hatasız oynuyorlardı. İki kanat oyuncusu Sabri ve İbrahim Üzülmez çabuk ve canlıydı. Mehmet Aurelio ve Hamit hem top kazanıyorlar, hem olumlu kullanıyorlardı. Gökdeniz çabuk kulvarın arkasına koşu yapıyor, Hakan da geceyi dört golle süslüyordu. Yani oyuncular görevini tam anlamıyla yapıyorlardı. Hatta Rüştü de karşı karşıya pozisyonda mutlak bir golü kurtarıyor, o da görevini yerine getiriyordu.
Bunlar tabii ki kazanmak için yeterli sebeplerdi. Ama beni daha çok mutlu eden TAKIMIN KAZANMA ARZUSU VE İŞTAHI... Bu, beni daha çok mutlu ediyor. Dakika 87.50. Tuncay, Mehmet Aurelio, İbrahim Üzülmez; üçü birden piranha gibi pres yapıyor. Gerçekten tebrikler...
Hakan için ise hiçbir şey söylemiyorum. O, benim için Macaristan maçında da büyük oyuncuydu, dün de sahada farklı bir Hakan yoktu...

rdilmen@milliyet.com.tr




SPOR
İşlem tamam: 5-0
Tehlike görüldü
Otokart krizi!
Deivid umut dağıttı
Özgürlük istedi!
Komşu yine kayıpsız: 0-4
İngilizler yıkıldı: 2-0
Cehalet kazandı!
Hido hasta
Efes'ten ilk tecrübe
Rallide start günü
Aslan fileye takıldı: 1-3
Haber turu...
2 yıllık stok eridi
Hakan niye çıktı!
İştah
Travmanın sonu
Fenerbahçe tarihçileri
Farka kanmayın!
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Mehmet DEMİRKOL
2 yıllık stok eridi
Terim'in bahsettiği kadar zor bir savunmayla ...
Mustafa DENİZLİ
Hakan niye çıktı!
Yazıya başlamak istiyorum, nasıl başlasam diy...
Rıdvan DİLMEN
İştah
Dokuz puan cepte... Sekiz gol atıyorsun, kale...
Atilla GÖKÇE
Travmanın sonu
Skor tabelası güleryüzlü... Moldova karşısınd...
Ercan GÜVEN
Fenerbahçe tarihçileri
Ne yalan söyleyeyim, ben de Fenerbahçe'nin ka...
Erdoğan ŞENAY
Farka kanmayın!
Terim'in üç maç dokuz puan sloganı ile başlay...


© 2006 Milliyet