Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 13 Ekim 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Benimkisi de bir milli takım hikayesi

Galatasaray-Bordeaux maçını, bizim Ömer'in(Temelli) Dalyan Kulübü'nde seyrediyordum.
Salonda 20-25 kişi vardı, 4'ü pişti onuyordu.
5'te biri gibi yani.
Ya Galatasaraylı değillerdi ya da futbolla ilgili değillerdi.
Olabilir.
Maçı seyredenlerden biri, "maç oynanırken pişti oynanır mı?" dedi.
* * *
Macaristan maçında yine oradaydım, yine 20-25 kişi vardı, yine bir 4'lü, pişti oynuyordu.
Ama 2 kişi de bilardo oynuyordu, 2 kişi de tavla.
"Maç varken pişti oynanır mı?" diyen de 3 arkadaşıyla king oynuyordu.
Yani 12 kişi, yani salondakilerin yarısı gibi.
* * *
Ne milli takımın sistemleri, ne 11'leri, ne şusu, ne busu, o kadar önemli değil şu aşamada, teknik kadro ve futbolcular bunları aşarlar.
Önemli olan, milli takıma olan ilginin azalması.
Hadi diyelim ki oynanan futbol, teknik açıdan olması gibiydi ama seyretmesi zevkli değildi.
Öyle diyelim.
Moldova maçını da, bir grup arkadaşımla, Levent Tenis Kulübü'nde seyrettim.
İftar yeni bitmişti, masalarda 50-60 kişi vardı, sohbet ediyorlardı.
Sadece 10-15 kişi televizyonun önündeydi.
Kortların yanındaki salona geçtim, orada durum daha da feciydi, 10-15 kişinin yarısı korttaki veteranların maçını seyrediyordu.
Üstelik milli takım iyi de oynuyordu.
Televizyonun sesi bile kısıktı.
Milli maçın saatine, bir veteran double'ı konması bile başlı başına bir yazı konusu olurdu...
Ve de filanı falanı da vardı.
Ve de yazı konusu oldu.
* * *
Milli takıma ilgi azalmış, Ulusoy ve Terim, önce bunu halletmeli.
Mesela Lyon-Real Madrid maçı, 100 program arasında en tepede miymiş, en tepelerde miymiş...
Söyleyenin yalancısıyım.
Ulusal takımdaki polemikler sıkıyor artık, federasyon başkanı da ulusal takımın teknik ekibi de futbolcuları da daha ulusal davranmalı.
* * *
Terim destek istedi maç sonu kamuoyundan.
Haklı...
Gerçi seyirci, her iki tenis kulübünde de gol olduğu anlarda, kendine göre gerekli desteği verdi.
-Gol mü oldu!!!
-Kim attı!!!
-Hakan mı attı!!!
Evet destek veriyorlardı, bu kadar veriyorlardı ve destek vermeyende değildi, alamayandaydı sorun.
Ve...
Tabi bence.
* * *
Sıkılmışız, milli takımdaki kısır polemiklerden, o kısır "o ne dedi, bu ne dedi?"lerden.
İç hesaplaşmaya dönen gol sevinçlerinden, mesaj üstüne mesaj verilen basın toplantılarından sıkılmışız .
"Bizi destekleyenler" dendiğinde, onları desteklemeyenlerin de bulunduğu iması, en hafifinden ikiye bölüyor bizi.
Zaten Dört Büyükler dörde bölüyor ulusu, ulusal maçlarda, "Oradan niye şu yok, buradan niye bu var?" diye diye de paramparça oluyoruz.
Ve...
Belki ayıp etmişiz ama.
Sıkılmışız.

Rıdvan, ben ve 'O'

Moldova maçını seyrederken cep'im çaldı...
Arayan bizim Rıdvan(başka Rıdvan yok ki).
"5 dakika sonra gol geliyor" dedi ve kapattı.
Topumuz direkten döndüğünde 2 dakika ya olmuştu ya olmamıştı.
Bu kez ben aradım onu..
"Gol gibi vallahi" dedim "helal olsun sana".
"Gibi ama değil" dedi, "daha 2.40" var, bekle" (demek 20 saniye sürmüştü, cep'imden onu aramam)
Gol olduğunda saate baktım, 5 dakika olmuştu.
Ve...
Vallahi de billahi de.
* * *
Milano'da Fenerbahçe maçını seyrederken "5 dakika içinde Milan gol atar" demişti, 5 dakika sonra Milan gol atmıştı.
Kaka'nın golünün 3-4 pozisyon öncesinde de "Kaka gol atacak" demişti.
Ve...
Yine vallahi de yine billahi de.
Milano'yla, o maçla, Rıdvan'la ve O'nla bağlayalım.
Devre arasında O'nu (benimkini) aradım.
-Rıdvan "ilk devre çok sıkıcıydı" diyor.
-Sıkıcı olan maç değil, sensin, söyle Rıdvan'a ikinci devreyi sensiz seyretsin, bayılacak maça.
Ve...
Yine vallahi yine billahi.

BİLGİN'DEN
"Alman iyi okuldur, alt yapın sağlamdır senin (benim)" dedi yolda karşılaştığımızda.
Alman Lisesi'nde okurken, "tesadüfen kazandı imtihanı ve tesadüfen girdi" diyenlerden biri de oydu.
"Sen resimden anlarsın, 20.000 euro istiyorlar" dedi geçen gün bir arkadaşım.
Floransa'da güzel sanatlar okurken, "bu adam (ben) sanattan manattan anlamaz, nasıl girdi okula" diye vıdı vıdı yapanlardan biri de oydu.
Adamımı unutur muyum hiç?
Birisi "o (ben) hakiki bir basketbol uzmanıdır, futboldan anlamaz" diye yazmış.
O günlerde "basketboldan hiç anlamaz" diyenlerden biri de oydu. (CNN Türk'deki 200 küsürüncü Pivot'u yaparken)
* * *
Yarın, mesela sanat manat programı yaparsam, "futboldan müthiş anlardı" diyecekler.
Ve...
Bu işleri bir gün bırakacağım, sıkılacağım.
O gün "seviyeli, kılıklı, kültürlü, çaplı, kaliteli biriydi" diyecekler.
Bugün "seviyesiz, kılıksız, kültürsüz, çapsız, kalitesiz biriydi" diyenler.
Onları ben değil, bende olanlar kızdırıyor, bu hale getiriyor.
Ve...
Her şeye rağmen, iyi ki varlar.
Ve...
Damarlarımdaki, deli gibi akan kanda onlar varlar.


BİR SERİ İLAN
Pazarları TRT / Pazartesileri Lig TV / Pazartesi ve çarşambaları Radyo Spor / Cumaları Milliyet.
Başka şubem yoktur.

bilgingokberk@mail.com




SPOR
'Huzur istiyorum'
Her şey güzel olacak!
Petre indirimi
Sergen taş attı!
Gökdeniz öfkesi
Küfürde son tango bugün
Terbiyeli derbi!
Robinson alay konusu
Sarıyer lideri devirdi: 3-1
En mutlu aile
Türkiye Rallisi'ne yağmur darbesi
Haber turu...
Benimkisi de bir milli takım hikayesi
Kim istemedi Hakan'ı
Bitsin artık bu çile!
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Bilgin GÖKBERK
Benimkisi de bir milli takım hikayesi
Galatasaray-Bordeaux maçını, bizim Ömer'in(Te...
Ercan GÜVEN
Kim istemedi Hakan'ı
Dünkü gazeteleri gördünüz mü?.. Hemen her yaz...
Nilay YILMAZ
Bitsin artık bu çile!
Maçtan önce herkes gibi arkadaşımla biz de Ha...


© 2006 Milliyet