Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 12 Ekim 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Lipponen soykırım tasarısını eleştirdi:
Türkiye-AB ilişkisi için çok sakıncalı

Lipponen, "Tasarı fikir özgürlüğü, Türk-Ermeni diyaloğu ve Türkiye-AB ilişkileri açısından sakıncalı" dedi


Türkiye'yi bu hafta ziyaret eden Avrupa Sosyalist Partisi heyetinin başkanı Paave Lipponen, Avrupa'nın "akil adamlar"ından sayılıyor. Fransız Parlamentosu'nun bugün ele alacağı "Ermeni tasarısı" konusundaki tavrını ise "Fransız sosyalistleri veya Ermeni lobisi ne der?" türünden kaygılara kapılmaksızın ortaya koyuyor.
Ankara'dan ayrılmadan önce kısaca görüştüğümüz Lipponen bu tasarının fikir özgürlüğü açısından olduğu kadar, Türk-Ermeni diyaloğu ve Türk-AB ilişkileri açısından da büyük sakıncaları olduğunu belirtti.
"Sözde Ermeni soykırımı" ifadesini de çekinmeden kullanan Lipponen, Ermeni tasarısını hazırlayan Fransız Sosyalistleriyle görüşüp kendilerini "makuliyetten yana" ikna etmeye çalışacağını da belirtti.
Aynı zamanda Finlandiya Meclis Başkanı olan Lipponen'in sorularımıza yanıtları şöyleydi:

'Küçük Avrupa'
Avrupa'da Türkiye'yi tahrik etme furyası var.
- Türkiye'ye olumsuz sinyaller gönderen Avrupa değil. Dönem başkanlığı ve AB Komisyonu bu tür sinyaller göndermiyor, yol alınması için Türkiye'yi teşvik ediyorlar. Olumsuz sinyaller bazı ülkelerden geliyor. Ne yazık ki bazı ülkelerde milliyetçilik artıyor ve "küçük Avrupa" düşüncesi ön plana çıkıyor. Bunlar endişe veren sinyallerdir.
Burada Avrupa'nın gerçek çıkarlarının ne olduğu konusunda bir bilgisizlik söz konusu. Bu yüzden ortak çıkarlarımızın ne olduğunu ortaya koyan bir politika oluşturmamız gerekiyor. Türkiye'nin Avrupa için olan önemini iyi anlayan olumlu bir yaklaşım içinde olmalıyız.

Krizi kaldıramayız
Nedir bu önem?
- Güvenlik, terör, uluslararası suçlarla mücadele, enerji yolları, Ortadoğu sorununa çözüm arayışları, ki Türkiye'nin Lübnan'ın istikrarı için yaptığı askeri katkı bunun son örneğidir; tüm bu açılardan bakıldığında bu görülüyor. Yalnız bunu anlayabilmek için Avrupa'da daha geniş bakış açılarına ihtiyaç var.

Türk-AB ilişkilerinde bir "tren kazası" olursa ne olur?
- Bu tür bir krizi kaldıramayız. Avrupalı liderlerin bu olasılığın olumsuz sonuçlarını anladıklarını düşünüyorum. Türkiye'de gerçekleşmiş olan büyük ilerlemeyi anlamak ve takdir etmek zorundayız. Ancak şunu da söylemeliyim. Türkiye'nin temel bazı konularda ilerleme sağlanmasına yardımcı olmasının da çok yararı olacaktır. Burada özellikle fikir özgürlüğü ve Kıbrıs konularını kastediyorum.

Türkiye hazır
Fakat Türkler sizin Sayın Ecevit'e 1999 Helsinki zirvesi sırasında gönderdiğiniz, ancak, havada kalan yazılı güvenceyi de gözeterek Kıbrıs'ta haksızlığa uğradıklarını inanıyorlar. AB'nin ise çözümü zorlaştırdığını düşünüyorlar.
- Kıbrıs sorununun çözümü BM Güvenlik Konseyi'nin elindedir. Annan Planı sürecinde biz de hayal kırıklığına uğratıldık. Ancak üyelik olacaksa Türkiye tüm AB üyelerini tanımak zorunda. Ben şahsen pragmatizmden yana çağrıda bulunuyorum. Finlandiya'nın dengeli adımları içeren önerilerinin desteklenmesi gerektiğine inanıyorum. Bu önerileri değerlendirmekten yana bir hava olduğunu da seziyorum.

Fransa Ermeni tasarısı yoluyla özel bir gündemi mi izleniyor sizce?
- Türkiye önemli ilerlemeler sağlıyor ama Avrupa'da bazıları bunu takdir etmeyip sert yaklaşımlara yöneliyorlar. Hükümetinizin tarihçilerden oluşan bir komisyonun kurulması önerisi, Türkiye'nin bu konuya açık bir şekilde bakmaya hazır olduğunu gösteriyor. Her yerde söylediğimiz de budur.

CHP yapıcı olmalı
Avrupa'da artan milliyetçilikten söz ettiniz. Birçok gözlemci Türkiye'deki karşıtınız olan CHP'nin de milliyetçiliği körüklediğini düşünüyor. Sayın Baykal ile görüşmenizde bu konuya değindiniz mi?
- Kendilerine, yapıcı olmaları ve ilerleme sağlanması için hükümete destek vermeleri çağrısında bulunduk. Burada özellikle fikir özgürlüğü ve Kıbrıs konularını kastediyoruz. Çağrımızın etkili olmasını ummaktan başka bir şey yapamayız.

sidiz@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Fransa ve resmi tarih
FRANSA'DA bir kanun var; "Tarih kitaplarında ...
Çetin ALTAN
'Doğru' hiç iktidara gelmez, sadece düşmanları yok olur
Şöyle tepelerden objektif olarak bakıldığında...
Melih AŞIK
Karar gününde...
Bugün gözler ve kulaklar Fransa'da... Fransız...
Fikret BİLA
Chirac ile Teziç arasındaki mektuplaşma
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç, Fransa'n...
Hasan CEMAL
Avrupa Birliği yolundan çıkmak!
Akıl tutulması ne demek? Türkiye'nin Avrupa B...
Güneri CIVAOĞLU
Ancak Ağar
DYP Genel Başkanı Ağar'ın "Dağa çıkıp kurşun ...
Can Dündar
Hitit güneşi söndü
Öykümüz 1930'larda Mussolini'nin bir söylevi...
Hurşit GÜNEŞ
Kur değişiminin getirdiği
Bu hafta açıklanan sanayi üretimi verileri di...
Doğan HEPER
Türkiye Batı kıskacında
BUGÜN 12 Ekim 2006 Perşembe.
Semih İDİZ
Türkiye-AB ilişkisi için çok sakıncalı
Türkiye'yi bu hafta ziyaret eden Avrupa Sosya...
Sami KOHEN
Fransa'ya verilecek ders...
KRİTİK gün nihayet geldi. Fransız Ulusal Mecl...
Hasan PULUR
Bu şehirde nasıl yaşanır?
BU şehirde yaşanmaz!
Derya SAZAK
Kore'nin bombası
Kuzey Kore'nin gerçekleştirdiği öne sürülen n...
Meral TAMER
TNT Ekspres'ten Baba Beni Okula Gönder'e destek
Gazetemizin Baba Beni Okula Gönder kampanyası...
Yaman TÖRÜNER
Banknot polemiği
Geçen hafta, 20 Yeni Türk Liralık banknottaki...
Güngör URAS
Üretimin önünü açmaya mecburuz
Ekonomi politikalarının hedefi halkın mutlulu...
Serpil YILMAZ
Türkiye enerji köprüsü
Avusturya'nın başkenti Viyana'da OMV'nin yıll...
M. Ali BİRAND
Yeni bir 6-7 Eylül yaratmayalım...
Yine ipin ucunu kaçırmak üzereyiz....

© 2006 Milliyet