|
Banknot polemiği
Geçen hafta, 20 Yeni Türk Liralık banknottaki Türkiye haritasında, ülkenin doğu bölgesinin bulunmadığını yazıp bu hatanın düzeltilmesi gerektiğini söyleyince, yer yerinden oynadı. Bu hatayı yapanlar ya görmezlikten geldiler ya da işi küçümsediler.
Gerçekten de, 20 YTL'lik banknotta ne Ermenistan sınırı ne Güneydoğu sınırı ve ne de Kıbrıs adası var. Bu konuda bir soruyu yanıtlayan Merkez Bankası Guvernörü Durmuş Yılmaz, "Hiç kimse, ülkenin bir bölümü banknotta görünmüyor diye, bu bölgeler gözden çıkarılmış yorumu yapmamalı" dedi. Haklıdır. Zaten, böyle bir yorum yapan yok ama bu durum, geçmişte bir hata yapıldığı gerçeğini değiştirmez. Göreceksiniz bir süre sonra hata düzeltilecektir. Bu hata, bile bile devam ettirilemez.
Eski Başkan Süreyya Serdengeçti, "20.000.000'luk banknot 2001 yılında basılmıştı. Biz, aynı banknotu değiştirmeden 20 YTL olarak yeniden çıkardık" diyor. Doğrudur. Yani, bizim hatamız değil, bizden önceki yönetimin hatasıdır, demeye getiriyor. Bu da doğru ama her banknot yeniden tedavüle çıkarılırken, tekrar tekrar iyice gözden geçirilir. Demek ki, Süreyya Bey zamanında kimler emisyondan sorumlu Başkan Yardımcısı ve Emisyon Genel Müdürü ise bu detayı atlamışlar.
Konu araştırılmalıdır
Serdengeçti, "Neden 5 yıl geçtikten sonra bu iddia gündeme getirildi?" diyor. Cevap basit. Yeni farkına varıldığı için, yeni gündeme getirildi. Farkına varan da ben değilim. Yani, hiç gündeme getirmese miydim? Sonunda, ortada bir gerçek vardır ve böyle bir hata yapılmış olması, yok sayılamaz. Sırf bu nedenle bile, konu araştırılmalıdır.
20 YTL'lik banknotun tedavüle çıkarılması sırasındaki yöneticilerden biri olan Şükrü Binay da Sabah'ta bana veryansın ediyor. Yoksa, o sırada emisyondan sorumlu Başkan Yardımcısı kendisi miydi? "Tüm banknotların tedavüle çıkarılmasında, banka meclisi kararı vardır" derken, "Bir suç oluşacaksa, suçlu banka meclisidir" demeye mi getiriyor?
Benim gündeme getirdiğim konu tekniktir. Binay, Merkez Bankalı değildir. Kendisi dışarıdan ve çantasını taşıdığı bir kişinin isteğiyle bankaya gelmiştir. Yani, yamanmıştır. Bu gibi hatalar, onun için normal sayılabilir. Törüner ise, ilişkilerle değil, yaptığı yenilik ve güzelliklerle bir yerlere gelmiştir.
Kendi yönetimleri sırasında yazılarıma cevap verilmediğini söylüyor. Benim yazar olarak görevim, insanları aydınlatmaktır. Kendi yönetimleri sırasında da teknik eleştiriler yaptım. Benim Merkez Bankası'nda çalıştığım dönemle ilgili her şeyi, her detayda incelediler. Bir hatamı bulabilselerdi, "Çamur at izi kalsın" yöntemi uygulayacaklarına, görevlerini yapıp hakkımda suçlama yaparlardı.
Binay, dersini bilemeyen, dizleri titreyen, sonra da hocaya çamur atan çocuklar gibi. Laf ebeliğiyle, belden aşağı vurmayla, ne kadar bildiğini başkalarından saklayamaz.
ytoruner@milliyet.com.tr
|
|