|
 |
|
|
Değişim istiyorsanız; değiştirmelisiniz
Satır Arası / Deniz Sipahi
Bazen planlar yapılır; programlar, projeler...
Bakarsınız bugünün; bilemediniz önümüzdeki on, on beş yılın planlanmasıdır.
Kente, bölgeye, insanlara biraz nefes kazandırır ama bir süre sonra görürsünüz ki yaptığınız da yeterli değildir.
Büyük bir değişim yapmak istiyorsanız; o zaman büyük hayaller kurmayı da öğrenmelisiniz.
Belki de yeni kurallar koymalısınız, yeni güzellikler yaratmalısınız.
Bilmelisiniz ki; bugünün beklentilerinin bir elli yıl sonra önemi kalmayacak.
İşte o yüzden...
Şehirlerimizi, şirketlerimizi "değişim mühendisleri" yeniden kurgulamalı.
Önümüzdeki on yıl için değil; elli, yüz yıl için...
İşte o zaman marka kentlerden, dünya şirketlerinden söz etmeniz mümkün olabilir.
Elbette bireyler için de hedef dünya insanı olmaktır.
Geçmişi bilmek, bugünün ihtiyaçlarına uygun adımlar atmanın yanında geleceği de kurgulayan insanlar yetiştirmeliyiz.
Sabah Gazetesi Başyazarı Mehmet Barlas geçenlerde bu konuya değindi.
Ben de bire bir aynı düşünüyorum.
Türkiye'de, İzmir'de, yaşadığım çevrede değişim mühendislerine çok büyük ihtiyacımız olduğunu görüyorum.
Barlas diyor ki...
"İnsanlığın ihtiyaç duyduğu meslek toplum mühendisliği asla değil. İnsanlık 'değişim mühendisleri'ne ihtiyaç duyuyor. Siyasetçilerden de bürokratlardan da her alandaki yöneticilerden de beklenen şey, yönettikleri ülkeleri ve kurumları değişime uyumlu tutmaları ve gelişimi sağlamalarıdır.
Elbet her toplumda statükocular da var olacak. Her yeniliği milli ve manevi değerlere tehdit biçiminde algılayanlar da değişimi birlik ve bütünlüğe yönelmiş tehdit biçiminde görenler de bulunacak. Bunlar 'Nerede o eski günler' söylemiyle gerçek dışı bir hayaller dünyasını 'Eskiden kavunlar da karpuzlar da lezzetliydi' edebiyatı ile topluma anlatacak. Toplumun bazı kesimleri de bunlara elbet kapılacak.
Eğer bilinçli, birikimli, tarihi deneyimlerinden dersler alıp bunları özümsemiş bir toplumsanız, değişimi reddeden görüş ve kesimler, sizin ülkenizde marjinal kalmaya mahkumdur. Toplumu, tarihin belirli bir eski çağına geri taşımayı öneren görüş sahipleri ise bir nevi meczup olarak görülür..."
Benim hayal ettiğim ülke bugünkü Türkiye değil. Daha çok yol almamız gerektiğini biliyorum.
Aynı şeyleri İzmir için de düşünüyorum.
Kabına sığmayan bu kente ısrarla bir beden küçük elbise giydiriliyor.
Söylenen sözler kadar yapılanların da iddialı olmasını bekliyorum.
Bir İzmirli olarak bunu hak ettiğimize inanıyorum.
Toplum mühendislerinden çok değişim mühendislerinin eli bu kentin sınırlarına değse acaba nasıl bir İzmir yaratılırdı.
Karşıyaka, Urla, Alsancak, Narlıdere, Balçova, Bornova böyle mi tasarlanırdı?
Sloganlardan öteye gitmeyen "marka şehir İzmir" nelere ihtiyaç duyardı?
Değişim istiyorsanız; değiştirebilmelisiniz.
Güzellikler bekliyorsanız; bir güzellik yaratmalısınız.
Daha doğrusu farklı olmak istiyorsanız; hazır değil yeniden tasarlanmış bir kıyafet almalısınız.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|