|
 |
|
|
Farka kanmayın!
Terim'in üç maç dokuz puan sloganı ile başlayan eleme maçlarının en keyifli ve verimli 90 dakikasını oynadı millilerimiz Moldova önünde...
Malta ve Macaristan oyunları aslında milli kadronun yeni isimleri ve oyun sistemi içinde kendini arayan Türkiye düşünceleriyle akıp gitmekteydi...
Fatih Terim, yeni bir savaşçı ekip kurabilmenin planlarını kimselerin sözlü ve kalemli teknik kalabalığına bakmadan ısrarla sürdürüyor, inandığı isimlerle devam ediyordu gruptan çıkabilme çalışmalarına... Aslında geçmişte oynanan ve 6 puan toplanan karşılaşmaların galibiyetlerle biten sonuçları işin özünde Fatih hoca başta olmak üzere kimseleri fazlaca umutlandırmıyor, ancak takımın çok da iyi niyete dayalı çalışkanlığı bu takım oturacak fikrini geliştiriyordu milli takım adına sağlıklı düşünen kafalarda... Evet, dün gece ilk bilimsel oyununu doyurucu bir futbol ve gol zenginliği içinde Moldova önünde sergiledi milli kadromuz...
Hakan protestosu!
Hakan Şükür'ün maziden kalma pozisyon ve gol ustalıklarını dün gecenin ekranlarında yine gösterime getirmesi Moldova galibiyetinin hem gerçekçi, hem de insanlarda duygusallıklar yaratan başka bir güzelliğiydi. Öyle ya; oynar mı-oynamaz mı tartışmalarını neredeyse falcılığa vardıran Hakan itirazcılarına Şükür'ün tam 4 golle cevap vermesi sanırız dün Frankfurt'tan ülkeye gönderilen en anlamlı Hakan protestosu'ydu... Tabii Arda'nın futbolda başrollere doğru hızla gelişen oyun kurucu vasıfları fizik gücü de palazlandığı zaman çok daha değerli ölçeklere varacaktır. Hamit Altıptop'un Sabri'nin önde oynamasının getirdiği sağ kanattaki bilinçli çıkışlar ve hücum gücünün artımı, en önemlisi Gökdeniz'in ay-yıldızlı formaya ısınmışlığı ve tüm takımın Aurelio'nun orta saha uzmanlığı ile düşünce ve uygulama planlarında görülen çok sağlıklı gelişmeler. Bütün bunlar Türkiye'nin grubunda söz sahibi olmaya başladığının çok sevindirinci göstergeleriydi dün gece... Evet, grupta Türkiye'nin yeni bir takım yaratma konusundaki iskelet çalışmalarından çıkıp, şekillenip-ayaklanmış bir takım halinde oluştuğu ortadadır. Ancak bu maç ve gol farkına bakarak aşırı iyimserliğe kapılmakta büyük hata olur. Çünkü Yunanistan ve Norveç'in, hatta sürpriz takım Bosna'nın gruptaki en korkulu rakiplerimiz olduğu bilinmelidir. Ancak bizim bu takımlardan içeride ve deplasmanda alacağımız puanlar gruptan kimlerin çıkıp, kimlerin sınıfta kalacağını belirleyecektir. Yani demek istediğim odur ki, rayına oturmuş milli takım adına içimize huzur dolmalı ama bundan sonraki maçlar adına da çok daha gerçekçi düşünceler üretmeliyiz.
esenay@milliyet.com.tr
|
|
|

|