Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 12 Ekim 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Chirac ile Teziç arasındaki mektuplaşma


YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç, Fransa'nın en çok saygı duyduğu isimlerden biri. Fransa Cumhurbaşkanı Chirac, bu saygıyı, Teziç'e Legion d'honneur'ün en üst derecelerinden biri olan "Commandeur" liyakat nişanını vererek ifade etmişti. Nişan, Teziç'e 17.9.2004'te Fransa'nın Ankara Büyükelçiliği'nde düzenlenen bir törenle verilmişti.

Le Monde'da yazı
Teziç'in Ermeni tezlerine bilimsel ölçülerle karşı duruşu Fransa'daki öğrencilik yıllarına kadar dayanıyor. Prof. Dr. Teziç, Fransa'daki öğrencilik yıllarında öğrenci derneği başkanlığı da yapmış bir isim. Teziç, Nisan 1965'te Fransa'da "Ermeni Katliamının 50. Yılı" adıyla yapılan törenlere, o tarihte, Le Monde'da yayımlanan bir yazısıyla tepki vermiş bir öğrenci lideri.
Prof. Dr. Teziç, o gün gösterdiği tepkiyi 2001'de Galatasaray Üniversitesi rektörü ve bugün de YÖK Başkanı olarak Fransa Cumhurbaşkanı Chirac'a gönderdiği mektuplarla yineledi.

Teziç'ten Chirac'a
Teziç'in 19.1.2001'de rektör sıfatıyla Chirac'a gönderdiği mektup, Fransa'nın Ermeni soykırımını bir yasayla tanımasına ilişkin. Teziç, hem rektör hem anayasa hukukçusu olarak kaleme aldığı bu mektupta, Fransa'nın çıkardığı yasanın Fransız kamu hukuku ilkelerine aykırı olduğunu vurguluyor ve Chirac'tan Anayasa Konseyi'ne başvurarak yasanın Anayasa'ya aykırılığının tespitini istiyor.
Galatasaray Üniversitesi Rektörü olarak kaleme aldığı bu mektupta Teziç önemli bir noktanın altını çiziyor. Chirac'a şöyle sesleniyor:
"Anayasa'nın üstünlüğüne dayalı bir rejimde, siyasi tercihlerin de hukuka, yani Anayasa'ya uygun olması gerekir. Ayrıca, kanun kamu yararı amacıyla yapılmalı ve bu amaçtan sapmamalıdır. Başka bir ifadeyle, siyasi çıkar amacıyla kanun yapılamayacağı Fransız kamu hukukunun temel ilkelerinden biridir."

Chirac'tan Teziç'e
Fransa Cumhurbaşkanı Chirac, Teziç'e 14.2.2001 tarihli mektubuyla yanıt veriyor. Teziç'e mektubuyla özel olarak ilgilendiğini ilettikten sonra, Ermeni soykırımını tanıyan yasanın, Osmanlı egemenliği altında 1915'te vuku bulmuş olaylarla ilgili olduğunu, bu yasanın çağdaş Türkiye'yi sorumlu tutmaktan ve Türkiye hakkında görüş beyan etmekten kaçındığını yazıyor.
Chirac, parlamentodaki bu girişim karşısında Fransız makamlarının aldığı vaziyet malumunuzdur, diyerek yönetimin tutumunun Meclis'ten farklı olduğunu hissettirdikten sonra mektubunu şöyle bitiriyor:
"Fransa'nın Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki yakınlaşma için faaliyette bulunmaya devam edeceğini özellikle vurgulamak istiyorum. Bu kanunun oylanmasının Türkiye'de yarattığı duyarlılığı anlayabiliyorum. Bununla beraber geçen yıllarda her alanda kaydedilen gelişmeleri tehlikeye atmamak için ülkelerimiz arasındaki dostluğun bu gerilim dönemlerini aşmamızı sağlayacağından şüphe etmiyorum."
Ancak uygulama Chirac'ı doğrulamıyor. Bu gerginlik henüz aşılamadan Fransa bu kez de "Ermeni soykırımı yoktur" demeyi suç sayan yasa teklifiyle ortaya çıkıyor.

Teziç'ten Chirac'a-2
Bu girişim üzerine Prof. Dr. Erdoğan Teziç, Chirac'a bir mektup daha gönderiyor.
Teziç bu mektubunda, bu kez, Chirac'a üç soru yöneltiyor:
"1- Birinci Dünya Savaşı'nda büyük devletlerin (Fransa'yı da kastediyor) Ermeni çetelerini kışkırtarak Türklerle-Ermeniler arasındaki acıların yaşanmasında hiç sorumlu olmadıkları söylenebilir mi?
2- Tarihi olayların kanunla yazılmak istenmesine tepki gösteren büyük tarihçilerinize Fransa'nın artık değer vermediği söylenebilir mi?
3- 'Ermeni Soykırımının İnkârını Suç Sayan" kanunun düşünceyi açıklama hürriyetiyle çelişmediği söylenebilir mi?"
Üç yerinde soru...
Bakalım Chirac yanıt verecek mi, verebilecek mi?

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Fransa ve resmi tarih
FRANSA'DA bir kanun var; "Tarih kitaplarında ...
Çetin ALTAN
'Doğru' hiç iktidara gelmez, sadece düşmanları yok olur
Şöyle tepelerden objektif olarak bakıldığında...
Melih AŞIK
Karar gününde...
Bugün gözler ve kulaklar Fransa'da... Fransız...
Fikret BİLA
Chirac ile Teziç arasındaki mektuplaşma
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç, Fransa'n...
Hasan CEMAL
Avrupa Birliği yolundan çıkmak!
Akıl tutulması ne demek? Türkiye'nin Avrupa B...
Güneri CIVAOĞLU
Ancak Ağar
DYP Genel Başkanı Ağar'ın "Dağa çıkıp kurşun ...
Can Dündar
Hitit güneşi söndü
Öykümüz 1930'larda Mussolini'nin bir söylevi...
Hurşit GÜNEŞ
Kur değişiminin getirdiği
Bu hafta açıklanan sanayi üretimi verileri di...
Doğan HEPER
Türkiye Batı kıskacında
BUGÜN 12 Ekim 2006 Perşembe.
Semih İDİZ
Türkiye-AB ilişkisi için çok sakıncalı
Türkiye'yi bu hafta ziyaret eden Avrupa Sosya...
Sami KOHEN
Fransa'ya verilecek ders...
KRİTİK gün nihayet geldi. Fransız Ulusal Mecl...
Hasan PULUR
Bu şehirde nasıl yaşanır?
BU şehirde yaşanmaz!
Derya SAZAK
Kore'nin bombası
Kuzey Kore'nin gerçekleştirdiği öne sürülen n...
Meral TAMER
TNT Ekspres'ten Baba Beni Okula Gönder'e destek
Gazetemizin Baba Beni Okula Gönder kampanyası...
Yaman TÖRÜNER
Banknot polemiği
Geçen hafta, 20 Yeni Türk Liralık banknottaki...
Güngör URAS
Üretimin önünü açmaya mecburuz
Ekonomi politikalarının hedefi halkın mutlulu...
Serpil YILMAZ
Türkiye enerji köprüsü
Avusturya'nın başkenti Viyana'da OMV'nin yıll...
M. Ali BİRAND
Yeni bir 6-7 Eylül yaratmayalım...
Yine ipin ucunu kaçırmak üzereyiz....

© 2006 Milliyet