Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 12 Ekim 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Hitit güneşi söndü


Öykümüz 1930'larda Mussolini'nin bir söyleviyle başlıyor.
Duçe, "Anadolu, Roma'dan ibarettir" tezini ortaya atmıştı.
Atatürk bu iddiaya kızmış ve İslam öncesi Anadolu uygarlıklarını incelemeye koyulmuştu.
"Türk tarih tezi"ni ortaya koymak için seferberlik başlattı.
Dil Tarih Coğrafya Fakültesi'nin kuruluşuna önayak oldu, hafriyat paralarının bir kısmını cebinden ödeyerek arkeolojik kazılar yaptırdı. Yurtdışından yabancı öğretim üyeleri getirtti.
O dönem bilime verilen değeri göstermek için yazacağım:
Başbakanın aylık maaşı 500 liraydı.
Yabancı bir ordinaryüs 600 lira alıyordu.
Bu seferberliğin bir parçası olarak da, yurtdışına eğitime gönderilen öğrencilere tarih dalını seçmeleri öğütlendi.
İşte o öğrencilerden biriydi Sedat Alp...
Türkiye'nin tarih bilincini oluşturmak üzere Avrupa'ya serpilmiş tohumlardan biri...
* * *
Kansu Şarman'ın "Türk Promethe'ler" (İş Bankası Kültür Y., 2005) adını verdiği 120 öğrenci, 1928-1945 arası Avrupa'da eğitim gördü.
Sedat Alp Berlin Üniversitesi'nde tarih okurken bir gün Hititler konulu bir konferansa katıldı. Alman arkeolog, Alp'in yaşadığı toprakların uzak atalarını anlatıyordu. O gün Hititoloji okumaya karar verdi. Ankara'ya haber verildi. Bakanlık Atatürk'e sordu ve cevap geldi:
"Hemen Hititoloji'ye başlasın!"
* * *
Ne şanslıyım ki, o yılları Sedat Alp'ten dinleme şansı buldum.
Göz alacak derecede yakışıklıydı Almanya'ya gittiğinde...
Günde 200 Almanca sözcük ezberliyordu. Aynı anda Latince ve Yunanca kurslarına gidiyordu.
1934'te Hititoloji'ye başlayınca çivi yazısı, Sümerce ve Akadça öğrendi.
Asuroloji doktora sınavını kazanabilmek için iki büyük Sami dilde sınav vermesi gerekiyordu. İbranice ve Arapça derslerine girdi.
Ardından Fransızca ve İngilizce geldi.
Bir yıl sonra o yakışıklı genç, çok çalışmaktan saçkıran olmuş, kortizon tedavisine başlamıştı.
Türkiye'nin ilk Hititoloğu böyle yetişti.
* * *
Ben kendisini tanıdığımda 90'ına yaklaşmıştı.
Beyni hâlâ ışıl ışıldı.
Eşi Ferzan Hanım, Alp'in otobiyografisini derlememi istediğinde büyük heyecanla kabul ettim.
Öğrencisi Fatma Sevinç'le birlikte "Hoca"nın not ettirdiği yaşam öyküsünü, evdeki fotoğrafları, belgeleri, kitapları elden geçirdik. Dünyanın önde gelen Hititologlarından ona ilişkin görüş istedik.
Her kıtadan övgü yağdı.
Hiçbir kitabımın çıkmasını bu kadar sabırsızlıkla beklememiştim. Çünkü Alp 92 yaşına gelmişti; hareket edemiyor, konuşmakta güçlük çekiyordu. Ama konuşulanları anlıyor, okunanları dinliyordu.
Bu kitabı bir "veda armağanı" olarak beklediğini biliyordum.
Nihayet 2004 Kasım'ında kitap TÜBA'dan çıkınca Fatma'yla evine koştuk.
Artık konuşamıyordu.
Kitaba baktı.
Mavi gözlerini sevgiyle açıp kapattı.
* * *
Önceki gün son kez kapandı o gözler...
35 yaşında profesör olmuş, Konya Karahöyük kazılarını başlatmış, Tarih Kurumu Başkanlığı, Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Dekanlığı yapmış, 4 dilde 10 kitap yazmış, adını dünya Hititologlarının arasına yazdırmıştı.
90'ına merdiven dayadığında yazdırdığı kitap şu cümleyle bitiyordu:
"Tekerlekli sandalyede olduğum halde çalışmalarım devam ediyor. Sağlığım elverdiği sürece bu çalışmaları sürdüreceğim".
"Son ordinaryüs" öldü. Ama geride dünya çapında eserler bıraktı.
Nur içinde yatsın!

can.dundar@e-kolay.net







Taha AKYOL
Fransa ve resmi tarih
FRANSA'DA bir kanun var; "Tarih kitaplarında ...
Çetin ALTAN
'Doğru' hiç iktidara gelmez, sadece düşmanları yok olur
Şöyle tepelerden objektif olarak bakıldığında...
Melih AŞIK
Karar gününde...
Bugün gözler ve kulaklar Fransa'da... Fransız...
Fikret BİLA
Chirac ile Teziç arasındaki mektuplaşma
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç, Fransa'n...
Hasan CEMAL
Avrupa Birliği yolundan çıkmak!
Akıl tutulması ne demek? Türkiye'nin Avrupa B...
Güneri CIVAOĞLU
Ancak Ağar
DYP Genel Başkanı Ağar'ın "Dağa çıkıp kurşun ...
Can Dündar
Hitit güneşi söndü
Öykümüz 1930'larda Mussolini'nin bir söylevi...
Hurşit GÜNEŞ
Kur değişiminin getirdiği
Bu hafta açıklanan sanayi üretimi verileri di...
Doğan HEPER
Türkiye Batı kıskacında
BUGÜN 12 Ekim 2006 Perşembe.
Semih İDİZ
Türkiye-AB ilişkisi için çok sakıncalı
Türkiye'yi bu hafta ziyaret eden Avrupa Sosya...
Sami KOHEN
Fransa'ya verilecek ders...
KRİTİK gün nihayet geldi. Fransız Ulusal Mecl...
Hasan PULUR
Bu şehirde nasıl yaşanır?
BU şehirde yaşanmaz!
Derya SAZAK
Kore'nin bombası
Kuzey Kore'nin gerçekleştirdiği öne sürülen n...
Meral TAMER
TNT Ekspres'ten Baba Beni Okula Gönder'e destek
Gazetemizin Baba Beni Okula Gönder kampanyası...
Yaman TÖRÜNER
Banknot polemiği
Geçen hafta, 20 Yeni Türk Liralık banknottaki...
Güngör URAS
Üretimin önünü açmaya mecburuz
Ekonomi politikalarının hedefi halkın mutlulu...
Serpil YILMAZ
Türkiye enerji köprüsü
Avusturya'nın başkenti Viyana'da OMV'nin yıll...
M. Ali BİRAND
Yeni bir 6-7 Eylül yaratmayalım...
Yine ipin ucunu kaçırmak üzereyiz....

© 2006 Milliyet